KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/974
- Karar No
- 2026/109
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2026
Karar Metni
1.044 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/974
KARAR NO : 2026/109
DAVA
İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA
Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 20/08/2020
KARAR TARİHİ : 03/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı Banka tarafından davalı asıl borçlu Şirket arasında GKS imzalanarak kredi kullandırıldığı, diğer davalının da sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığını, Taraflar borçlarını ödememesi üzerine kullandırılan kredi hesaplarının ----Noterliğinin 04.01.2019 tarih ve ----- yev.nolu ihtarnamesi ile kat edildiği, İhtarnameye rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle borçlular aleyhine; ----.İcra Müdürlüğünün ------Sayılı dosyasından icra takibine geçildiğini, borçlular tarafından haksız olarak borca itiraz edildiğinden,
itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi için huzurdaki davanın açıldığını, alacağın muaccel olup, banka defter ve kayıtlarıyla da sabit olduğu, talep edilen temerrüt faizinin yasaya ve sözleşmeye uygun olduğu, borçlu tarafın itirazlarının haksız ve kötü niyetli olup, hakkında alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, açıklanan nedenlerle; davalı borçluların itirazlarının iptali ile, takibin devamına, davalı borçlu aleyhine % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı/borçlulara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptaline ilişkindir. Dosyanın safahatı incelendiğinde; davanın ilk olarak mahkememizin ---- Esas numarasını aldığı, mahkemeizin ----- Karar nolu kararı ile, davanın kısmen kabulüne karar verildiği, anılan kararın davacı velilince istinaf edilmesi üzerine ---- BAM -----.Hukuk Dairesinin 30.11.2023 tarih --- Esas ------ Karar sayılı ilamı ile kararı kaldırılmasına karar verildiği ve mahkememizin iş bu esas numarasını aldığı görülmüştür. Kaldırma Kararı öncesinde;
İtirazın iptali istemine konu, ----- İcra Müdürlüğünün ------ esas sayılı takip dosyası dosya arasına alınmış, incelenmesinde. 11/03/2019 tarihinde başlatılan takibin alacaklısının ------ takibin 253.406,38-TL asıl alacak, 22.401,12 TL muacceliyetten takip t. Kadar yıllık %46,8 tem.
Faiz, 1.120,84 TL faizin %5 gider vergisi, 702,84 TL masraf olmak üzere toplam 277.631,39 TL nakip toplamı alacak ve ferilerin tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin borçlular ------ 21/03/2019 tarihinde borçlu ---- 20/03/2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu ----- vekili tarafından 22/07/2019 tarihinde icra müdürlüğün dosyasındaki asıl alacağa, ödeme emrine, faize, faiz oranına ve tüm ferileri ile birlikte dosya borcunun tamamına itiraz edildiği, dilekçenin davacı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı,
davanın 20/08/2020 tarihinde ve bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde, 277.631,39 TL asıl alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, mahkememizce ihtilaf noktalarında rapor tanzimi için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, bu kapsamda emekli bankacı bilirkişiye banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi de verilerek rapor tanzim edilmesi istenmiş, bilirkişi tarafından 10/05/2021 tarihli rapor düzenlenmiştir. Kaldırma kararı sonrası; Karar doğrultusunda öncelikle davacı bankadan gayrinakdi alacak talebi olup olmadığı sorulmuş, gayrinakdi alacak talepleri bulunmadığı bildirilmiştir.
Daha sonra kaldırma kararı doğrultusunda bilirkişiden 15/09/2023 tarihli bilirkişi ek raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Toplanan tüm deliller ve mahkememizce usul, yasa ve dosya kapsamına uygun görülen, gerekçeli ve denetime elverişli nitelikteki bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde, davacı Banka ile dava dışı borçlu ------arasında 12.08.2014 tarihinde 500.000,00 TL tutarında, 03.07.2018 tarihinde 400.000,- TL tutarında Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi düzenlendiği davalı ---- anılan sözleşmede sözleşme tutarı üzerinden olmak üzere toplam 900.000,- TL tutarında müteselsil kefil olarak kefalet imzasının bulunduğu,
dava dışı asıl borçlu şirkete 04.07.2018 tarihinde, yıllık % 24 faiz oranı üzerinden, 36 ay vadeli aylık 9.641,29 TL'lık taksitler halinde 347.086,48 TL olarak geri ödenmek üzere 241.844,39 TL tutarında taksitli ticari kredi kullandırıldığı, hesap kat tarihi itibariyle taksitli ticari kredinin 03.10.2018, 03.11.2018 ve 03.12.2018 vadeli 9.641,29 TL'lık taksitlerinin ödenmediği,
11.03.2019 icra takip tarihi itibariyle, davacı bankanın, taksitli ticari kredi alacağından dolayı davalıdan, 249.712,39 TL asıl alacak, 19.426,08 TL işlemiş faizler, 971,30 TL İşlemiş Faizler üzerinden % 5 BSMV ve 703,84 TL Noter ihtar gideri olmak üzere toplam 270.813,61 TL alacaklı olduğu kanaatine varılmış davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İcra inkar tazminatı yönünden.
İİK’nın 67 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmünce; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı öngörülmüş bir yaptırımdır.
Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlarının bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda değil ise, alacağın likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemez.
Eldeki davada alacak genel kredi sözleşmesinden kaynaklı olup likittir. Bu nedenle davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan 249.712,39-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/974, K. 2026/109, 3 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama