KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/774
- Karar No
- 2024/997
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2024
Karar Metni
1.469 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/774 Esas
KARAR NO:2024/997
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 31/10/2023
KARAR TARİHİ: 26/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketçe, davalı borçlu şirkete yapılan ticari satım karşılığında 1 adet fatura kesildiğini, davalı şirketçe söz konusu faturaya ilişkin ödemenin tamamının yapılmadığını, bu nedenle taraflarınca ------ sayılı dosyasından davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, davalının, dosya alacaklısına borcu olmadığını iddia ederek icra takibine itiraz etmediğini, arabuluculuk görüşmesinde de anlaşma sağlanamamış olduğunu, davalı şirket her ne kadar borcu olmadığını iddia etmişse de müvekkili şirketin ticari defterleri, fatura ve banka kayıtları üzerinde yapılacak inceleme neticesinde haklılıklarının ortaya çıkacağını, fatura,
tarafların ticari defterleri ve ticari ilişkileri incelendiğinde, müvekkilinin davalıya ürün/hizmet verdiğinin, davalının söz konusu faturalara itiraz etmediğinin, faturaları kabul ettiğinin ve müvekkiline borçlu olduğunun anlaşılacağını, davalının icra takibine itirazı haksız ve icra takibini sürüncemeye bırakmak üzere kötü niyetli ve likit bir alacağa ilişkin olduğunu, davalı borçlunun konu alacağın mevcudiyetini yahut miktarını bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırılık teşkil eder nitelikte olduğunu ileri sürerek,
davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, %20'dan az olmamak üzere icra-inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, muhakeme masrafları ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirket ile davacı şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında, tarafların aralarında yaptıkları görüşme ve mail yazışmaları sonrasında fatura konusu ürünlerin satış bedeli şifahen ve E-Mail yoluyla müvekkili şirkete bildirildiğini ve anlaşma konusu Kauçuk Hamuru ürününün müvekkili şirkete gönderildiğini ve akabinde de davacı şirketçe dava konusu faturanın düzenlenerek müvekkili şirkete gönderilmiş olduğunu, müvekkili şirketin, faturadaki birim fiyatın taraflar arasındaki görüşmelere ve kabul edilen bedele aykırı olduğunu fark etmiş ve bu durumu davacı şirkete bildirmiş,
bu görüşmelerden sonra da müvekkili şirketin fatura bedelinin büyük kısmını anlaşmaya uygun olarak davacı şirkete ödediğini, anlaşma harici kalan ve dava konusu yapılan bedele ilişkin olarak, müvekkili şirketçe davacı yana “fiyat farkı” olarak iade faturası düzenlenmiş olup, bu iade faturasının davacının itirazı üzerine farklı tarihlerde bir çok kez düzenlendiğinin sabit olduğunu, bu durumun ticari defter ve belgelerin bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, davacı şirket inkar tazminatı talebinde bulunmuşsa da müvekkili şirketin kötü niyetli olarak itiraz etmediğinin sabit olduğunu,
davacı taraf asıl alacak dışında 242,64 TL temerrüt faizi talebinde bulunmuşsa da müvekkili şirketin bu alacaktan kaynaklı olarak temerrüte uğramamış olduğunu ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, faturaya dayalı alacak sebebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir. İtirazın iptali davası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
Buna göre; ilamsız takip yapılmış olması, borçlunun bu takibe itiraz etmesi, itirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır.
Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır.
Nitekim aynı hususlara ----- sayılı kararında da değinilmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ----- üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, ---- kayıtları celp edilmiş, tarafların ticaret sicil kayıtları dosya arasına alınmış,
23.10.2024 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.İtirazın iptali istemine konu, ------takip dosyasının incelenmesinde.
19.10.2022 tarihinde başlatılan takibin alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı, borçlunun davalı olduğu; takibin 29.411,50-TL faturanın ödenmeyen kısmının alacağı, 242,64-TL temerrüt faizi olmak üzere toplam 29.654,14-TL alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin borçluya 31.10.2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 07.11.2022 tarihli borca ve fer'ilerine yönelik itiraz dilekçeleri sundukları, dilekçenin davacı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, davanın 31.10.2023 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 29.654,14-TL alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 23.10.2024 tarihli raporunda özetle, "Davacı Şirketin 29.411,50 TL asıl ve 242,64 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.654,14 TL alacak talebi üzerinden harçlandırmak suretiyle, itirazın iptali istemli olarak davalı şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu itirazın iptali davasında; mahkemenin takdirine bağlı kalmak kaydıyla ve terditli olarak mahkemenin, davalı şirketçe davacı şirket adına fiyat farkı adı altında kesilen ihtilafa konu faturanın /faturaların davacı şirket aleyhine borç külfeti getiremeyeceği yönünde hüküm kurulması halinde;
davacı şirketin, davalı şirketten, takip talebinde olduğu gibi, 29.411,50 TL asıl alacağı olacağı, ancak, takip konusu yapılan alacağa ilişkin olarak takip öncesi talep edilen 242,64 TL işlemiş faiz yönünden taraflar arasında temerrüt halini düzenleyen yazılı bir sözleşme ve/veya takip öncesinde keşide edilmiş bir temerrüt ihtarının dosya kapsamında yer almaması ve iddia da edilmediği, keza davanın dayandığı takipte reeskont avans faizi talep edildiği görülmekle, takip öncesi temerrüt hali oluşup oluşmadığı,
davacının 242,64 TL İşlemiş faiz talebinin yerinde olup, olmadığı hususlarında takdirin mahkemeye ait olabileceği, mahkemenin, aksi yönde hüküm kurulması halinde ise, davalı şirketin davanın dayandığı takibe yapılan itirazının yerinde olacağı " yönünde görüşlerini bildirmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında ----- satışına ilişkin anlaşma olup davacı tarafça ürünlerin davalıya teslim edildiği her iki tarafın da kabulündedir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık bu ürünlerin davacı tarafından fazla faturalandırılıp faturalandırılmadığı noktasında toplanmaktadır.Taraflar arasındaki ticari ilişkiye konu mal alım/satımı hususunda faturalara konu edilen birim fiyatı belirlemeye yönelik yazılı bir anlaşma bulunmamaktadır.
Davacı tarafça davalı tarafa 15/08/2022, 15/09/2022, 16/09/2022 tarihli 3 adet fatura kesilmiş olup, davalı taraf davacı tarafından kesilen faturaları önce defterine kaydetmiş faturaya itiraz etmemiş daha sonra fatura tarihinden yaklaşık 2 ay sonra 14/10/2022 tarihinde fiyat farkı faturası kesmiş, davacı tarafça bu fatura kabul edilmeyerek iş bu fatura için iade faturası kesilmiştir.
Davalı taraf basiretli bir tacir gibi davranmamış olup, faturalara süresinde itiraz etmeyerek iş bu faturalardaki bedelleri kabul etmiştir. Bu saatten sonra ise artık faturalardaki bedeli kabul etmediğini ileri süremeyeceği kanaatine varılarak asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
İşlemiş faiz yönünden taraflar arasında temerrüt halini düzenleyen yazılı bir sözleşme ve/veya takip öncesinde keşide edilmiş bir temerrüt ihtarı bulunmadığından işlemiş faiz yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
İcra inkar tazminatı yönünden. İİK’nın 67 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmünce; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir.
İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı öngörülmüş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlarının bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir.
Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda değil ise, alacağın likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemez.
Eldeki dava da alacak satım sözleşmesine dayalı düzenlenen faturadan kaynaklandığından likit olduğu anlaşılmış, davcının icra inkara tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/774, K. 2024/997, 26 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama