KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
- Dosya no
- 2022/492
- Karar no
- 2024/2037
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/09/2020 (Dava) - 22/12/2021 (Karar
- Numarası
- 2020/464 Esas - 2021/1191 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
- Bam karar tarihi
- 26/12/2024
- Karar yazım tarihi
- 26/12/2024
Karar Metni
1.185 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/12/2021 tarih ve 2020/464 Esas - 2021/1191 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı bankanın .../... Şubesi ile dava dışı ... San Tic. Ltd. Şti. arasında 23.05.2014 tarih ve 1.000.000.-TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye dayanılarak dava dışı şirkete krediler kullandırıldığını, davalının sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, kredilerin zamanında ödenmemesi üzerine ihtarname keşide edildiğini, ihtar sonrası alacağın tahsili için İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2019/11444 E. sayılı dosyasında takibe başlandığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dosyaya konu olan borcun İzmir 1. ATM 2018/1187 E. sayılı konkordato dosyasında alacak olarak davacı banka tarafından bildirildiğini ve mahkemece tasdik edilen konkordato projesine uygun olarak ödemelerinin yapıldığını, davacı bankanın aynı alacağı ikinci kez mükerrer olarak tahsil etmek istediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; "...davacının, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa istinaden davalı ... ve dava dışı ... Ltd Şti ve ... Ltd.
Şti. aleyhinde İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2019/11444 esas sayılı dosyasında takip başlattığı, ödeme emrinin davalı ...'e 24/07/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu ile dava dışı borçlu şirketler vekilinin 04/08/2020 tarihinde tüm borçlular yönünden borca ve ferilerine itiraz ettiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, davacının, davacı bankanın İzmir/Hatay şubesi ile dava dışı borçlu ... Ltd.
Şti. arasında 23/05/2014 tarihli 1.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi bulunduğu, dava dışı şirkete kredi kullandırıldığı, davalının da bu sözleşmeye müşterek ve müteselsil kefil olmak suretiyle sorumluluk altına girdiği, dava dışı borçlu ile davalı kefilin borcunu zamanında ödememesi üzerine hesapların kat edildiği, ihtar gönderildiği,
ancak ihtara rağmen ödeme yapılmaması sebebiyle takibe girişildiği ve davalının haksız olarak takibe itiraz ettiği gerekçesiyle iş bu dava ile itirazın iptali talebinde bulunduğu ve yasal süresi içerisinde işbu davayı ikame ettiği, öncelikle davalı tarafından yapılan borca itirazın süresinde olup olmadığı yönünden yapılan değerlendirmede 30/07/2020-03/08/2020 tarihleri arasındaki sürenin 2020 yılı Kurban Bayramı tatili olduğu,
2004 sayılı İİK'nın 19. maddesine göre davalının yedi günlük yasal itiraz süresinin son gününün 31/07/2020 tarihine denk gelmesi nedeniyle resmi tatil tarihinden sonraki ilk iş gününün mesai sonuna kadar uzayacağı, bu nedenle itirazın süresinde olduğu, davaya konu takibin asıl borçlusunun dava dışı ... Ltd. Şti. ve takip dayanağı sözleşmenin ise 24/04/2017 tarihli genel kredi sözleşmesi olduğu, davacı bankanın dava dışı ... Ltd.
Şti'nin borcuna istinaden bu şirket ile kefilleri olan davalı ve dava dışı ... Ltd. Şti. aleyhinde takip yaptığı halde iş bu davada asıl borçlunun ... Ltd. Şti. ve davalının da bu şirketin müteselsil kefili olduğu ve genel kredi sözleşmeleri nedeniyle sorumlu olduğunu iddia ettiği, her ne kadar davacı 09/07/2021 tarihli dilekçesiyle bu durumun maddi hata olduğunu ileri sürmüş ve ... Ltd.
Şti'nin borcu sebebiyle davalının sorumluluğunun değerlendirilmesini talep etmişse de dava dilekçesi ekinde asıl borçlusu dava dışı ... Ltd.
Şti. olan ve bu şirket ile imzalanan ve davalının da müteselsil kefil olduğu 30/03/2012 ve 23/05/2014 tarihli genel kredi sözleşmeleri ile bu sözleşmelere ilişkin kat ihtarnamelerinin sunulduğu dikkate alındığında bu hususun maddi hata olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığı, basit yargılamaya tâbi olan somut uyuşmazlıkta 6100 sayılı HMK'nın 141/2 ve 319. maddeleri uyarınca ıslah ve davalının açık muvafakatı saklı kalmak kaydıyla davanın açılmasıyla birlikte davacı yönünden iddianın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağının başladığı,
bu nedenle davacının ıslah ve karşı tarafın açık muvafakatı olmaksızın iddiasını değiştiremeyeceği ve genişletemeyeceği, davacının bu yollara da müracaat etmediği, itirazın iptali davalarının takibe sıkı sıkıya bağlı olduğu, hal böyle iken iş bu davada iddianın ileri sürülüş biçimine göre dava dışı ... Ltd. Şti. davaya konu takipte asıl borçlu olmadığına göre ... Ltd.
Şti'nin kefili olan davalının da dava dilekçesi ekinde sunulan genel kredi sözleşmesi kefaletinden ötürü sorumlu olduğundan söz edilemeyeceği..." gerekçesiyle davanın REDDİNE karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili banka müşterisi ... San. Tic. Ltd.
Şti.'ne kredi kullandırıldığını, davalının da bu kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi tutarının zamanında ödenmemesi üzerine firmanın hesaplarının ihtarname çekilerek katedildiğini, hesap kat ihtarına rağmen ödeme olmamasına üzerine 16/08/2019 tarihinde dava dışı firmanın ve davalı kefil adına İzmir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2019/11444 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bu arada firmanın 15/10/2018 tarihinde İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2018/1187 Esas sayılı dosyasında konkordato isteminde bulunduğunu, 22/10/2018 tarihinde geçici mühlet,
17/01/2019 tarihinden itibaren de 1 yıllık kesin mühlet kararı verildiğini, 16/01/2020 tarihli kararı ile firma hakkındaki konkordato kararının tasdik edildiğini, davalı-kefil ...'ün borca itiraz etmesi nedeniyle yerel mahkemede iş bu itirazın iptali davasının açıldığını, dava dilekçesine sehven kredili firma ... Ltd. Şti. Yazılacakken ... Ltd. Şti.
Olarak yazıldığını, itirazın iptali davalarının gerçekten icra takibine sıkı sıkıya bağlı davalar olduğunu, ancak dava dilekçesinde zaten icra dosya numarasının doğru yazıldığını, bilirkişi incelemesinin de doğru icra dosyası ve doğru kredi evrakları üzerinden yapıldığını, sadece davalının kefil olduğu firma adının yanlış yazıldığını, sadece davada taraf olmayan kredini firmanın adının yanlış yazılması nedeniyle davanın reddinin haksız ve usul ekonomisine aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
İtirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır. Davacı dava dilekçesi ile İzmir 4. İcra Dairesinin 2019/11444 esas nolu dosyasında başlatığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş ancak dava dilekçesinin ekine bu takibe ilişkin evraklar yerine, davalının yine müteselsil kefil olduğu başka bir genel kredi sözleşmesine ait evrakları sunduğu anlaşılmıştır. Bu hususun da maddi hata olduğunu 09/07/2021 tarihli dilekçesiyle belirtmiştir.
Kaldı ki alınan bilirkişi raporu borcun varlığına ilişkin hesaplama yaparken icra takibinde yer alan evraklar üzerinden gerekli hesaplamayı yapabilmiştir. Bu durumda mahkemece işin esasına dair bir karar vermek yerine yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bu konudaki davacı istinaf başvurusu haklı görülmüştür.
Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/492, K. 2024/2037, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama