KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/394
- Karar No
- 2024/723
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2024
Karar Metni
1.295 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/394 Esas
KARAR NO:2024/723
DAVA
İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/05/2023
KARAR TARİHİ: 10/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı yan ile müvekkilinin yıllardır süre gelen ticari ilişki içerisinde olduğunu, davalının müvekkiline cari/açık hesaptan kaynaklı mevcut borcunun tahsili için davalıya ----- Yevmiye Numaralı İhtarnamesi ile ihtarnamesinin keşide edilmiş olduğunu, davalının ihtarnameye müspet bir cevap vermemesi üzerine davalı aleyhine ------ icra takibi başlatıldığını, davalı yanın icra takibine haksız ve hukuksuz bir şekilde itiraz etmiş ve takibin durmuş olduğunu, işbu davayı açmadan önce TTK Madde 5/A gereği arabuluculuk kurumuna başvurulmuşsa da anlaşmama şeklinde tutanak tutulmuş olduğunu, açıklanan nedenlerle;
fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, -------- sayılı takip dosyasındaki itirazın iptaline, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının ve yargılama giderleri, ihtarname masrafı ile ücreti vekaletin ticari faiz ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Dava dilekçesinde, davacı olarak ---- ismi belirtildiğini, ancak söz konusu davaya konu alacak, ticari alım satımdan kaynaklı fatura alacağı ve taraflar arasındaki faturaların------adına kesilmiş olduğunu, iş bu sebeple davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddinin gerekmekte olduğunu, taraflar arasında ticari alım-satımdan kaynaklı bir iş ilişkisi olduğunu, müvekkili şirket, davacı taraftan -----işlem açıklamalı ürün temin ettiğini, müvekkili şirketin almış olduğu bu ürünleri ------ nolu fatura ile satışını yaptığını,
ancak ürünlerin hatalı çıkması sebebi ile söz konusu ürünler-------nolu fatura ile müvekkili şirkete iade edilmiş olduğunu, bunun üzerine hatalı olan ürünlerin, müvekkili şirket tarafından, davacı ----- nolu fatura ile iadesi yapıldığını, ancak davacı bu iadeyi kabul etmemiş, müvekkili şirket ----tarihinde ----nolu yansıtma faturası kesmiş olup davalı şirket iş bu faturayı da kabul etmediğini,---------- nolu nakliye faturasının da ekte sunulmakta olduğunu, müvekkili şirket davacıdan almış olduğu ürünlerin hatalı olması sebebiyle kendi müşterisine satış yapamadığını, zarara girdiğini,
ancak davacı satışını yapmış olduğu ürünlerin zararını karşılamadığını, davacı haksız olmasına karşın bir de hatalı ürünlerin bedelini talep etmek adına, müvekkili şirkete ihtarname gönderdiğini, icra takibi başlatmış olduğunu, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmayıp davacı iade faturalarını kabul etmediği için, kendisi ile defalarca ürünlerin iadesi ile alakalı konuşulmuş olmasına karşın, alacak talebinde bulunmakta olup iş bu davada yapılacak yargılama neticesinde davacının müvekkilinden alacaklı olmadığının açığa çıkacağını belirterek,
öncelikle usulden davanın reddine,------ takip dosyasındaki itirazın iptali talebinin reddine, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının ve yargılama giderleri, ihtarname masrafı taleplerinin reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, cari hesaba dayalı alacak sebebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ----- Dosyası---- üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, ---- davalının ---- celp edimiş, ---- davacının esnaf kaydı bilgileri celp edilmiş,-----davacının gerçek kişi ticari işletme kaydı bilgileri celp edilmiş,
24.07.2024 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.İtirazın iptali istemine konu, ------ takip dosyasının incelenmesinde.
04.01.2023 tarihinde başlatılan takibin alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı, borçlunun davalı olduğu; takibin 46.024,00-TL cari/açık hesaptan kaynaklı alacak, 374,68-TL ihtarname masrafı, 392,46-TL ihtarname tarihi itibariyle işlemiş faiz olmak üzere toplam 46.791,14-TL alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin borçluya 09.01.2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 05.01.2023 tarihli borca ve fer'ilerine yönelik itiraz dilekçeleri sundukları, dilekçenin davacı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı,
davanın 30.05.2023 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 46.792,00-TL alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 24.07.2024 tarihli raporunda özetle, "Davacı Firmanın 46.024.- TL asıl alacak, 392,46 TL işlemiş faiz ve 374,68 TL ihtarname masrafı olmak üzere Toplam 46.791,147 TL alacak talebi üzerinden harçlandırmak suretiyle, itirazın iptali istemli olarak davalı şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu itirazın iptali davasında; davacı firmanın davalı şirketten, takip/dava tarihi itibarıyla 46.024,72 TL asıl alacağı bulunduğu, dolayısıyla davanın dayandığı takipte davacı firmaca talep olunan 46.024,00 TL asıl alacak talebinde bir isabetsizlik bulunmadığı,
davacı firmanın takip öncesi temerrüt koşullarının oluştuğu tespit olunan asıl alacağına ilişkin talep edebileceği işlemiş faizin 327,21 TL olabileceği hesaplanmış olup, davacı firmanın talepleri arasında yer alan 374,68 TL ihtarname masrafı talebinin değerlendirme ve takdirinin mahkemeye ait olabileceği" yönünde görüşlerini bildirmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlığın davacının cari hesaptan kaynaklı davalıdan alacaklı olup olmadığı, davacı tarafından davalıya teslim edilen ürünlerin ayıplı olup olmadığı,
cari hesaptan kaynaklı davalı aleyhine başlattığı ------ sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminatı ve kötü niyetli takip tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Davalı taraf bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile,
müvekkili şirket tarafından hatalı olan ürünlere ilişkin kesilen, davacı ----- nolu fatura davalı kabul etmediği için ekstrede yer almadığını, müvekkili şirketin-------- nolu yansıtma faturası kesmiş olduğunu, davacı şirketin iş bu faturayı da kabul etmemiş olduğunu, davacının, müvekkilden cari alacağa istinaden alacaklı gözükmesi söz konusu iade faturasını kabul etmemesinde kaynaklı olduğunu beyan etmiş ise de, davacı defterlerinde yansıtma faturasının yer aldığı, yansıtma faturasının kaydına rağmen davacının takipteki asıl alacak miktarınca davalıdan alacaklı olduğu, davalının bu iddialarının doğru olmadığı,
tarafların ticari defter ve kayıtlarında her hangi bir mutabakatsızlık bulunmadığı anlaşıldığından davanın asıl alacak yönünden tamamen işlemiş faiz yönünden kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.İcra inkar tazminatı yönünden. İİK’nın 67 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmünce; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir.
Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı öngörülmüş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlarının bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir.
Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda değil ise, alacağın likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemez.Eldeki dosyada alacak likit olduğundan davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan 46.024,00-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/394, K. 2024/723, 10 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama