KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1523
- Karar No
- 2024/1142
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekilleri
- —
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/12/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- —
Karar Metni
1.009 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı tarafın, müvekkili şirket adına bulunan ... ait olan, ... Şubeli, ... günlü ... Seri No lu çeki ... TL tutarlı çek Diyarbakır İcra Dairesi ...
E. sayılı dosya ile müvekkil aleyhine Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ile İcra Takibi başlatıldığını, ancak müvekkilinin davalı tarafa karşı böyle bir borcu olmadığı gibi bir alacak ilişkisinin de mevcut olmadığını, ayrıca bahse konu çekteki imza hiçbir şekilde müvekkiline ait olmadığını, haklı davanın kabulünü, bahse konu çekteki imzanın müvekkile ait olmadığının ve müvekkilin Diyarbakır İcra Dairesinin ...
E. sayılı dosyadaki borçtan sorumlu olmadığının tespitini, Diyarbakır İcra Dairesi ... esas sayılı dosyanın İcra Takibinin iptalini, yargılama gideri ve nispi vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacı tarafça ... Seri nolu ...
TL tutarlı çekteki imzaya ve taraflarınca işbu çeke dayalı başlatılan icra takibine konu borca ilişkin itirazları kabul etmediklerini, öncelikle davacı tarafın ticari davalarda dava şartı olarak arabuluculuk başvurusu yapılmadan işbu dava açıldığını, bu nedenle işbu davanın dava şartı yerine getirilmeden açılmış olmasından dolayı usulden reddi gerektiğini, davacı/borçlu taraf itiraz dilekçesinde takibe dayanak ... tarihli ... Seri nolu ...
TL tutarlı çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkililerine ait olmadığını ve çekleri ciro eden şirket ile kendileri arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığından bahisle borca ve çekler üzerindeki imzanın davacı şirkete ait olmadığına dayanarak imzaya itiraz edip takibin durdurulmasını talep ettiklerini, davacı/borçlu taraf dava dilekçesinde her ne kadar çekteki imzaların şirket yetkililerine ait olmadığını iddia etmişse de bu iddialar gerçeği yansıtmadığını, çekteki imzalar borçlu şirket yetkililerine ait olduğunu, öncelikle dava şartı yokluğundan davanın reddini, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini,
davacının itiraz ettiği kısım üzerinden %20 İcra-İnkâr tazminatına hüküm edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir
GEREKÇE
Dava, menfi tespit davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık noktasının, ... ait olan, ... Şubeli, ... günlü ... Seri No lu, ... TL tutarlı çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığının tespiti buradan varılacak sonuca göre davacının Diyarbakır İcra Dairesinde ...E numaralı dosyada ki borçtan sorumlu olmadığının tespitine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Diyarbakır İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde davalı banka tarafından davacı şirket aleyhine ... tarihli ... Seri No lu, ... TL tutarlı çeke dayalı olarak asıl alacaklar ve ferileri toplam 78.287,63 TL'nin tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu çekin incelenmesinde, keşidecisinin davacı olduğu, son hamilinin davalı banka olduğu, davaya konu edilen çekin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 780. maddesinde düzenlenen tüm yasal unsurlarını taşıdığı tespit edilmiştir.
Davacı, keşideci olarak yer aldığı çekteki imzaya ilişkin itirazda bulunmuştur. İmza inkarı herkese karşı ileri sürülebilen mutlak defi olmakla birlikte, menfi tespit davasında da ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6).
Mahkememizce imzası inkar edilen belgenin aslı dosya arasına kazandırılmış, davacı şirketin çekin tanzim tarihindeki şirket yetkilisi tespit edilerek imza örnekleri dosyaya kazandırılarak, birlikte incelenip değerlendirilmek üzere dosya bilirkişiye tevdi edilerek ... tarihinde rapor alınmıştır.
Alınan rapor içeriğine göre de imzaların tersim tarzı, İmza başlangıçları ve devamındaki el hareketlerinin yapılışı ve son hattın çekilişi, İşleklik, eğim ve baskı derecesi, şahsa ait itiyatlar, kaligrafik ve karakteristik diğer özellikler, yönlerinden farklılıklar bulunduğu müşahede edilmiş olup, tetkik konusu çekin ön yüzünde atılı olan keşideci imzasının, mevcut mukayese imzalarındaki farklılıklara atfen, ... elinden çıkmayıp, adı geçenin orijinal imzalarının model alınmak suretiyle takliden atılmış imza olduğu kanaatine varılmış olduğu anlaşılmıştır.
Rapor hüküm kurmaya elverişli, alanında uzman bilirkişi tarafından düzenlenmiş olmakla hükme esas alınmıştır.
Bu durumda, çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı, davalı tarafın aksini ispat edemediği, davacı şirket yetkilisinin bilgisi ve rızası dahilinde dava konusu çekin düzenlendiğine ilişkin bir iddiasının da bulunmadığı, çekteki imzanın davacı şirket temsilcisine ait olmadığının teknik raporla sabit olduğu ve davacının çekten olayı herhangi bir borcunun varlığını ispat külfetinin bu durumda davalı bankaya ait olduğu ve davalının ispat yükünü yerine getiremediği anlaşılmıştır. Dolayısı ile de davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1523, K. 2024/1142, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama