KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/778
- Karar No
- 2025/120
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2025
Karar Metni
1.204 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/778 ESAS
KARAR NO:2025/120
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01.11.2023
KARAR TARİHİ: 11.02.2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından davalı şirkete, stok kodu -------- isimli maldan toplam 900 kg satış yapıldığını, yapılan satışın ardından malların davalı şirkete teslim edildiğini ve malların teslimine ilişkin e-irsaliye imzalandığını, söz konusu mal satışına ve teslimine ilişkin davacı şirket tarafından davalı şirkete karşı ----- fatura numaralı ve vade tarihi ------- bedelli faturanın usulüne uygun şekilde düzenlendiğini ve davalı şirkete iletildiğini, dava konusu faturanın davalı şirkete gönderildiğini ancak davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını,
bu nedenle ----- sayılı dosyası ile davalı şirkete icra takibi başlatıldığını, akabinde borçlunun icra takibine haksız itiraz etmesi ile takibin durduğunu, tüm bu nedenlerle; davanın kabulünü, itirazın iptalini, takibin devamını, davalı şirket aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Dava dilekçesi ve tensip tutanağı davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava;--------- sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Davacı vekili özetle; davalı ile aralarındaki alım-satım ilişkinden kaynaklı olarak alacaklı olduklarını, malları davalıya teslim etmelerine rağmen davalının ödeme yapmadığını ve icra takibine haksız şekilde itiraz ettiğini iddia etmiş;
davalı davaya cevap vermemiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasına geçilerek deliller toplanmış, taraf şirketlerin cari hesaba konu yıllara ilişkin ----- kayıtları bağlı oldukları vergi dairelerinden getirtilmiş, icra dosyası celp edilerek incelenmiş, bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlanmıştır.Dava konusu uyuşmazlığın;
davacı ile davalı arasında mal alım-satımına dayalı ticari ilişki olup olmadığı, ilişki varsa, davacının kısmen ya da tamamen mal teslimini yapıp yapmadığı, davalının kısmen veya tamamen ödemede bulunup bulunmadığı, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle alacağı bulunup bulunmadığı, bu kapsamda itirazın iptali ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkin olduğu görülmüştür.------ esas sayılı icra dosyasının yapılan incelemesinde; dosyanın alacaklısının davacı, borçlusunun davalı olduğu, davacı alacaklının, faturaya dayalı olarak,
4.407,30-Euro asıl alacak ve 99,98-Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.507,28-Euro üzerinden takip başlattığı görülmüştür.Davanın niteliği ve tarafların tacir olduğu hususu göz önünde bulundurularak TTK 83-85.maddeleri ile HMK 222.maddesi uyarınca her iki tarafın davaya ve takibe konu yıllara ait tüm yasal ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, davalı için adres mahkemesine talimat yazılmış, davalının defter ve belgelerini sunmadığı anlaşılmıştır.
Davacı defterlerini inceleyen bilirkişinin 12/11/2024 tarihli raporunda özetle; "...A- Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev kapsamında davacı --------yılına ilişkin yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde.
2023 yılı Envanter defterlerinin noter onayları ile elektronik ortamda tutulan GIB onaylı Defter-i Kebir ve Yevmiye defterlerinin e-defter beratlarının T.T.K ve V.U.K hükümlerine göre süresinde, usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür.
B- Davacının Alacak Talebi, Teslim Tesellüm Yönünden: İstanbul Anadolu 13. İcra Dairesinin 2023/29370 E, sayılı takip dosyasındaki 4.407,30 EUR tutarlı asıl alacak talebine ilişkin yapılan mali inceleme neticesinde; raporun 4.b.1. bölümünde davacı şirketin kendi ticari defterlerinde davalı açık hesabından 12/09/2023 takip tarihi itibariyle 4.407,30 EUR karşılığı 112.828,64 TL tutarında alacaklı gözüktüğü, takip dayanağı faturanın davacının defterlerinde davalı aleyhine borç olarak kayıtlı olduğu görülmüştür.
Davalı ---------- ticari merkezinin bulunduğu ------ Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazıldığı, davalı şirketin ticari defterlerini ibraz etmediği bu sebeple defter ve kayıtların üzerinde inceleme
yapılamamıştır. Öte yandan.
Sayın Mahkemenin talebiyle davalı tarafın bağlı bulunduğu vergi dairesi müdürlüğünden celp edilen 2023 yılı haziran dönemine ilişkin BA bildirim formları raporun 4.c. bölümünde karşılaştırmalı olarak incelendiğinde; davalı şirketin davacı taraftan 1 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 95.617,49 TL, tutarında “alım” davacı şirketinde davalı tarafa 1 adetfatura karşılığı KDV HARİÇ 95.617,49 TL, tutarında “satış” yaptığına ilişkin bildirimdebulunduğu, tarafların---- bildirimlerinin birbirleri ile uyumlu olduğu görülmüştür.
Hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere “alım” olarak kendi aleyhine vergi dairesine beyan etmeyeceğinden ve kendi defterlerine kendi borcu olarak kaydetmeyeceğinden işbu fatura içeriği malların davalı tarafa teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu, bu kez ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının işbu mal/hizmeti almadığını veya fatura bedelinin tamamını ödediğini ispat etmesi gerektiği değerlendirilmiştir..." şeklinde kanaat bildirildiği görülmüştür.Kural olarak,
bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır.
Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Öncelikle taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat kulfeti davacı taraftadır. Davacının, davalı ile arasında mal/hizmet satışına ve malın teslim edildiğine dair iddiasını ispat etmesi gerekir. Davacının akdi ilişkinin varlığını ispatlaması durumunda ispat yükü yer değiştirir ve davalıya geçer.
Tüm dosya kapsamı, taraf iddia, savunma, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının defter ve belgeleri ile tarafların BA/BS kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu, davacının defter ve belgelerinde kayıtlı takibe konu faturanın davacı tarafından BS bildirimine, davalı tarafından BA bildirimine konu edildiği, bu kayıtların, mal/hizmet tesliminin yapıldığına karine oluşturduğu,
davacının ticari ilişkiyi ve mal/hizmet teslimini ispat ettiğinden, ispat yükünün davalı tarafa düştüğü, davalının karinenin aksini veya ödeme yaptığını ispat etmesi gerektiği, ancak davalının bu yönde bir delil sunmadığı anlaşılmakla;
davacı davasını asıl alacak yönünden ispat ettiğinden davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, davalının temerrüde düşürüldüğüne dair bir ihtar bulunmadığından faiz talebi yönünden fazlaya ilişkin talebi reddedilmiş, takipteki asıl alacak miktarı olan 4.407,30-EURO'nun takip tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/778, K. 2025/120, 11 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama