İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/342 K.2024/957

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2022/342Karar2024/957Tarih14 Kasım 2024Okuma11 dk · 2.176 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/342
Karar No
2024/957
Karar tarihi
14 Kasım 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.176 kelime·11 dk okuma·9 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2022/342 Esas

KARAR NO:2024/957

DAVA

Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 05/05/2022

KARAR TARİHİ: 14/11/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

08.03.2022 tarihinde ---- vasıtası ile müvekkili şirket, davalı-----şirketi sorumlusu ---- yangın söndürme tüpü ve sarf malzemeleri, için görüştüğünü, davalı şirket ----- müvekkili şirkete fiyat teklifi gönderdiği ve bu fiyat teklifi üzerinden müvekkili şirket ve davalı şirket ----- söz konusu malın 10(on) iş günü içerisinde teslimi yönünde anlaştıklarını, Davalı-------fatura keseceğini ve nakit veya çek olarak ödeme yapılması gerektiğini belirtmesi üzerine müvekkili şirketçe ----- çek numaralı çek düzenlenerek,

davalının teslim alması için ---- gönderildiğini, davalı------göndermediği dava konusu malın faturasını kestiği müvekkiline gönderdiği fakat müvekkilinin iade faturası düzenlediğini, davalı ------- çeki teslim aldıktan sonra malzemeleri ambar ile göndereceğini söylemiş olmasına rağmen, göndermediğini, daha sonra malların diğer davalı ---- sorumlusu ----- tarafından gönderileceğini belirtmiş olup -------- tarihinde malzemelerin göndereceğini beyan etmiş olmasına rağmen malların müvekkili şirkete ulaşmadığını, tüm bu hususlarla ilgili, yazışmaların ekran görüntülerinin dilekçe ekinde ibraz edildiğini,

müvekkili şirket davalıların beyanları ile zaman kaybettiği, işinin aksadığı üstelik malları almadığı halde müvekkiline çeki ya da bedelini göndermediklerini, davalılardan ------, gününden önce çeki düşük bir meblağ karşılığı ----- verdiklerini belirtmiş olup müvekkili şirkete geri göndermediklerini, ekte sundukları yazışmalardan da anlaşılacağı üzere davalıların her ne kadar çekin karşılığı olan miktarın ödemesini yapacaklarını belirtseler de böyle bir ödemenin gerçekleştirilmediğini, müvekkili, davalı------ihtamame gönderdiği fakat ödemenin gerçekleşmediğini, yine müvekkili şirket tarafından,

davalılardan -------- suç duyurusunda bunulduğunu, mahkemece celp edilmesini talep ettiklerini, söz konusu malların müvekkiline teslim edilmediğini, malların teslim edilmemesi nedeniyle müvekkilinin mağdur olduğu gibi aynı zamanda vermiş olduğu çekin vadesinin yaklaşmasından dolayı zor durumda kalabileceğini, anlaşmayla ilgili olarak tüm vecibelerin müvekkili şirketçe yerine getirildiği halde davalıların taraf edimlerini yerine getirmediğini, ayrıca müvekkili malların teslim edilmemesinden dolayı üçüncü kişilere vermiş olduğu taahhütleri de yerine getiremediğinden dolayı mağdur olduğu ve zarara uğradığını,

uğranılan işbu zararın her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile ayrıca talep edileceğini, davalıların, malların teslim edilmesine karşılık gelen çeklerin vadesinin gelmesi ve derhal haksız olarak icra kanalıyla tahsiline gidebileceğinden ötürü söz konusu çeklerin dava kesinleşinceye kadar ödenmemesi için çekler üzerinde teminatsız veya teminat ile ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve bahse konu çeklerin iptal edilmesini ve borçlu olunmadığının tespitini talep etme zaruretinin hâsıl olduğunu,

bu sebeple davalılar tarafından bahsedilen çekin icraya konulup takibe başlanması söz konusu olabileceğinden teminatlı veya teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararlı menfi tespit davası açılmasının zorunlu hale geldiğini, menfi tespit davaları bir miktar alacağın tahsili talebi olmadığından, ticari dava niteliğindeki menfi tespit davalarının açılabilmesi için arabulucuya başvuru zorunluluğu bulunmadığını, tüm bu nedenlerle; dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla;

davalarının kabulüne, borçlu olmadıklarının tespitine, dava konusu durum sebebiyle, müvekkilinin telafisi imkansız zararlara uğrayacağı oldukça açık olduğundan, ---------- tutarındaki müvekkili şirket çekinin icra takibine konulmasını önlemek amacıyla teminatlı veya teminatsız olarak icra takibine konulmaması ve ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı koyularak ödenmemesine ve bu konuda ilgili bankaya çek tarihi göz önüne alınarak ivedi bir şekilde müzekkere yazılmasını ve neticede dava konusu çekin iptaline, yargılama müddetince çek üzerine tedbiren ödeme yasağı konulmasına,

yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.

SAVUNMA

Davalı -------- vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça iptali talep edilen --------- bedelli çek, müvekkili şirket tarafından --------sözleşmesi kapsamında müvekkili şirketin müşterisi olan diğer davalı ------------ alacağı tevsik eden fatura ve alacak bildirim formu, ödeme araçları tevdi bordrosu, ön ödeme talimatı karşılığında temlik alındığını, ön ödeme talimatı gereği ilgili tutar müvekkili şirketin müşterisinin hesabına ödendiğini, ödemeye ilişkin dekontun dilekçe ekinde Sayın Mahkemenize sunulduğunu,

müvekkili şirketin dava konusu çeki bir hukuki ilişki kapsamında teslim aldığı dikkate alındığında müvekkilinin iyi niyetli olduğu konusunun duraksamasız olduğunu, müvekkili dava konusu çekin iktisabında mevzuatın öngördüğü bütün yükümlülüklere riayet ederek çeki iyi niyetle temlik aldığını, müvekkili şirket, müşterileri tarafından kendisine getirilen çekleri iktisap ederken ----- tarafından çıkarılan ----------uyarınca hareket etmekte olup müşterilerinden temlik aldığı çeklerin gerçek bir hukuki ilişkiye dayanıp dayanmadığının araştırmasını yaptığı ve öncelikle ilgili mevzuatta yer alan faturanın tarifi,

şekli ve nizamına ilişkin düzenlemeler de dikkate alınarak faturadaki bilgileri kontrol ettiği, -------------- Sisteminde bu faturaların mükerrer olmadığının kontrolünü sağladığı ve bu kapsamda geçerli bir hukuki ilişkiye dayandığı tevsik edilen çekleri kabul ettiğini, somut olayda da müvekkilin müşterisi olan diğer davalı -------davacı arasındaki ticari ilişkinin ------------tutarlı fatura ile tevsik edildiği ve bu kapsamda dava konusu çekin iktisap edilerek --------------finansman sağlandığını, dayanak faturanın, merkezi fatura kayıt sistemine kayıtlı olduğunu,

ayrıca mahkemenizce gerekli görülmesi halinde ilgili kurama müzekkere yazılarak faturanın iktisap anında kayıtlı olup olmadığının sorulmasını talep ettiklerini, müvekkili şirket ile diğer davalı ------------- işlemi gerçeklemeden önce müvekkili şirket çalışanı olan işlemi gerçekleştiren şubenin müşteri temsilcisi tarafından müşterinin tanınması ve istihbarat çalışması kapsamında dava dışı şirket işyerine müşteriyi tanımak amacıyla ziyaret gerçekleştirildiğini, buna ilişkin kayıtların müvekkili şirkette kullanılan sisteme yüklenmiş olup bir kısmının ekte sunulduğunu,

mahkemenizce gerekli görülmesi halinde müvekkili şirket kayıtları üzerinde inceleme yapılmasını talep ettiklerini, bunun yanı sıra müvekkili şirkette kullanılan veri tabanı sayesinde ----------entegre programlar sayesinde online olarak anında istihbarat yapılabildiği,

müşteri ile keşideci hakkındaki finansal veriler ve çek dolaşımı ile ilgili bilgilerin elde edilebildiğini, dava konusu çekle ile ilgili olarak da gerekli istihbarat çalışması online/yazılımsal olarak yapılmış olup buna ilişkin görsellerin ekte sunulduğunu, sayın mahkemenize sundukları tüm deliller ile açıkça ortada olduğunu ki müvekkili faktoring şirketinin gerek 6163 sayılı kanunda öngörülen gerekse de ---------üzerine yüklenen sorumluluğu azami dikkat ve özen ile yerine getirdiği,

tarafların arasındaki hukuki ilişkiyi dilekçe ekinde mübrez olan fatura ile belgelendirdiği ve yapmış olduğu istihbarat çalışması ile de çekin gerçek bir hukuki ilişkiye uyandığının tespitini yaptığını, bunların dışında müvekkili şirketin faktoring işlemini gerçekleştirmesi için aranan başkaca yasal bir zorunluluk da bulunmadığını, müvekkilinin çeki iktisap ederken kendisine yüklenen sorumluluk, çekin altındaki hukuki ilişkinin fiktif, hayali olmamasının temininden ileri geldiğini, 6163 sayılı kanunun 9/2 maddesi ve gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde;

faktoring şirketlerinin işlem yaparken kambiyo senetlerinin iktisabında kambiyo senedinin, mücerretlik ilkesine rağmen senedin bir mal veya hizmet satışından doğmuş veya doğacak alacaklara dayanması gerektiği ifade edilerek, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklara ilişkin kambiyo senetlerinin iktisabına cevaz verilmediğini,

anılan kanunun 9/2 maddesinin gerekçesinde açıkça “faktoring şirketlerince kambiyo senetlerine dayalı olsa bile bir mal veya hizmet satışından doğmuş veya doğacak alacakların satın alınabilmesi ve tahsilinin üstlenilmesi işleminin fiktif olmamasını teminen bahse konu işlemlerin fatura veya fatura yerine geçen belgelerle tevsik edilmesi gerekliliği hüküm altına alınmıştır.” ifadesine yer verilerek anılan düzenlemenin amacının vurgulandığını, dolayısıyla faktoring şirketinin sorumluluğunun kapsamı, iktisap edeceği kambiyo senedinin gerçek bir hukuki ilişkiye dayanıp dayanmadığını araştırmaktan ibaret olduğunu, somut olayda,

davacı ------ ile diğer davalı-------arasındaki ticari ilişkinin gerçek bir ticari ilişki olduğu ve bir mal satımından ileri geldiği, en önce davacının dilekçesindeki ikrarı ile sabit olduğunu, öyle ki davacı tarafın dilekçesinde yargılama konusu çekin davacı ile------- arasında kurulan yangın söndürme tüpü ve sarf malzemelerinin satımına ilişkin sözleşmeye binaen verildiğinin açıkça ifade edildiğini, yani somut olayda davacının yalnızca bedelsizlik defini ileri sürdüğü ortada olduğundan müvekkili şirketin çeki iktisap ederken çekin fatura ile tevsik edilen gerçek bir hukuki ilişkiye dayandığının su götürmez olduğunu, şu halde,

çeki yaptığı teyitler ile, tamamen iyi niyetle iktisap eden müvekkilinin huzurdaki davada çek bedelinin istirdadı ile sorumlu tutulamayacağının, müvekkilinin çeki doğuran hukuki ilişkideki edimlerin yerine getirilip getirilmediğinin tespitini yapmakla yükümlü olmadığını, somut olayda esasen müvekkili çeki alırken edimlerin yerine getirilip getirilmediğini bilmesine imkan da olmadığını, çünkü davacı ile diğer davalı ---- arasındaki akde göre, müvekkilinin çeki iktisap ettiği tarihte diğer davalı ------olmadığını, davacı tarafça dosyaya sunulan ve muhatabı----- yevmiye numaralı ihtarında;------ vasıtası ile müvekkil şirket,

tarafınız ile gönderdiğiniz ------ tarihli fiyat teklifi üzerinden anlaşmış olup, yangın tüplerinin 10 (on) iş günü içerisinde müvekkil şirkete gönderilmesi hususunda anlaşmış bulunmaktasınız” fadesi ile diğer davalı ---- borcunun son ifa tarihinin -----arihi olduğunun beyan ve ikrar edildiğini, dilekçe ekinde sunmuş oldukları ---------- yine ekte sunulan faktoring bedelinin ödendiğine dair dekont ile sabit olduğu üzere müvekkili şirketin dava konusu çekin iktisap tarihinin 14.03.2022 tarihi olduğunu, buradan bahisle henüz vadesinin gelmediği tarihte,

geçerli bir hukuki ilişkiye dayanan ve faturalar ile de ispat olunan çekin müvekkili tarafından alınmasında 6361 sayılı kanunun 9/2 maddesine aykırılık bulunmadığının sabit olduğunu, somut olayda davacının isteminin bedelsizlik define dayanmakta olup, şahsi defi niteliğinde olan bedelsizlik definin müvekkili şirkete karşı ileri sürülmesinin olanaksız olduğunu, senedin ön ve arka yüzü üzerindeki kayıtlar incelendiğinde anlaşılabilen def’iler, senet metninden anlaşılan mutlak def’iler olduğunu,

senet metninden anlaşılabilen def’iler senet üzerinde olması gereken kaydın olmaması veya olmaması gereken ve senedin geçerliliğini etkileyecek bir kaydın bulunması nedeniyle ortaya çıkabileceğini, şahsi defi ise taraflar arasındaki özel bir anlaşmadan, taraflar arasındaki temel borç ilişkisi dışındaki bir kaynaktan ve taraflar arasındaki temel borç ilişkisinden doğduğunu, huzura gelen davadaki çek incelendiğinde; görünüş itibariyle ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmadığı,

unsurlarında eksiklik olmadığı ve çekin üzerinde mutlak def’iye konu olacak herhangi bir kaydın bulunmadığının sabit olduğunu, keza dava dilekçesinde de bu hususa ilişkin hiçbir iddia ve delil dile getirilmemiş olup davacının çekte bedelsizlik iddiasına dayandığının çekişmesiz olduğunu, zira dava dilekçesinde davacının çeke karşılık diğer davalı -------- yaptığı sözleşme dahilinde malları teslim alamadığı için borçsuz olduğunun tespitinin talep edildiğini, kambiyo senedinde bedelsizliğe neden olan hallerin şahsi defi olarak ileri sürülebileceğinin malum olduğunu,

bu noktada somut olayda davacının bedelsizlik defini yalnızca diğer davalı ------ karşı ileri sürmesinin mümkün olduğunu, müvekkili şirket davacı ile diğer davalı --------- arasındaki akdi ilişkinin tarafı olmayıp üçüncü kişi konumunda olduğunu, dolayısıyla davacının bedelsizlik defini müvekkiline karşı ileri sürmesinin imkanı bulunmadığını, aksi halin kabulünün kıymetli evrakın kamu itimadına mazhar olma özelliğini ortadan kaldıracağını, tüm bunların yanı sıra davacı, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring,

Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’nun 9/3 maddesi gereğince düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ilerin muhatabı olmadığını, kanunun apaçık şekilde hüküm altına aldığı üzere işbu davada müvekkili faktoring şirketine karşı tarafların aralarındaki defilerin ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, bu kuralın yegane istisnasının faktöring şirketinin kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olması olduğunu,

somut uyuşmazlıkta müvekkili şirketin dava konusu çeki iyi niyetle ve hukuka uygun şekilde iktisap ettiğinin dosyaya sundukları tüm deliller ile ortada olduğunu, kaldı ki davacının da bu yönde bir iddiası olmayıp müvekkiline yöneltilmiş olan davanın reddi gerektiğini, somut uyuşmazlıkta bedelsizlik iddiasının ispat külfetinin davacının üzerinde olup davacının dosyada mübrez hiçbir delil ile iddiasını ispatlayamadığını, alacağın mücerret, soyut bir borç ikrarı niteliğinde olan kambiyo senedine bağlı olması nedeniyle, alacağın var olduğunun karine olarak kabul edildiğini, dolayısıyla alacaklının,

alacağın varlığının ispatlanmasına lüzum olmadığını, TMK m. 6’ya paralel olarak kambiyo senedinin bedelsiz olduğunu iddia eden borçlunun bu iddiasını ispatla yükümlü olacağını, kambiyo senedinin bedelsizliği iddiası ile açılan davada borçlunun hem kambiyo senedinin doğumuna neden olan temel borç ilişkisini, hem de senedin bedelsiz olduğunu ispat etmekle yükümlü olduğunu, senede karşı senetle ispat kuralı gereği dosyaya delil niteliğine haiz delil ibraz edemeyen davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddi gerektiğini,

davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu dikkate alındığında davacının bu aşamadan sonra delil ibrazına muvafakatleri olmadığını bildirdilerini, bu konuda dosyaya ibraz edilecek delilere karşı beyan haklarını saklı tuttuklarını, huzura gelen davada çek iptalinin şartlarının oluşmadığını, sayın mahkemeniz nezdinde yürütülen yargılamada, davacı her ne kadar dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında dava konusu ----------bedelli çekin iptalini talep etmişse de huzurdaki davada çek iptalinin şartlarının oluşmadığını, çekin iptal edilebilmesi için zayi olduğunun ispat edilmesi gerektiğini, davacının,

çekin ziyanına ilişkin anlatımı bulunmadığı gibi zaten zayi olmayan çek ile ilgili iptal talebinin yerinde olmadığını, bir diğer yandan davacının çekin ödenmemesine ilişkin talebinin de hukuki bir geçerliliği bulunmadığını, zira dava dilekçesinde çekin davacının rızası ile diğer davalı -------gönderildiğinin izah edildiğini, öte yandan malum olduğu üzere keşidecinin çekin iptalini isteme hakkı bulunmadığını, TTK md. 651 uyarınca çekin iptalini isteme yetkisinin lehdar ve hamile tanındığını, bu yönden davacının keşideci olduğu nazara alındığında, çekin iptaline yönelik isteminde hukuka uygunluğun bulunmadığının tartışmasız olduğunu,

tüm bu nedenlerle; haksız davanın öncelikle usulden aksi halde esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür. Diğer davalılara usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap sunmadıkları görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.Hakimler Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 25/11/2021 tarih ve 1232 sayılı kararı ile:

''1) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, 2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden, 3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142.

Maddesinde düzenlenenler hariç), 4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan, 5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan, 6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan, 7) 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan,

kaynaklanan ve Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere----Asliye Ticaret Mahkemesi bulunması nedeniyle ------------numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinin bakmasına '' karar verilmiş olup, dava konusu itibari ile temel hukuki ilişkinin dava konusu çekin faktorin sözleşmesi kapsamında usulüne uygun olarak temlik alınıp alınmadığı, menfi tespit davası kapsamında faktoring şirketine karşı bedelsizlik definin ileri sürülmesinin mümkün olup olmadığının tespitine ilişkin olduğu,

dava tarihi itibariyle dosyaya bakmakla yetkili ve görevli Mahkemelerin------- Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğundan dosyanın ----- Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememiz dosyasının kapatılarak-----Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmek üzere ---- Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine, 2-Kararın tebliğine yer olmadığına, 3-Sair hususların yetkili ve görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, davalı --------------yüzüne karşı kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/11/2024

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/342, K. 2024/957, 14 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No:2024/957
  5. Dava
  6. Dava Tarihi: 05/05/2022
  7. Karar Tarihi: 14/11/2024
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Dava
  10. Savunma
  11. Delillerin Değerlerlendirilmesi Ve Gerekçe
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/342
Karar No
2024/957
Tarih
14 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/345 K.2024/1655
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/346 K.2024/1184
  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/347 K.2024/903
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/347 K.2024/1652
  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/348 K.2024/638
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/348 K.2024/1653

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.