KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/644
- Karar No
- 2025/921
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2025
Karar Metni
1.710 kelime·9 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/644
KARAR NO : 2025/921
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 20/11/2020
KARAR TARİHİ : 11/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
Müvekkil şirket nezdinde ------ no'lu 23.12.2018-23.12.2019 vadeli Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ----- plakalı aracın 30.10.2019 tarihinde davalı ----- ait --- plakalı aracın sebebiyet verdiği trafik kazası neticesinde hasarlandığını, yaptırılan Hasar Ekspertiz incelemesi sonucunda aracın tamiri ekonomik bulunmadığından aracın perte çıkarıldığını, Ekspertiz raporunda aracın rayiç bedelinin 220.000,00 TL olarak belirlendiğini ve hurda bedeli olan 145.885,00 TL mahsup edilerek sigortalıya 23.12.2019 tarihinde bakiye 74.115,00 TL ödendiğini,
hasarın ödenmesi ile mukavele şartlarına ve Ticaret Kanununun 1472.maddesi hükmüne göre şirket sigortalısının yerine kaim olduğunu ve sigortalının zarara sebebiyet verenler aleyhine mevcut her türlü hakların şirketlerine intikal ettiğini, söz konusu kazada sürücü ------ kusurlu olması nedeniyle davalı ---- plakalı aracın sürücüsü ---- aracın maliki olduğundan, ---- söz konusu aracın trafik sigortacısı sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, davalıların ---- İcra Müdürlüğü'nün -----. sayılı dosyasına yapmış olduğu itiraz sebebiyle takip durduğundan bu davanın açıldığını, davalıların takibe, borca,
faize ve ferilerine vaki itirazının iptaline, icranın devamı ile asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalıla--- ve ----- vekili cevap dilekçesinde; ----. Tarafından müvekkilleri ---- maliki olduğu ve diğer müvekkilleri--- kullanmış olduğu ------ plakalı aracın uğramış olduğu kaza neticesinde uğramış oldukları zarara ilişkin ---- İcra Müdürlüğü -------.
Sayılı icra dosyası yoluyla ödeme emri gönderildiğini, işbu ödeme emrine ilişkin taraflarınca ortada ödenmesini gerektirecek herhangi bir hukuki sebep olmaması nedeniyle itiraz edildiğini, sonrasında karşı tarafça hukuki mesnetten yoksun işbu davanın karşı tarafça açıldığını, söz konusu davaya ilişkin kazada tartışmaya açık olmayacak şekilde karşı taraf tamamen 8/8 kusurlu olduğunu, davaya konu kaza sonrasında kusur raporu ile karşı tarafın haksız olması üzerine araçlarına ait değer kaybının karşı taraftan tahsil edildiğini, bu süreç sonrasında karşı tarafça tamamen kötü niyetli olarak işbu davanın açıldığını,
söz konusu kusur raporunun lehlerine çıktığını, davaya konu borcun doğabilmesi ve tarafımızın borçlu olarak belirtilebilmesi için öncelikle kusurlarının tespit edilmesinin gerektiğini, açıkça kusurlarının olmamasına rağmen karşı tarafça bu aşamalar atlanarak icra takibinin başlatılmasının tamamen kötü niyetli ve müvekkillerine zarar vermeye yönelik bir hareket olduğunu, bu sebeplerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddine, davacı aleyhinde alacak miktarının %20'sinden az olamayacak şekilde kötüniyet tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ----- vekili ise cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalıların malik, sürücü ve sigortalısı olduğu ---- plakalı araç ile sigortalı ------ plakalı araca verilen zarara istinaden ödenen 55.586,00 TL"nin ve işlemiş faizinin davalılardan rücuen tahsiline istemi ile -----.
İcra Müdürlüğünün ------ esas sayılı dosyasında davalılar aleyhine başlatılan icra takibinde vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Dosyanın safahatı incelendiğinde davanın ilk olarak -----Asliye Hukuk Mahkemesinin ---- esas sırasına kaydının yapıldığı, mahkemece yapılan yargılama neticesinde 11.01.2022 tarih ------ Karar sayılı ilam ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği,
kararın davacı vekili ile davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine ----- Bölge Adliye Mahkemesi ----- Hukuk Dairesinin 08/09/2022 tarih ----- esas ve ------ karar sayılı ilamı ile görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu gerekçesi ile kaldırıldığı, akabinde mahkemenin ----- esas sırasına kaydının yapıldığı ve mahkemenin 30/09/2022 tarih ----- karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek mahkememize gönderildiği ve mahkememizde ------ esas sırasını aldığı görülmüştür.
-----. Asliye Hukuk Mahkemesince;
-----.İcra Dairesi'nden ---- Esas sayılı icra dosyaları istenilmiş, alacaklı ---. tarafından borçlular ------aleyhine 55.586,00 TL asıl alacak bedelinin işlemiş faiziyle birlikte 56.380,96 TL bedelli ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlunun yasal süre içerisinde borca itiraz ettiği, icra dairesince takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.----- yazılan müzekkereye verilen cevap incelendiğinde; hasar dosyasının bir suretinin sunulduğu görülmüştür.
Dosya üzerinde yaptırılan inceleme sonucunda ----Bilirkişi Av. ------- tarafından düzenlenen 28/06/2021 tarihli raporlarında; meydana gelen trafik kazasında --- plakalı araç sürücüsü --- %75 oranında asli kusurlu olduğunu, ---- plakalı araç sürücüsü ----- %25 oranında tali kusurlu olduğunu, araçta meydana gelen hasar tutarının kaza tarihi itibariyle 74.115,00 TL olduğunu, araçta meydana gelen gerçek zararın kaza tarihi itibariyle 74.115,00 TL olduğunu (davacının talebinin 55.586,00 TL olduğunu), heyet tarafından belirlenen kusur oranına göre; davalıların oluşan zararın 74.115,00 TL x %25 kusur = 18.528,75 TL'sinden müteselsilen sorumlu olduklarını, hesaplanan bu miktarın, davalı-------. yönünden ZMSS limitleri dahilinde kaldığını belirtmişlerdir.
Görevsizlik kararından sonra mahkememizce;
Tarafların Asliye Hukuk Mahkemesince alınan kusur raporuna itirazları nedeniyle kusur raporu düzenlenmesi için dosya ----- ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilmiş olup, ------ ATK Trafik İhtisas Dairesinin 26/04/2024 tarihli raporu ile kazada davalılardan --- %75 oranında dava dışı ------%25 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir.
Bu kez Asliye Hukuk Mahkemesince alınan rapor ile mahkememizce alınan rapor arasında çelişki bulunduğundan ------- İlçe Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılarak kaza mahalline ilişkin fotoğraflar dosya arasına getirtilmiş ve raporlar arasındaki çelişkin giderilmesi için ----- üçlü heyetten kusur raporu alınmış, bilirkişi heyetinin düzenlediği 19/09/2025 tarihli heyet raporu ile dava dışı sürücü ---- %75 oranında davalı sürücü ------ %25 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir.
İtirazın iptali davaları 2004 sayılı kanunda düzenlenilmiş olup iş bu kanunun 62. Maddesi gereğince kendisine ödeme emri tebliğ edilen borçlu var ise itirazına ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde yazılı veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. Aynı kanunun 66.maddesi gereğince süresinde yapılan itiraz takibi durdurur ve alacaklının aynı kanunun 67.maddesi gereğince itirazın kendisine tebliğ tarihinden itibaren bir sene içerisinde dava açması gerekir.
Somut olayda ----. İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı dosyası ile davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine başlatılan icra takibinde ödeme emrinin davalılara tebliğinden itibaren yasal süresi içerisinde itirazda bulunulduğu ve takibin durdurulduğu, huzurdaki davanın da yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Haksız fiil, Borçlar Kanunu’nun 49. maddesinde düzenlenmiş olup “ Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” denilmektedir.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları ; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Borçlar Kanunun 50. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacı yani zarar gördüğünü ispat eden davacıdadır.
Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.-----Kanun koyucu, 2918 sayılı KTK’nun 91. maddesiyle de;
işletenin Aynı Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir.(T.C.YARGITAY ----.Hukuk Dairesi ESAS NO: -----KARAR NO: ---)
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hakimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de------
Somut olayda davacı şirket nezdinde sigortalı ---- plakalı araca davalı ---- maliki olduğu ----- tarafından sevk ve idare edilen davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı -----plakalı aracın çarpması neticesinde oluşan zararın rayiç bedelinin dava dışı sigortalıya davacı tarafından ödendiği, kazanın oluşumunda davalı sürücü ------- kusurunun etkili olması nedeniyle halefiyet ilkesi gereğince huzurdaki davanın ikame edildiği,
davalı tarafça iddiaların kabul edilmediği anlaşılmış, uyuşmazlığın çözümlenebilmesi teknik incelemeyi gerektirdiğinden dosya bilirkişiye tevdi edilmiş meydana gelen kazada davacı sigortalısı araç sürücüsünün %75 oranında asli kusurlu olduğu, davalı araç sürücüsünün %25 oranında tali kusurlu olduğunun, araçta oluşan gerçek zararın 74.115,00 TL olduğunun değerlendirildiği anlaşılmış, yapılan değerlendirmeler bilimsel verileri içermesi,
denetime elverişli olması nedeniyle hükme esas alınarak davalı araç sürücüsünün kusuru oranında davalıların sorumlulukları bulunduğu hususları gözetilerek davanın kısmen kabulüne, alacağın varlığı yargılama gerektirdiğinden koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/644, K. 2025/921, 11 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama