KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/468
- Karar No
- 2023/981
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2023
Karar Metni
934 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/468 ESAS
KARAR NO:2023/981
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 30.06.2023
KARAR TARİHİ: 06.12.2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalının -------- sayılı dosyasına dilekçe sunarak ödeme emrine, borca, tüm ferilerine, faize ve faiz oranına itiraz ettiğini, bu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, takibin devamı gerektiğini, davanın, ------ dolayı sigorta şirketinin sigortalısına yönelttiği rücuen tazminat istemine ilişkin olduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin her iki tarafın da tacir olması ve taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanması nedeniyle, aynı zamanda Sigorta Hukuku TTK'da düzenlendiğinden ve TTK'da düzenlenen hususlar ticari iş niteliğinde olduğundan işbu davada Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu,
müvekkili şirketin alacağına kavuşamama ihtimaline binaen, alacak tutarınında yüksek olması da dikkete alınarak ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, Arabuluculuk faaliyetine rağmen davalı tarafla anlaşılma sağlanamadığını, davalı ----- ile müvekkili şirket arasında ------akdedildiğini, sigortalı aracın, ----- tarihinde alkollü sigortalı araç sürücüsü ----- sevk ve idaresinde iken, maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazasına sebebiyet verildiğini, vuku bulan trafik kazası neticesinde zarar gören üçüncü kişilerin tazminatları trafik sigortası poliçesi ile müvekkili sigorta şirketi tarafından karşılandığını, müvekkili şirketin,
davalı sigortalıya rücu hakkının bulunduğunu, davalı borçlu hakkında başlatılan icra takibinin hukuka uygun olduğunu, tüm bu nedenler ve Mahkemece re'sen nazara alınacak ve yargılama sırasında ortaya çıkacak nedenlerle, davalının menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini, Mahkeme aksi kanaatte ise ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ---- Esas sayılı dosyasına vaki itirazın 27.000,00-TL
alacak açısından iptali ile takibin 06.09.2022 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte devamını, davalının en az %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 18.10.2023 tarihli beyan dilekçesi ile Mahkememiz dosyası ile -------osyasında davanın ikame edilmesine sebep olan kazanın aynı olduğunu, söz konusu kaza nedeniyle yapılan ödemelerin rücusuna ilişkin huzurdaki dava ve -----dosyanın birleştirilmesinde hukuki yararın mevcut olduğunu, İşbu dava ile ------- sayılı dosyasında derdest olan dava arasında bağlantı bulunduğunu, HMK. m. 166/2 gereğince iki davanın birleştirilmesine ve dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, meydana gelen trafik kazasında müvekkiline ait araçta sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunu iddia etse de bu hususu kabul etmediklerini, müvekkiline ait araç sürücüsünün bu hususta son derece hassasiyet göstererek hızını mevcut hava koşullarına göre ayarladığını ancak olumsuz hava koşullarından ötürü müvekkiline ait aracın sürücüsünün tüm önlemleri almasına rağmen öngörülemeyen nedenlerden dolayı kazaya karıştığını,
kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin maliki olduğu araç sürücüsünün hiçbir kusuru olmamasına karşın yapılan inceleme ile varılan sonucun gerçeğe ve hakikate uygun olmadığını, çıkan kararda müvekkiline %100 gibi fahiş bir kusur oranı yüklendiğini, yapılan incelemenin olaya ilişkin olmadığını ve olay yeri evrakından faydalanılmayıp Karayolları Trafik Kanunu’nun genel-geçer kurallarına göre karar verildiğini, haksız tutulan tutanak ve hukuka aykırı yapılan inceleme sonucu müvekkilinin maliki olduğu araç sürücüsüne %100 oranında kusur izafe edildiğini, bu sebeple kaza tespit oranında belirtilen kusur oranını kabul etmediklerini,
kusur oranının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılmasını, davacı tarafın meydana gelen trafik kazasının müvekkiline ait araç sürücüsünün yasal sınırları üzerinde alkollü olmasının reflekslerini ve sürme yeteneğini etkilemesi sonucu meydana geldiğini, kazanın münhasıran alkollü araç kullanımından kaynaklandığını iddia etmişse de bu hususta bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini,
eldeki davada yasal sınırın 0.21 promilken müvekkilinin maliki olduğu araç sürücüsünün yasal sınırın çok az üstünde 0.22 promil alkollü olması nedeniyle bu alkol oranının sürücünün araç sürme yeteneğini etkileyebilecek nitelikte olmadığının aşikar olduğunu, davacı tarafın kazanın salt olarak alkolden kaynaklandığını iddia etse de bu iddiayı destekler hiçbir bilimsel verinin dosyada mevcut olmadığını, bilirkişi incelemesi yapıldığında somut olaydaki alkol oranının kazaya sebebiyet vermediğinin de görüleceğini, işbu davada müvekkiline ikame edilen rücuen tazminatın yasal şartlarının oluşmadığı gözetilerek,
davanın esastan reddine karar verilmesini, Yukarıda açıklanan ve mahkemece re'sen gözetilecek nedenlerden dolayı; yasal şartları oluşmayan davanın esastan reddini, yargılama harç ve giderlerinin, vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE
Dava; trafik kazası nedeniyle üçüncü kişilere ödenen bedelin, kusurlu olduğu iddia edilen sigortalıdan tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali davasıdır.Davacı vekili; davalı ------ müvekkili şirket arasında ----- bulunduğunu, sigortalı aracın 06.07.2022 tarihinde alkollü araç sürücüsü ----------- sevk ve idaresinde iken, maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazasına sebebiyet verildiğini, vuku bulan trafik kazası neticesinde zarar gören üçüncü kişilerin tazminatlarının trafik sigortası poliçesi kapsamında müvekkili tarafından karşılandığını, bu ödemenin davalıdan tahsili için takip başlattıklarını beyan ederek,
takibe yapılan itirazın iptalini istemiş; davalı vekili ise; olumsuz hava koşullarından ötürü müvekkiline ait aracın sürücüsünün tüm önlemleri almasına rağmen öngörülemeyen nedenlerden dolayı kazaya karıştığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin maliki olduğu araç sürücüsünün hiçbir kusuru olmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.Davacı vekili 18.10.2023 tarihli beyan dilekçesi ile mahkememiz dosyası ile ------- Sayılı dosyasındaki davanın ikame edilmesine sebep olan kazanın aynı olduğunu beyan ederek dosyaların birleştirilmesini talep etmiştir.------- dosyasının yapılan incelemesinde;
dosyanın davacısının dosyamız davacısı, davalısının dosyamız davalısı, davanın itirazın iptali davası olduğu, itirazın iptaline konu----- sayılı dosyasında; alacağın, dosyamızın da konusu olan trafik kazasından ötürü üçüncü kişilere yapılan tazminat ödemelerine dayandığı anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamına göre; dosyamız ile ----- sayılı dosyası arasında fiili ve hukuki irtibat olduğu anlaşılmakla, dosyamızın ------ sayılı dosyası ile HMK'nun 166/1 maddesi uyarınca birleştirilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/468, K. 2023/981, 6 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama