KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/366
- Karar No
- 2024/862
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2024
Karar Metni
936 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/366
KARAR NO : 2024/862
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/05/2024
KARAR TARİHİ : 15/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Elektrik işleri yapım firması olan davalı taraf ----- Şirketi ile müvekkili bahse konu yapım aşamasındaki inşaatın sunulacak sözleşme gereği malzeme, işçilik, abonelik işlemleri dahil diğer tüm elektrik işleri yapımı için anlaşıldığını, ekte sunulan sözleşmenin taraflarca akdedildiğini, davalı tarafa yapılacak işe karşılık olarak 30.05.2024 ödeme tarihli, 200.000,00 TL bedelli bir adet çek, 20.06.2024 ödeme tarihli 320.000,00 TL bedelli bir adet çek , 30.07.2024 ödeme tarihli, 180.000,00 TL bedelli bir adet çek olmak üzere toplamları 700.000,00 TL olan 3 adet çek düzenlendiğini,
teminat amaçlı bu çeklerin müvekkili tarafından davalıya imzası karşılığı elden teslim edildiğini, daha sonra müvekkilinin inşaatta yapmış olduğu denetimlerde sözleşme gereği davalı firmanın bütün işleri tamamlaması gereken sürenin geçmiş olmasına rağmen elektrik namına hiç bir işlem yapmadığını gördüğünü, daha sonra kendisine bu durumu sormak için bir çok kez ulaşmaya çalıştığını, irtibat sağlayamadığını, müvekkilinin sonrasında yaptığı resen araştırmalar sonucu davalının aslında piyasada bir çok kişiyi dolandırarak mağdur edip piyasadan kaçmış olduğunu öğrendiğini,
-----Asliye Ticaret Mahkemesi -----Esas sayılı dosyada da benzer bir dava görüldüğünü, çeklerle ilgili tedbir kararı anılan mahkeme tarafından verildiğini, müvekkili bütün bu olaylardan sonra kandırıldığını anlayarak hem davalıya vermiş olduğu çekler için menfi tespit hemde kendisinin tüm bu olaylar neticesinde uğramış ve uğrayabilecek muhtemel zararları dava konusu yapmak için -----Sulh Hukuk Mahkemesinden bilirkişiler marifetiyle delil tespiti yaptırdığını belirterek açıklanan nedenlerle; lehtarı bulunduğu 30.05.2024 ödeme tarihli, ----- seri numaralı, 200.000,00TL bedelli bir adet çek.
20.06.2024 ödeme tarihli, ----- seri numaralı, 320.000,00 TL bedelli bir adet çek.
30.07.2024 ödeme tarihli, ----- seri numaralı, 180.000,00 TL bedelli bir adet çek olmak üzere toplamları 700.000,00 TL olan 3 adet çekin karşılıksız kaldığının bu çeklerden dolayı müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığının tespitine, bahse konu tüm çeklerin iptaline, çekler hakkında teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilerek ilgili banka şubesine kararın tebliğ edilmesine ve davaya konu çeklerin ödenmesini engeller mahiyette ihtiyat-i tedbir kararı verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise teminat ile ihtiyati tedbir kararı verilmesini, çek ödeme tarihi de göz önünde bulundurularak taraflarına elden takip yetkisi verilmesini,
bedelin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Dava dilekçesinde bahsedilen sözleşme ile sözleşmeye bağlı olarak verildiği iddia edilen çeklerde bulunan yazı ve imzalar müvekkiline ait olmadığını, ----- atfen atılı olan yazı ve imzaların müvekkili şirket yetkilisine ait olmayıp imza taklit edildiği gibi çekin lehtar kısmına----yazılmak suretiyle çekin arkasına sahte kaşe ve imza ile cirolanıp 3. kişilere verildiğini, dilekçe ekinde sunulmış olan imza sirküleri ile takibe konu çekte müvekkili şirkete atfen atılı bulunan imzalar incelendiğinde çıplak gözle dahi imzaların müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığının anlaşıldığını, müvekkili şirketin tek yetkilisinin ---- olduğunu,
başka imza yetkilisi bulunmadığını, dava konusu sözleşme ve çeklerden ---- isimli şahıs kaçtıktan sonra haberdar olunduğunu, ----- Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, ---- Cumhuriyet Başsavcılığının---- Sor.
Numaralı soruşturma dosyası ve aynı şahıs hakkında yapılmış olan birçok soruşturma dosyası açıldığını, halen kendisine ulaşılamadığını, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı gibi dava konusu çeklerin alınmasını gerektirecek bir işlem bulunmadığını, müvekkiliin, söz konusu çekler ve sözleşmeden haberi olmadığı gibi iş bu çeklerden dolayı herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek açıklanan nedenlerle; dava konusu çekler ve sözleşmelerle müvekkilinin herhangi bir ilgisi bulunmamakta olup davanın reddine veya kabulüne dair kararın mahkemenizin takdirinde olduğunu beyan ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, çekerden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin menfi tespit davasıdır.6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu,
bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.Belirtmek gerekir ki,
arabuluculuk özel dava şartı tamamlanabilir bir dava şartı değildir.6102 sayılı TTK'nın 4.maddesinde yapılan değişiklik ile menfi davaları açısından 01.09.2023 tarihinden itibaren dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir.
Davacı vekili her ne kadar mahkememizce süre verilmesi üzerine arabuluculuk son tutanağını sunmuş ise de, incelenmesinde; dava tarihi ile arabuluculuk başvuru tarihinin aynı tarih olduğu, son tutanağın ise 04/07/2024 tarihinde yani dava tarihinden sonra düzenlendiği anlaşıldığından dava açılmadan önce arabuluculuk faaliyetinin yerine getirilmemesi sebebiyle davanın 6325 Sayılı HUAK 18/A ve TTK 5/A maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/366, K. 2024/862, 15 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama