KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/261
- Karar No
- 2025/930
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2025
Karar Metni
1.077 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/261
KARAR NO : 2025/930
DAVA
Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 17/03/2016
KARAR TARİHİ : 12/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde: Müvekkili banka ile dava dışı------..şirketi ile davalılar arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalıların sözleşmede müteselsil kefil sıfatı ile imzalarının bulunduğunu, kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek davalılara ihtarnamenin tebliğ edildiğini, ihtarnameye rağmen ödeme yapılmaması üzerine icra takibine geçildiğini, davalıların itirazı nedeniyle takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu bildirmiş, itirazın iptali ile takibin devamına davalıların icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmalarına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde: Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça gönderilen ihtarnamenin, usulsüz olarak tebliğ edildiğini, ihtarname içeriğini kabul etmediklerini cevabi ihtarname ile bildirdiklerini, dava dışı şirket ile davacı arasında cari hesap mutabakat bulunmadığını, müvekkillerinin sorumluluklarının kefalet miktarı ile sınırlı olduğunu, borçlu davalı şirketin yapmış olduğu bir kısım ödemelerin ve muhtelif tahsilatların borçtan düşülmeden takip yapıldığını, talep edilen faiz oranlarının fahiş olduğunu,
sözleşmede faiz oranlarına ilişkin bölümün boş bırakılarak müvekkillerine sözleşmenin imzalatılmasının iyiniyet kuralları ile bağdaşmadığını, bir gün ödeme süresi tanınmasının da davacının kötü niyetli olarak davrandığını gösterdiğini, faizin bileşik olarak talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini bildirmiş, davanın reddine, davacının kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, davalıların müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu davacı banka ile davalılar ve dava dışı borçlu şirket arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesi nedeni ile hesabın kat edilerek ihtarname tebliğ edilmesine rağmen ödenmeyen kredi borcundan kaynaklanan alacağı için davacı bankanın davalılar hakkında alacağın tahsili amacıyla yaptığı icra takibinde davalıların borca itirazının iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu icra dosyasında davacı banka, davalılar hakkında kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için ilamsız icra yoluyla takip yapmış, davalıların ödeme emrinin tebliğinden sonra yasal süre içinde borca ve ferilerine itiraz etmesi nedeniyle davalılar hakkındaki takip durmuştur.
Mahkeme tarafından ----- 17.04.2019 tarihli ilamı; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ve davalıların;
Davaya konu ------.
İcra Müdürlüğünün -- Esas sayılı dosyasına yaptıkları itirazın kısmen iptali ile takibin 4.675.578,00 TL asıl alacak 1.353,13 TL işlemiş faiz, 67,65 TL BSMV olmak üzere toplam 4.676.998,78 TL alacak ile işleyecek faiz yönünden asıl alacak üzerinden yıllık %40 oranında ----- faiz oranları genelgeleri doğrultusunda değişken oranlarda temerrüt faizi ve faizin %5 i oranındaki gider vergisi üzerinden ----İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile devamına, -Davacı tarafın fazlaya ilişkin 194.997,87 TL işlemiş faiz ile 9.749,35 TL BSMV isteminin reddine, -Takibe konu 1.500.000 TL lik teminat mektubu,
159.590,00 TL akreditiften kaynaklı gayri nakdi risk ve 12.600 TL çek bedelinden oluşan toplam 1.672.190,00 TL nin davacı bankanın faiz getirmeyen hesabında depo edilmesine, davacı tarafın bu istem yönünden fazlaya ilişkin isteminin reddine, - 4.675.578,00 TL alacağın %20 oranındaki 944.750,91 TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, - Davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine," dair karar verilmiştir.
-----Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi'nin-----. sayılı 03/02/2022 tarihli ilamı. "Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE" karar verilmiştir. Yargıtay -----.
HD'sinin ----- 30.11.2023 tarihli ilamı;" Temlik eden Banka, takip talebinde nakit alacağı dışında 1.500.000,00 TL, 547.271,95 USD (159.5900,00 TL), 12.600,00 TL olmak üzere toplam 3.108.500,00 TL'nin de deposunu istemiş, 547.271,95 USD depo talebinin yanında TL miktarını parantez içinde 159.5900,00 TL şeklinde göstermiştir.
Bilirkişi raporlarında bu tutar bazen 1.595.900,00 TL, bazen 159.590,00 TL olarak belirtilmiş, İlk Derece Mahkemesince de hüküm bölümünün 2 numaralı paragrafında bu kalem 159.590,00 TL akreditiften kaynaklanan gayri nakdi risk olarak kabul edilip diğer gayri nakdi kalemlerle birlikte toplam 1.672.190,00 TL'nin davacı Bankanın faiz getirmeyen hesabında depo edilmesine, davacının bu istem yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, bu haliyle değerler arasında çelişki oluşmuştur.
Bu durumda Mahkemece, takip talebinde parantez içinde 159.5900,00 TL şeklinde gösterilen bedelin aslında kaç TL olduğunun dayanakları aracılığıyla belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönden tereddüte sebebiyet verebilecek şekilde kurulan hükmün bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle mahkeme ilamı bozularak dosya tekrar mahkememize gönderilmiştir.Mahkeme tarafından hükme esas alınan 03.06.2025 tarihli bilirkişi raporu sunulmuştur.Yapılan Yargılama Sonucu
Davalıların davacı kurum ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, asıl borçlu tarafından borcun ödenmemesi üzerine bu defa hesap kat ihtarnamesi tebliğ edilmesine rağmen borcun ödenmediği ve davacı kurum tarafından genel kredi sözleşmesine dayalı ilamsız takibe geçildiği tespit edilmiştir. Dosya içerisine alınan bilirkişi raporu sonucu genel kredi sözleşmesinin kat ihtarnamesine rağmen halen ödenmediği anlaşılmakla mahkememiz tarafından bilirkişinin yaptığı hesaplamalara itibar edilerek açılan davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/261, K. 2025/930, 12 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama