KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/995
- Karar No
- 2025/307
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2025
Karar Metni
1.012 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/995 Esas
KARAR NO: 2025/307
DAVA
Menfi Tespit (Alım Satım)
DAVA TARİHİ : 09/12/2022
KARAR TARİHİ: 22/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı -------sayılı dosyası ile cari hesap ekstresine dayalı 6.138,02-TL asıl alacak tutarında icra takibi başlatıldığını, davacı müvekkili firmanın ------ adresine gönderilen ödeme emrine zamanında itiraz edilemediği için takibin kesinleştiğini, müvekkili firma ile davalı firmadan --------- ------ zemin kaplaması işlerini yapmak üzere malzeme temini yapıldığını, davalının önce gönderdiği ------ malzeme ile devamı niteliğinde göndermiş olduğu aynı kodlu malzemenin uygulaması yapıldığında arada renk uyumsuzluğu olduğunun görüldüğünü, davalı firma ile durumun görüşüldüğünü, malzemenin düzeltileceği sözü verildiğini, ancak düzeltilemediğini,
taraflar aralarında malzemenin, müvekkili tarafından başka yerden temini ve maliyetin davalı tarafından karşılanacağı konusunda anlaşmaya varıldığını ve malzemenin, ---- temin edildiğini, müvekkili firmanın bu anlaşma kapsamında ---- tutarında fatura düzenlediğini, bu anlaşmaya rağmen davalı firmanın ----- tarihli cari hesap dökümünde müvekkilinin borcunun 6.136,02.-TL olarak listelediğini, müvekkili firmanın cari hesap dökümünde ise borç görülmediğini aradaki farkın nedeni davalı firmanın, ----- tutarında faturayı kayıtlarına işlememiş olduğunu,
faturaların e-arşiv faturası olarak kesilmekte olup davalının bu faturayı görmeme ihtimali olmadığını, davalı firmanın, ----- tutarındaki iade faturasına gerekli yasal sürede itiraz etmediğini, geri göndermediğini ve mail olarak da bir bildirimde bulunmadığını, durumun müvekkili firmanın ----- mail adresinden davalı firmanın ----------- bildirildiğini belirterek açıklanan nedenlerle; icra takibinin durdurulması için mahkemenin tensiple beraber, uygun göreceği teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesine,
taleplerinin kabulü ile davalıya borcunun olmadığının tespitini, %20 den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı tarafın, müvekkili şirketten mal alımı yaptığını, davacı tarafın satın almış olduğu malların bedelini ödemediğini, bunun üzerine davalı aleyhine taraflarınca ---------- icra dosyasından örnek 7 ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra dosyasından gönderilen ödeme emrinden sonra müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, itiraz da edilmediğini, ancak daha sonrasında mahkeme huzurunda kötü niyetli olarak işbu dava açılarak alacaklarının ödenmesi geciktirilmeye çalışıldığını, işbu nedenle davalının açmış olduğu haksız ve kötü niyetli işbu davanın reddi gerektiğini, davacının,
müvekkili şirketten satın almış olduğu mallar nedeniyle takip tarih itibariyle müvekkili şirkete 6.138,02 TL borcu olduğunu, dava konusu olayda uygulanması gereken faiz türü: ticari avans faizi olduğunu belirterek açıklanan nedenlerle; davanın reddi ile icra takibin kaldığı yerden devamına, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılara tahmiline, karar verilmesini talep etm,ştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, cari hesap dökümüne dayalı olarak başlatılan icra takibinden sonra açılan borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin menfi tespit davasıdır.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış,------ üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş,
davalı tarafın defterlerinin talimat yoluyla incelendiği 26.07.2023 tarihli tarihli bilirkişi raporu alınmış, ve dava sonuçlandırılmıştır.Talimat ile alınan bilirkişi tarafından düzenlenen 26.07.2023 tarihli raporunda özetle, " incelenen davalı defterlerine göre, taraflar arasında 2021 yılında ticari emtia alım satımından kaynaklı cari hesabın bulunduğu, 31.12.2021 tarihi itibariyle, davacının davalıya 6.138,01-TL faturaya dayalı cari hesap borcunun bulunduğu, davacı tarafın 26.01.2022 tarihinde düzenlediği KDV dahil 5.999,12-TL tutarlı e arşiv faturanın davalı kayıtlarında yer almadığı,
söz konusu iade faturasının davalıya tebliği ile iadeye konu emtianın kullanımı ve teslimi hususlarının ispata muhtaç olduğu" yönünde görüşlerini bildirmiştir.Bilirkişi tarafından düzenlenen 07.08.2024 tarihli raporunda özetle, "Davacı şirketin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, usul ve yasaya uygun olduğu, kendi leh ve aleyhlerine delil olma özelliği taşıdığı, talimat yoluyla alınan bilirkişi raporunda davalının ---- kayıtlarının e-defter olarak tutulduğu, e defter beratlarının usulüne uygun olduğunun belirtildiği,
davacının iade faturasını ----- tarihinde tanzim ettiği, faturanın altında iadeye konu faturanın numarasının ------- olarak belirtildiği, davalının tanzim ettiği faturanın tarihinin ----- olmasına nazaran davacının tanzim ettiği iade faturası arasında 63 gün bulunduğu, dosya kapsamında alıcının herhangi bir ayıp ihbarına rastlanılmadığı, hal böyle olunca davacının ihtirâzi kayıtsız malı kabul etmiş sayıldığı kanaatine varıldığı, e-Fatura uygulamasına kayıtlı olmayan mükelleflere e-Arşiv uygulaması kapsamında düzenlenen faturanın kağıt ortamında teslim edilmesi esastır.
Somut olayda e-Arşiv uygulaması kapsamında davacı tarafından tanzim edilen iade faturasının davalıya teslim edildiğine ilişkin bir belgeye rastlanılmadığı, hal böyle olunca söz konusu iade faturasının davalıya teslim edilmemiş olduğu kanaatine varıldığı, talimat yoluyla alınan bilirkişi raporunda davacı tarafından tanzim edilen iade faturasının davalı defterlerinde kayıtlı olmadığının anlaşıldığı, hal böyle olunca, takdiri mahkemeye ait olmak üzere, HMK madde 190 uyarınca ispat yükünün davacı yanda olacağı, davacının takibinde işlemiş faiz talebi bulunmadığı, davacının asıl alacağının 6.138,01 TL olduğu,
asıl alacağına takip tarihinden itibaren talebinin cinsine bağlı olarak faiz yürütülmesini isteyebileceği," yönünde görüşlerini bildirmiştir.Bilirkişi tarafından düzenlenen 07.01.2025 tarihli ek raporunda özetle, "Kök rapordaki tespit ve görüşlerin cari olduğu" yönünde görüşlerini bildirmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı tarafından davalıya satılan ürünlerin ayıplı olup olmadığı, ayıplı olması nedeniyle davacı tarafından bu ürünlerin başkasından alınması konusunda davalı ile aralarında anlaşma bulunup bulunmadığı,
bu kapsamda davacının----- Esas sayılı dosyasında davalıya borçlu olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.İncelenen taraf defterlerine göre davacı tarafından davalı aleyhine kesilen iade faturasının davalı defterlerinde bulunmadığı gibi, bu faturanın davalıya tebliğ edildiğine ilişkin belge de sunulmamıştır.
Davacı her ne kadar ürünler ayıplı olduğu için davalı ile anlaşarak ürünleri 3. bir firmadan aldıklarını bu yüzden 3. firmaya ödedikleri bedel için de iade faturası kestiklerini beyan etmiş ise de, davalı ile bu şekilde bir anlaşma yapıldığına dair bir delil de sunulmamıştır. Açıklanan nedenlerle davalı tarafın iddialarını ispat edemediği kanaatine varılarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/995, K. 2025/307, 22 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama