KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/802
- Karar No
- 2025/43
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2025
Karar Metni
2.131 kelime·11 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/802 Esas
KARAR NO:2025/43
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 13/10/2014
KARAR TARİHİ: 16/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---- tarihinde ------ üzerinde davalı sürücü -----sevk ve idaresindeki -----Plakalı araç ile tam kusurlu bir şekilde müvekkilinin kullandığı araca çarptığını, müvekkilinin ömür boyu malul kalacak şekilde yaralanmasına sebep olduğunu, kaza sonrasında davacının ---- tedavi gördüğünü, İş bu kaza sebebi ile ---------sayılı dosyası ile ceza davası açıldığını, ceza dosyasında davalı sürücünün tam kusurlu bulunarak hakkında mahkumiyet karan verildiğini, müvekkilinin iş bu kaza nedeni ile uzun süre hastanelerde yattığını, bilincini yitirdiğini, ölümden döndüğünü, müvekkilinin hala kendine gelemediğini,
kaza anını dahi hatırlamadığını, zaman zaman pek çok şeyi hatırlamakta güçlük çektiğini, 250.000,00 TL manevi tazminat talep edildiğini, müvekkilinin Mali Müşavir alarak bir şirkette çalıştığını, kazancının ---kayıtlarından belli olmadığını, kazanın ---- plakalı araç ile yapıldığını, aracın ruhsat bilgileri incelendiğinde ---- olarak göründüğünü, ---- çapında büyük bir filo kiralama firması olduğunu, kazayı yapan şoförün de verdiği ifade de ----- çalıştığını, bankanın kiraladığı araç ile yola çıktığını ifade ettiğini,
bu beyandan da anlaşılan aracın uzun süreli olarak ---- olarak kiralandığı ve dolayısıyla aracın işleteni olarakta sorumluluğun---- ait olduğunu, işletenin tespiti için aracın ruhsat sahibi -----yazı yazılarak kaza tarihinde aracın uzun süreli kiraya verilip verilmediği ve verildi ise sözleşme örneğinin istenmesi gerekeceğini, bu sebeplerle de davanın araç işleteni olarak ----karşı açıldığını, kazada müvekkilinin yaralanmasına sebep olan ----- Plakalı aracın ticari bir araç olup kiralama sureti ile de ticari olarak işletildiğinden davada ticari faiz talep edildiğini, davalı---- plakalı aracın----- sigortası ile sigortaladığını,
davalı--- ise aynı aracı----- poliçe ile kasko sigortası ile sigortaladığını, --- sigortadan talebin trafik sigorta poliçe limitleri dahilinde olduğunu, -------- talebin ise kasko sigorta poliçesinin ihtiyari mali mesuliyeti dahilinde olduğunu beyan ile,
yaralamalı trafik kazası sebebi ile müvekkilinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 6100 sayılı yasanın 107. maddesine göre belirlenecek sürekli ve geçici İş göremezlik Maddi Tazminatı ile 250.000,00 TL manevi tazminatın, davalı sigorta şirketleri için dava tarihinden poliçe kapsamı ve limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile diğer davalılar için kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı -----. vekili cevap dilekçesinde özetle; --- tarihinde maluliyetle sonuçlanan yaralamalı trafik kazasına karıştığı belirtilen --- plakalı aracın --- başlangıç/---- no lu --- poliçesinin-------- adına ve şahıs başına 225.000,00 TL, azami sorumluluk hadleri ile şirketlerince düzenlendiğini, şirketlerinin kusur oranında ve poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, davacının maluliyet oranı konusunda -------Heyet Raporu alınmasını ve daha sonra sürücülerinin kusur oranlarının belirlenmesi ve tazminat miktarının tespitinin gerektiğini,
davacının şirketlerine yönelttiği manevi tazminat talepleri trafik poliçesi teminatı kapsamına dahil olmadığından, şirketlerine yöneltilen manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, dava haksız fiil esasına dayandığından ve davacı ile şirketleri arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığından davacı vekilinin avans faiz talebinde yasal isabet bulunmadığını, şirketlerinin dava konusu talepten sorumlu tutulması halinde dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu tutulabileceği kanaatinde olduklarını beyan ile davanın reddini,
yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde özetle.
Kazaya karışan ----sevk ve idaresindeki ---- plakalı araç müvekkili ----poliçe numarasıyla ---- sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin --------gereğince dava konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğunun poliçe limiti (Maddi Bedeni Kaza Başma-Manevi Tazminat Dahil 750.000,00 Tl.) ile sınırlı olup sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, davacı vekilinin müvekkili şirketten sürekti ve geçici iş göremezlik tazminatı istediğini, ancak işbu taleplerin zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi teminatı kapsamında olup,
kazaya karışan aracın müvekkili şirket nezdinde tüm oto (kasko) sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının söz konusu talepleri açısından trafik zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi teminatlarının incelenmesi gerektiğini, davacı vekilinin müvekkilinin sürekli sakatlık nedeniyle geçimini sağlayamadığı iddiasında bulunup sürekli İş göremezlik tazminatı talep ettiğini, davacı vekilinin beyanlarını kabul etmediklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının müvekkili şirketten talep ettiği geçici iş göremezlik bedeli mesnetsiz olup, müvekkili şirketin bu giderlerden sorumlu olmadığından reddi gerektiğini,
davacı vekilinin talep etmiş olduğu manevi tazminat miktarının afaki olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla mahkemece tazminat hesabı yapılması durumunda müvekkili şirketin zorunlu mail mesuliyet sigortası teminat limitlerinin üstünde kalan ve tüm oto kasko sigorta poliçesinin teminatları dahilinde göz önünde bulundurulması gerektiğini, davacı tarafın ticari faizi talebinin hukuka aykırı olduğunu, hükmedilmesi gereken faizin yasal faiz olduğunu beyan ile, aleyhe açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde özetle ;
davacı tarafın tazminat taleplerinin haksız ve çok fahiş olduğunu, davanın reddi gerektiğini, müvekkili banka aleyhine açılan işbu davayı kesinlikle kabul etmediklerini, işbu davada maddi ve manevi tazminat şartlan oluşmadığını, davacı tarafından talep edilen tazminat tutarının çok fahiş olduğunu, Borçlar Kanunu gereği tazminat için gerekli şartların, dava konusu olayda oluşmadığını.
Sayın Mahkemece de davacının maluliyet oranının tespiti amacıyla -----yazı yazılmış olup, gelecek raporda da davacının maluliyet oranının tespit edilmiş olacağım, davacının maddi zarar olarak nitelendirebileceğİ tedavi giderlerinden, davacının kendisinin de beyan etmiş olduğu üzere -----olmasından dolayı, ---------sorumlu olduğunu, davacının belirtmiş olduğu söz konusu masraf ve zararlardan müvekkil Bankanın sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davacının herhangi bir kazanç kaybı, çalışma gücünün yitirilmesinden doğan bir kayıp yaşamadığının da anlaşıldığım,
bu nedenle tazminat talep edebilmek için yasa gereği aranan şartların oluşmadığının açık olduğunu, bu itibarla davacının davasının reddi gerektiğini, davacının manevi tazminat talebinin de yerinde olmadığını, işbu davada manevi tazminat şartlarının da oluşmadığım, davacının zararı bulunmadığı gibi, zararı olsa bile müvekkili banka eylemi arasında illiyet bağı bulunmadığını, bunlarla birlikte davacı tarafın manevi zarar isteminin oldukça fahiş olduğunu, manevi tazminatın, tazminat talebinde bulunan mağdurun zenginleşmesine sebep ve manevi tazminat talep edilen tarafı cezalandırıcı bir özelliğe sahip olmaması gerektiğini,
davacı tarafından talep edilen 250.000,00-TL manevi zararın tazmini talebinin iyi niyetli olmayıp, manevi tatmin amacı gütmediği ve fahiş olduğunun açıkça ortada olduğunu, manevi tazminatın sınırının tazminat talebinin amacına göre belirlenmesi gerektiğini, davacının herhangi bir zaran bulunmamakla birlikte, talep edilen tazminatın (250.000-TL), uygulamada hükmedilen manevi tazminat tutarları göz önünde bulundurulduğunda oldukça fahiş olduğunu, davacının müvekkilinin banka olmasından dolayı haksız kazanç elde etmeye çalıştığını beyan ile,
müvekkili Banka aleyhine açılan işbu davanın haksız ve mesnetsiz olması nedeniyle reddini, yargılama gideri ile avukatlık ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, cismani zarar nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Dosyanın safahatı incelendiğinde, mahkememizin ----- tarihli kararı ile; "...1-Maddi tazminat yönünden; a) Davacının sürekli işgöremezlik yönünden açtığı davanın REDDİNE, b) Geçici iş göremezlik yönünden açılan davada, dava dilekçesi ve ıslah dilekçesi ile birlikte değerlendirildiğinde; davanın davalılar -------- yönünden KABULÜ ile, 21.427,02 TL iş göremezlik tazminatının ----- dava tarihinden, diğer davalılar için kaza tarihi olan --- tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
c)Davalı -------- yönünden açılan davanın REDDİNE, 2-Manevi tazminat yönünden;A) Açılan davanın KISMEN KABULÜ ile kazanın oluşu, tarafların kusur oranı, dosyaya yansıyan SED araştırmaları ile tıbbi ve adli raporlara göre ve TMK'nun 4. Maddesi gereğince hakkaniyet ilkesi ile birlikte değerlendirildiğinde 25.000,00 TL manevi tazminatın----------- kaza tarihi olan 05/12/2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE..." karar verildiği,
davacı vekili ve davalı ---- tarafından mahkememiz kararının istinaf edilmesi üzerinde dosya ----- gönderilmiş ve yapılan istinaf incelemesi sonucunda------Karar sayılı ----- tarihli ilamı ile; "...Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacı vekili ile davalı ------- vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK.m.353/1-b/1 hükmü gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,..." şeklinde karar verilmiştir.Davacı vekili tarafından -----kararının temyiz edilmesi üzerinde dosya ----gönderilmiş ve yapılan temyiz incelemesi sonucunda ------- tarihli ilamı ile;
"...Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin ------ kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,..." şeklinde bozulmasına karar verilmiştir.Mahkememizce bozma ilamı sonrasında dosyanın --- Esasına kaydı yapılmıştır.Bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda:Mahkememizce yeniden yapılan yargılama ile bozma ilamına uyulmasına karar verilerek duruşma yapılmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Maddi tazminat talebi yönünden;---------- karar sayılı ilamında maddi tazminat talebine ilişkin "a) Davacının sürekli
işgöremezlik yönünden açtığı davanın reddine, b) Geçici iş göremezlik yönünden açılan davada, dava dilekçesi ve ıslah dilekçesi ile birlikte değerlendirildiğinde; davanın davalılar ------ yönünden kabulü ile, 21.427,02 TL iş göremezlik tazminatının ------- için dava tarihinden, diğer davalılar için kaza tarihi olan 05/12/2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
c)Davalı ----- yönünden açılan davanın reddine," kararın kesinleştiği anlaşıldığından maddi tazminat talepleri yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Manevi tazminat talebi yönünden;Gerek mülga BK’nun 47 ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı TBK’nun 56. maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür.
Hakimin hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. ---------- gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. -----Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde;
---- tarihinde davalı sürücü ---- kullanımındaki --- plakalı araç ile seyahat halinde iken davacı sürücü --- kullanımındaki ---- plakalı aracın çarpışması neticesinde davacının yaralandığı , bu kazada davacı ----- 2918 Sayılı KTK nun ve bağlı yönetmelik çerçevesinde kazanın meydana gelmesini engelleyecek bir önlemi bulunmadığından kusursuz kabul edildiği, davalı sürücü ----- trafik lambasına rağmen kavşağa girerek ışık ihlalinde bulunduğu ve kazanın meydana gelmesinde dikkatsiz ve özensiz davranışından dolayı %100 kusurlu olduğu,
davalının kullandığı araç uzun süreli kiralayan olarak diğer davalı------- kullanımında olup bu kabule göre uzun süreli kullanımdan dolayı davalının araç maliki gibi sorumlu olduğu, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları , paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı , olay tarihi, olay sebebiyle davacıda oluşan maluliyet oranı ile ----- bozma ilamı dikkate alınarak,
davacı lehine hakkaniyete uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğine kanaat getirilmiş, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 85.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar -------- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/802, K. 2025/43, 16 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama