KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/557
- Karar No
- 2024/482
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2024
Karar Metni
1.076 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/557 ESAS
KARAR NO 2024/482
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03.08.2023
KARAR TARİHİ: 21.05.2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişkinin olduğunu, davalının davacıya borcunun olduğunu, davacının davalı adına fatura düzenlediği, işbu faturaların davalı şirkete tebliğ edildiğini, işbu faturalara davalının yasal süresi içinde itiraz etmediğini, davacı şirketin davalı (borçlu) şirketten olan alacağının tahsili için -------tarihinde takip başlattığını, 23.06.2023 tarihinde davalı şirketin itirazı sonucu takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı şirketin (Borçlunun) haksız ve yersiz olarak yaptığı itirazın iptalini ve takibin devamını,
davalı şirketin (borçlunun) %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesini, Mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ile davacı şirket arasında ticari mal alım satımı yapıldığının doğru olduğu ancak davalı şirketin davacı şirkette herhangi bir borcunun bulunmadığını, davalıya gönderilen faturaya ilişkin herhangi bir mal tesliminin yapılmadığını, taraflar arasındaki mesajlarda davacı şirket yetkilisinin davalıya herhangi borcunun bulunmadığını ikrar ettiğini, taraflar arasında ----- tarihindeki mesajlarda davalının davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığı;
cari hesaptaki açığın ise davalı şirketin, davacı şirket hesabına 288.418,48-TL göndermesi ve bu paranın müvekkile elden iade edilmesi ile kapatılacağı kararlaştırıldığını, davacı şirketin reddedilen tutarın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE; Dava; cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67. vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir. Davacı vekili; davalıya gönderilen faturalara itiraz edilmemesine rağmen borcun ödenmediğini, cari hesap alacağı için icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini beyan ederek, itirazın iptalini dava ve talep etmiş; davalı vekili ise; taraflar arasında ticari ilişki bulunmakla birlikte, ödenmemiş borçlarının bulunmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ----- esas sayılı icra dosyası---- üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş, ----celp edilmiş, ----tarafların ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış,
bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Taraflar arasında mal alım-satımına dayalı ticari ilişki bulunduğu hususunun ihtilafsız olduğu, ihtilafın; davacının kısmen ya da tamamen mal/hizmet teslimi yapıp yapmadığı, davalının kısmen veya tamamen ödeme yapıp yapmadığı, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle alacağı bulunup bulunmadığı, bu kapsamda itirazın iptali ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
TTK'nın 83-85.maddeleri ile HMK 222.maddesi uyarınca tarafların 2020-2021-2022-2023 yılına ilişkin tüm yasal ticari defterleri üzerinde mahkememizce resen seçilecek bir mali müşavir bilirkişi eşliğinde inceleme yapılmasına karar verilmiştir.Bilirkişinin 04/04/2024 tarihli raporunda özetle; "...Davacı ve davalı tarafından ibraz edilen 2020-2021-2022-2023 yılına ilişkin ticari defterlerin; açılış ve kapanıştasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, ticari defterlerinin kayıt nizamı bakımından uygun olduğu,
takip konusu cari hesabı oluşturan tüm faturalar ve ödemeler tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, iş bu faturalara davalının itiraz etmediği, iş bu faturaların Form BA/BS ile ilgili vergi dairesine bildiriminin yapıldığı ve taraflara ait 2022 dönemlerine ait BA-BS bildirimlerinin uyumlu olduğu, tarafların ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan kaydi olarak 288.418,48 TL alacaklı olduğu..." şeklinde kanaat bildirdiği görülmüştür.Kural olarak,
bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır.
Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Faturanın delil olarak kullanılabilmesi için taraflar arasında sözleşmenin bulunması gerekir. Fatura sözleşmenin ifası yönelik belge hükmündedir. Sözleşmenin kurulmasına yönelik fatura ispat kulfeti açısından sonuç dogurmaz. Taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat kulfeti davacı taraftadır.
Davacı sözleşmenin bulduğunu ve faturaya konu malın davalıya teslim edildiğini ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında sözleşme iliskisi yoksa fatura ispat külfeti açısından sonuç dogurmaz. Ayrıca faturanın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği davacı tarafca ispatlanması gerekir.
Mahkememizce davacının ticari defter ve kayıtları ile tarafların BA-BS formları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda, davacı ve davalı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı tarafça talep edilen cari hesap alacağına konu faturaların hem davacı hem davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, tarafların BA ve BS formları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde, dosyaya konu alacağın davacı ve davalı tarafından Vergi Dairesine bildirildiği,
defter ve belge incelemesine göre de alacağın hem davacı defterlerinde hem davalı defterlerinde mevcut olduğu anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının, davalı ile arasındaki ticari ilişkiyi ve alacağını yöntemince ispat ettiği, tarafların defter kayıtları ile BA-BS formalarının uyumlu olması karşısında, davalının sadece sunduğu yazışmaların borcu ödediğini ispata elverişli olmadığı, davalı tarafça dosyaya konu borcun sona erdiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve delilin sunulmadığı anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır. ---------Dosyaya konu alacağın cari hesap ilişkisi/faturaya dayanması sebebiyle alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, hükmedilen asıl alacak miktarı --------- üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/557, K. 2024/482, 21 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama