KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/621
- Karar No
- 2024/873
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
Karar Metni
1.196 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/621 Esas
KARAR NO: 2024/873
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 04/09/2023
KARAR TARİHİ: 17/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı, ----- kayden elektrik enerjisi kullanmakta olup, müvekkili şirket kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde, davacının görevli tedarik şirketine karşı ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeni ile--- tarihinde kullanım yerinin ------
sayılı tutanakla ----- sayılı mühürle elektrik enerjisinin kesildiği, 15.03.2018 tarihinde
“dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir
sebep halleri dışında; yükümlülüklerini yerine getirmeden dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin izni
dışında açılarak” kullanıldığı tespit edilerek davalı aleyhine -----tutanağı düzenlendiği ve sayaçtan elektriğin kesildiği tespit edildiğini, son olarak ise davalının, İşbu 21.005,06-TL tutarındaki faturanın tahsili maksadıyla müvekkili şirket, davalı aleyhine işbu huzurdaki davanın konusu -----sayısına kayden ilamsız icra takibi başlattığını, davalı, işbu icra takibine yönelik 26.10.2020 tarihinde itiraz etmiş olup itiraz dilekçesi taraflarına tebliğ edilmediğini, işbu haksız ve kötü niyetli itirazın bertaraf edilmesi maksadıyla huzurdaki itirazın
iptali davası ikame edildiğini beyanla davanın kabul edilerek davalı tarafça İstanbul Anadolu 10. İcra Dairesi’nin 2018/12084 Esas sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötüniyetli itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, takibe itirazın haksız ve kötüniyetli olması sebebiyle İİK 67/2. maddesi uyarınca hükmolunan bedelin %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama gideri ve ücret-i vekâletin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap sunmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, kaçak elektrik alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.Davacı, davalının perakende elektrik satış sözleşmesi bulunmaksızın elektrik enerjisi kullandığını, davalı hakkında kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini, kaçak elektrik alacağının tahsili için icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı,
usulüne uygun davetiyeye rağmen cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmakla, HMK 128. maddesi gereğince, davacının, dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmaktadır.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış,----- üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş,
davacı ve dava dışı ---- dava konusu bilgi ve belgeler celp edilmiş, -----davalının sicil kayıtları dosya arasına alınmış, 26.03.2024 tarihli bilirkişi raporu ve 13.09.2024 tarihli bilirkişi ek raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 26.03.2024 tarihli raporunda özetle, "...Dava konusu 15.03.2018 tarihli kaçak tespit tutanağı kesilen elektriğin açılarak kullanılması tespitine dayandırılmasına ve elektriğin kesildiği önceki tarih 24.11.2017
olarak esas alınmış olmasına rağmen, 24.11.2017 tarihli tutanakta elektriğin kesilmediğine dair not düşülmüş olması ve bu tarihten başlayan bir abonelik sözleşmesi olduğunun anlaşılması sebebiyle 15.03.2018 tarihli tutanağın kaçak elektrik kullanımı tespiti olarak kabul edilemeyeceği, Cevap dilekçesi sunmayan ancak ilgili adreste tutanak tarihinde faaliyette olduğu
anlaşılan davalının tesisat üzerinde tüketilen elektrik enerjisinden ve normal tarifeden
tahakkuk ettirilecek fatura bedelinden sorumlu olduğu, Yönünde görüş ve kanaate varılmıştır. 24.11.2017- 15.03.2018 tarihleri arasında sayaç endeks değerleri üzerinden bulunan
tüketime normal tarifeden yapılan tahakkuk hesabı ile fatura bedeli 10.0391,29.-TL
olarak hesaplanmış, 26.04.2018 takip tarihi itibariyle borç tutarı 10.628,33.-TL olarak
hesaplanmıştır..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 13.09.2024 tarihli ek raporunda özetle, "...Kök rapora itiraz dilekçesinde, dava konusu kaçak elektrik kullanımı tespitlerinin
düzenlendiği adreste daha önce de kaçak tespiti yapıldığının beyan edildiği 03.08.2017 ve
05.09.2017 tarihlerine ilişkin tutanaklar dosyaya sunulmamışsa da yeni sunulan iki fotoğrafta sayaca ve mührüne müdahale edildiğinin anlaşılması sebebiyle, bu fotoğrafların ilgili kaçak tespit tutanaklarına ait olduğunun kabulü halinde sayaca müdahale edilerek elektrik tüketimi yapıldığının kabul edilmesi gerektiği, bunun da
Yönetmeliğin 26.1.(c) maddesinde tanımlandığı şekliyle kaçak elektrik kullanımı olarak
nitelendirilmesi gerektiği, Cevap dilekçesi sunmayan ancak ilgili adreste tutanak tarihinde faaliyette olduğu, anlaşılan davalının tesisat üzerinde tüketilen elektrik enerjisinden ve normal tarifeden tahakkuk ettirilecek fatura bedelinden sorumlu olduğu, yönünde görüş ve kanaate varılmıştır. 24.11.2017- 15.03.2018 tarihleri arasında sayaç endeks değerleri üzerinden bulunan
tüketime normal tarifenin 2 katı üzerinden tespit tarihindeki birim fiyatlarla yapılan tahakkuk hesabı ile 15.03.2018 son ödeme tarihli fatura bedeli 20.853,85.-TL olarak hesaplanmış, takip talebindeki 21.154,35.-TL’nin 26.04.2018 takip tarihi itibariyle alacak miktarı olduğu yönünde sonuca varılmıştır..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Belirtmek gerekir ki; eldeki dava dosyası alanında uzman bilirkişiye tevdi edilerek kök ve ek rapor alınmış, alınan kök ve ek rapor taraflara usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmiş, davalı tarafından süresi içerisinde bilirkişi kök ve ek raporuna itirazda bulunulmadığı anlaşılmıştır.
HMK 281 maddesinde; "Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler." denilmektedir. Aynı kanunun 94/3 maddesinde; " Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar." denilmektedir.Davalı tarafın13/09/2024 tarihli bilirkişi raporuna süresinde herhangi bir itirazda bulunmadığı anlaşılmakla HMK 94/3 maddesi gereği bilirkişi raporuna itiraz hakkının ortadan kalktığının kabulü gerekir.
Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından sunulan belgeler dikkate alındığında bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın usulüne uygun olduğu, davacı tarafça sunulan fotoğraflar ve ek rapor dikkate alındığında dava konusu kaçak elektrik yönünden sayaca müdahale edilerek elektrik tüketimi yapıldığı,
bu hususun ilgili yönetmeliğin 26.1.(c) maddesinde tanımlandığı şekliyle kaçak elektrik kullanımı olarak nitelendirilmesi gerektiği, cevap dilekçesi sunmayan ancak ilgili adreste tutanak tarihinde faaliyette olduğu anlaşılan davalının tesisat üzerinde tüketilen elektrik enerjisinden ve normal tarifeden tahakkuk ettirilecek fatura bedelinden sorumlu olduğu, yapılan hesaplamalar dikkate alındığında davacı tarafça talep edilen fatura ve faiz miktarının yerinde olduğu anlaşılmış, davanın kabulüne, davalının ------- esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile,
20.853,85-TL asıl alacak, 253,05-TL işlemiş faiz, 45,34-TL KDV ve takip talebinde belirtilen cins ve oran üzerinden işleyecek faizi üzerinden takibin devamına karar verilmiştir.
İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır.----- Yukarıda açıklanan gerekçelerle dosyaya konu alacağın yargılamayı gerektirmesi sebebiyle alacağın likit olmadığı anlaşıldığından, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/621, K. 2024/873, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama