KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1054
- Karar No
- 2024/969
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
Karar Metni
1.591 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/1054 Esas
KARAR NO: 2024/969
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27.12.2022
KARAR TARİHİ: 19.11.2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Ticari davalara ilişkin getirilen zorunlu arabuluculuk yoluna 06.12.2022 tarihinde başvurulduğunu, ----- tarihli yapılan arabuluculuk görüşmesinde davalı şirket ile anlaşma sağlanamamış olduğunu, müvekkili şirketin davalı taraftan, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan alacağının tahsili için --------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, iş bu icra takibine davalı şirketin haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmiş ve bu sebeple icra takibinin durdurulmuş olduğunu, davalı tarafça yapılan itiraz haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,
söz konusu alacak müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarında sabit olmakla mahkemece yaptırılacak olan bilirkişi incelemesi ile müvekkili şirketin alacağının açıkça tespit edileceğini belirterek açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin tüm dava ve alacak hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili HMK m.109 kısmi dava olarak şimdilik 500 TL olan, ----- sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, takibe kötü niyetle itiraz eden davalı tarafın asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine,
müvekkili hakkının tazmininin imkansız hale gelmemesi için davalının varsa araçlarına, aksi takdirde taşınmazlarına ihtiyati haciz koyulmasına yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Yetki itirazlarının olduğunu, davacının, herhangi bir alacağı olmadığı halde müvekkiline karşı 874.451,32 TL cari alacak iddiasıyla -------- sayılı dosyasından ilamsız takip başlattığını, ilamsız takibe ilişkin dayanak belgenin müvekkiline tebliğ edilmediğini, haksız kazanç elde etmeye çalışan davacının kötü niyetli olduğunu, davacı yanca ilamsız takibe dayanak olarak gösterilen cari alacağın gerçeği yansıtmadığını, zira davalı tarafından müvekkiline teslim edilen ürünler ayıplı olduğundan bu konuda gerek mail gerek noter vasıtalı ihtarname yoluyla kendilerine bildirimde bulunulmuş olduğunu,
satıcı davacının borcunu süresinde ve doğru şekilde yerine getirmediğini, sorumlu olduğunu, müvekkili ile davalı arasındaki sözleşmeyi yerine getirmeyen, ayıplı ürün teslim eden tarafın davalı olduğunu, davalının müvekkili şirketin kendi işleyişinde meydana getirdiği zararların, davalının müvekkilinin müşterilerine karşı sözleşmeyi yerine getirememesi sebebiyle sebep olduğu zararların, bu itibarla müvekkili şirketin yaşadığı iş ve ticari itibar kaybı zararları hesaplandığında davalının müvekkili şirketi iflasın eşiğine getirebilecek derecede kusurlu olduğunu çok açık ve net bir biçimde gösterdiğini belirterek açıklanan nedenlerle;
haksız davanın reddi ile %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, cari hesap ekstresine dayalı alacak sebebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş,
hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış,---- İcra Dosyası -----üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş,---- tarafların ------- kayıtları celp edilmiş, ---tarihli bilirkişi heyet raporu alınmış, 22.09.2024 tarihli mali müşavir bilirkişiden ek rapor alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.İtirazın iptali istemine konu------------ sayılı takip dosyasının incelenmesinde.
08.11.2022 tarihinde başlatılan takibin alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı, borçlunun davalı olduğu; takibin 874.451,32-TL asıl alacak, 5.282,64-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 879.733,96-TL alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin borçluya 22.11.2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 23.11.2022 tarihli borca ve fer'ilerine yönelik itiraz dilekçeleri sundukları, dilekçenin davacı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, davanın 27.12.2022 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 879.733,96-TL alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi heyetinin 09.09.2024 tarihli raporunda özetle, ''Davalının ayıbı ihbar külfetini zamanında yerine getirmediği, davacının ağır kusurlu olduğuna dair dosyada yeterli delil olmadığı, davalı şirketin adresinde yapılan yerinde incelemede, davalı tarafından incelemeye sunulan üzerinde herhangi bir tanıtıcı etiket/bilgi bulunmayan takribi 1,0 kg kadar siyah renkli triko kol ucu bandlarda boya kırığı olduğu bu haliyle açık ayıplı olduğu,
ancak davalı şirket sahibinin inceleme başlamadan önceki konuşma esnasında davacının ürettiği triko bandları iplik kalitesinin uygun olmaması sebebiyle davacıya geri iade ettiklerini ve triko bandları kendilerinin imal ettiklerini beyan etmiş olması da dikkate alınarak incelenen bu triko bandların davacıya ait olmadığı, " yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 22.09.2024 tarihli ek raporunda özetle, "Davalı şirket tarafından davacı şirket adına düzenlenen iade faturalarının yerinde olmadığı dikkate alındığında, davacı şirketin ticari defter kayıtlarına itibar edilebileceği, buna göre;
davacı şirketin davalı şirketten 874.451,32 TL asıl alacaklı durumda bulunduğu" yönünde görüşünü bildirmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu, davacının davalı aleyhine ödenmeyen cari hesap alacağı için takip başlattığı, davalının davacı tarafından teslim edilen ürünlerin ayıplı olduğunu ve ayrıca geç teslim edildiğini iddia ettiği anlaşılmakla;Geç teslim iddiası yönünden yapılan değerlendirmede,
taraflar arasında teslim tarihini kararlaştırdıklarına ilişkin bir evrak sunulamış olup bu haliyle davalının geç teslim iddiasını ispat edemediği kanaatine varılmıştır.Davalının ayıp iddiasına yönelik yapılan değerlendirmede, davalı tarafça yapılan bir delil tespiti bulunmadığı ve bilirkişi incelemesine sunulan ürünlerin dava konusu ürünler olmadığı anlaşıldığından davalı tarafın ayıp iddiasını da ispat edemediği kanaatine varılmıştır.
Tarafların incelenen ticari defter kayıtlarının karşılaştırmalı olarak incelenmesi sonucunda, Davacı şirketin ticari defter kayıtları itibarıyla, davacı şirketin davalı şirketten 874.451,32 TL asıl alacaklı durumda bulunduğu, davalı şirketin konsolide edilmiş ticari defter kayıtları itibarıyla, davalı şirketin davacı şirketten 427.417,24 TL asıl alacaklı durumda bulunduğu görülmüştür.Mutabakatsızlığa sebep veren hususlar irdelendiğinde.
Davalı Kayıtlarında yer alan ve yukarıda listelenen 3 kalem mutabakatsızlığın, içerik açıklamalarından da görüleceği üzere, davacı şirkete ait, dava dışı farklı firmalara -----ilişkin kayıtlar oldukları ve sehven davacı carisine kaydedildikleri anlaşılmış olup, davalı şirket ticari defterlerinde yer alan işbu 3 adet mutabakatsızlık kaleminin yok hükmünde kabul edilmesi gerekeceği,Davalı Kayıtlarında yer alan, ancak davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı bulunmayan ve yukarıda listelenen 5 kalem mutabakatsızlığın konusu çek ödemeleri davalı şirketin ispat külfeti altında olup,
davalı şirketçe bu çeklerin davacı şirkete ciro/keşide edildiğine ilişkin dayanak belgeler davalı tarafça sunulmamış olduğundan değerlendirilmeye alınmamıştır.Yukarıda yer verilen işbu kayıt, Davalı ------ Hesabına kaydedilerek mükerrer kayıt yapılmış olup, Mükerrer olan bu kayıtlardan bir tanesinin yok hükmünde kabul edilmesi gerekmiştir.Davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı, ancak davacı şirketçe kabul edilmeyerek kayıtlara alınmayan 8 Adet davalı şirket iade faturalarının yukarıdaki açıklanan geç teslim ve ayıp iddiaları ispat edilemediğinden değerlendirmeye alınmamıştır.---------Nolu faturanın,
davacı şirketin ticari defterlerinde 113.004,83 TL, davalı şirket ticari defterlerinde 113.364,83 TL olarak kayıtlı olması sonucunda oluşan 360.-TL mutabakatsızlık kalemi yönünden, davacı şirketçe sunulan ilgili fatura örneğinde, faturanın kdv dahil 113.004,83 TL bedelle düzenlenmiş olması nedeniyle davacı şirket ticari defterlerindeki kayda itibar edilebileceği sonuc ve kanaatlerine varılmıştır.Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının davalıdan 874.451,32-TL cari hesap alacağı bulunduğu,
davacı vekili son celse temerrüt ihtarı bulunmadığını belirttiğinden davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılmış, Davanın kısmen kabulü ile. Davalının ---------- sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibe 874.451,32-TL asıl alacak üzerinden takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına, işlemiş faize yönelik itirazın iptali talebinin reddine, karar verilmiştir.İcra inkar tazminatı yönünden.
İİK’nın 67 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmünce; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı öngörülmüş bir yaptırımdır.
Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlarının bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir.
Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda değil ise, alacağın likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemez.Eldeki davada alacak likit olduğundan Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan 874.451,32-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Kötüniyet tazminatı yönünden.
İ.İ.K’nin 67/2. maddesinde itirazın iptali davasında alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olması halinde alacaklı aleyhine tazminata hükmedileceği hükme bağlamaktadır.
Anılan kanun hükmü uyarınca borçlu davalı lehine tazminata hükmedilebilmesi için davacı alacaklı tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapılması şarttır.Eldeki davada reddedilen işlemiş faiz talebi yönünden davacının kötü niyetli olduğu kabul edilemeyeceğinden davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1054, K. 2024/969, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama