KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/491
- Karar No
- 2024/1077
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
Karar Metni
1.683 kelime·8 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/491 Esas
KARAR NO: 2024/1077
DAVA
Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/06/2022
KARAR TARİHİ: 12/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı ile davalının soğuk hava deposunda rafların montajı için 2021 Ağustos ayında anlaştığını, anlaşma gereği yol yemek konaklama vs. tüm masrafların davalı firmaya ait olduğunu, davacı ve elamanlarının ---- yerleştiklerini, davacının ----tarihinde montaj işine başladığını ve ----- tarihinde ise işin bittiğini, davacının davalı tarafa 230.198,24 TL bedelli fatura düzenlediğini, iş bu faturayı davalı tarafından iade edildiğini, davalının davacıya 60.000 TL ödeme yapıldığı,
davacının bakiye alacağının 170.198,24.TL olduğu arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını, teslim tarihi olan 10.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte 170.198,24 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Dava dilekçesinin ekleri ile davacının sunduğu delillerin taraflarına tebliğ edilmesinin gerektiği, davacı ile davalının şifahen anlaştıklarını ve davacının 50-60 gün içinde işi teslim edeceğini, davalının toplam 60.000.-TL ön ödeme yaptığını, davacının teklif edilen sürede raf montajını tamamlamadığı ve tam ve eksiksiz şekilde işin teslim edilmediğini, montaj işi için dava dışı firmalara toplamda 700.300,00.-TL ödeme yaptıklarını, buna rağmen davacının davalıya fatura düzenlediğini ancak davalının iş bu faturayı kabul etmeyerek noter kanalı ile iade ettiği, davalının davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını,
davacının işi zamanında teslim edememesi sebebiyle davalının müşteri kaybına ve ticari kayba uğradığını, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesi konu fatura alacağın tahsili talebine ilişkindir.Davacı, davalıya ait ---------- hava deposunda rafların montajı için 2021 Ağustos ayında anlaşma yapıldığını, sözleşmeye konu işin yapılıp teslim edildiğini ve 230.198,24-TL fatura düzenlenerek davalıya gönderildiğini, davalı tarafından 60.000,00-TL ödeme yapılığını, davalı ile yapılan görüşmelere rağmen bakiye kısım yönünden alacağının ödenmediğini, bakiye 170,198,24-TL yönünden alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacı tarafından dava konusu işin süresinde tamamlanmadığını, eksik ve ayıplı olduğunu, işi yarım bırakarak terk ettiğini, kalan işin tamamlanması için dava dışı üçüncü kişiler ile anlaşma yaptığını ve toplamda 700.300,00-TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, davalıya bakiye borcu olmadığını, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ----kayıtları ile davacının vergi kayıt bilgileri celp edilmiş, ---- davacının esnaf kaydı bilgileri celp edilmiş, ---- davacının gerçek kişi ticari işletme kaydı bilgileri celp edilmiş, ---- davalının sicil kayıtları celp edilmiş, taraf tanıkları dinlenilmiş,
---- Talimat sayılı dosyası ile ----tarihli bilirkişi raporu alınmış,---- tarihli bilirkişi heyeti raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.-----Talimat sayılı dosyası ile alınan bilirkişi tarafından düzenlenen 02.02.2024 tarihli raporunda özetle, "...Davalı şirketin sunduğu ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğu, defterlerin HMK.m.222'ye göre delil niteliğinde olup olmadığı hususunun sayın mahkemenizin takdirinde bulunduğu, davalının defter kayıtlarına göre , davacıya sipariş avansı olarak 60.000.-TL ödeme yaptığı ve davacıdan 60.000.-TL alacaklı olduğu,
davacının yaptığı İş karşılığı düzenlediği 16.09.2021 tarih ----- tutarlı faturanın , kabulü halinde bakiye ana para alacağının 170.198,24.- TL olduğu,fatura tarihinden, dava tarihine kadar süre için avans faiz tutarının 20.857,75.- TL toplam alacağının 191.496,33.-TL olduğu..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 25.06.2024 tarihli raporunda özetle, "...Davacı ve davalı tarafından ibraz edilen 2021,2022 yılına ilişkin ticari defterlerin; açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbiri doğruladığı,
ticari defterlerinin Kayıt nizamı bakımından uygun olduğu davacı ve davalı şirket lehine veya aleyhine delil kabiliyetleri Sayın Mahkemeniz takdirinde olduğu, Tarafların tacir olduğu ve taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, Tarafların ticari defterlerindeki kaydi farkın davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş olan ve davalının kabul etmeyip noter kanalı ile yasal süresi içinde iade ettiği 230.198,24.-TL tutarındaki fatura olduğu,
Dosya içerisindeki bilgi, belge ve tanık beyanlarına göre davacının yaklaşık 25 gün davalıya ait şantiyede çalıştığı, davalı tanıklarının beyanına itibar edilecek olması halinde davacının işin %30’unun tamamlandığı, Davalı tarafça 10.09.2021 tarihinde davacıya işin bıraktırıldığı, işin bıraktırılma sebebinin ne olduğunun dosya içeriğinden anlaşılamadığı, davalının işi başkasına tamamlatmak hususunda davacıya herhangi bir ihtarının/ ek süre vermenin söz konusu olmadığı, Yapılan işin ayıplı olup olmadığı/ ayıbın niteliği hususunda delil bulunmadığı,
işin niteliği gereği bir ayıp varsa dahi ayıbın açık ayıp niteliğinde olacağı, dosya içerisine sunulan yazışmalardan davalının davacının yaptığı işi örtülü olarak kabul ettiği, herhangi bir ayıp ihbarında bulunmadığı, Dosyada yapılacak işe ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmadığından işin bedelinin ne kadar olduğunun tespitinin yapılamadığı, şantiyede herhangi bir tespit yaptırılmadığı,
bu haliyle teknik olarak da işin yapılan kısmının ne olduğunun ve bedelinin ne olduğunun bu aşamada tespitinin mümkün olamayacağı, Sayın mahkemenizce davalı tanıkları-------, işin %30’unun önceki taşeron tarafından tamamlandığı beyanının kabul edilecek olması halinde, dava dışı bu kişilere %70 iş karşılığı ödenen 700.330,00-TL esas alınarak yapılan hesaplamaya göre davacının %30’luk iş karşılığı alacağının 300.141,43-TL olabileceği, ödenen 60.000,00-TL’nin düşülmesi ile 240.141,43-TL bakiye alacağının olabileceği, davacı tarafça işbu davada talep edilen alacak miktarı olan 170.198,24-TL’nin bu haliyle makul/ kabul edilebilir olduğu,
fatura tarihi olan 16.09.2021 tarihinden itibaren avans faizi talebinin yerinde olduğu..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Borç doğuran sözleşmelerden birisi olan “Eser sözleşmesi”, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde, “Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir” biçiminde tanımlanmıştır.
Eser sözleşmeleri iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesidir. Yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle yükümlüdür. Eser sözleşmelerinde “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsur vardır.
Bu sözleşmelerde yüklenici istenen özellikte eseri meydana getirmeyi, iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi üstlenmektedir.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlü olup, HMK’nın 190. maddesinin 1. fıkrasına göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğundan;
yüklenici, sözleşmeye uygun olarak eseri meydana getirip teslim ettiğini, iş sahibi de sözleşmede kararlaştırılan ve teslimle muaccel hâle gelen iş bedelini ödediğini kanıtlamak zorundadır.----------Taraflar arasında------- soğuk hava deposunda rafların montajı hususunda eser sözleşmesi kurulduğu hususu ihtilafsız olup taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından dava konusu raf montajı işinin ne kadarının (yüzde kaçının) yapıldığı ve davacı tarafından yapılan işler yönünden bakiye alacağının bulunup bulunmadığının tespiti noktasındadır.
Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; eser sözleşmesinde eserin eksiksiz ve ayıpsız olarak teslim edildiğinin ispat yükü yükleniciye ait olup somut olayda bu hususun davacı tarafça ispat edilmesi gerekmektedir.
Dosya kapsamında dinlenen davalı tanık beyanları, alınan bilirkişi raporu, dava dışı üçüncü kişilere yaptırılan işlere ilişkin faturalar ve tüm deliller dikkate alındığında davacının işi tamamlamadan terk ettiği, davalının işi kalan bölümünü dava dışı üçüncü kişilere yaptırdığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafın işin tamamını yaptığına ilişkin beyanlarına itibar edilmemiştir.
Tespit edilmesi gereken ikinci husus davacının dava konusu eserin ne kadarını yaptıktan sonra işi bıraktığı hususudur. Dosya kapsamında davacı tarafça yapılan işin miktarına ilişkin ne davacı tarafından sunulan ne de davalı tarafından sunulan yazılı bir delil, hak ediş, geçici kabul vb. belge ve delil bulunmamaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü bakımından davacı tarafça yapılan işin tespiti için tanık beyanları incelendiğinde davalı tanıkları tarafından işin %30'nun tamamlandığını, kalan %70'lik kısmın ise davalı tarafında üçüncü kişilere yaptırıldığı beyan edilmektedir. Davacı tanıkları işin tamamının yapıldığını beyan ettiği görülmüş yukarıda açıklandığı üzere bu beyanlara itibar edilmemiş, davalı tanık beyanları esas alınması gerektiğin kanaat getirilmiştir.
Davalı tanıkları kendileri açıkça işin %30'unun yapıldığını beyan ettiğinden aksi yöndeki davalı taraf itirazlarına (bu yapılan işin de eksik, ayıplı vb. olduğu) itibar edilmemiştir. Ayrıca dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu gereğince davacı tarafça yapılan kısımlar ayıplı olsa bile bu ayıplar açık ayıp niteliğinde olduğu, davalı tarafça buna ilişkin itiraz olmadan işin üçüncü kişilere tamamlatıldığı nazara alındığında eseri mevcut haliyle kabul ettiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki anlaşmaya göre davacı taraf yaptığı iş için 230.198,24-TL fatura düzenlendiği anlaşılmaktadır. Başka bir deyişle davacının yapacağı işin toplam bedeli 230.198,24-TL'dir.
Mahkememizce davacı tarafından işin %30'nun yapıldığı kabul edildiğinde davacının yapılan iş için (230.198,24 x 30/100 = ) 69.059,47-TL talepte bulunabileceği, davalı tarafından bu iş için 60.000,00-TL ödeme yapıldığı (ödeme davacının da kabulündedir) anlaşılmakla davacının bakiye alacağının (69.059,47-TL - 60.000,00-TL =) 9.059,47-TL olduğu, davacının fazlaya ilişkin talebinin yerinde olmadığı,
davalının dava tarihinden önce temerrüde düşürülmemesi sebebiyle dava tarihinden itibaren avans faizi talep edebileceği anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne, 9.059,47-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/491, K. 2024/1077, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama