KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/824
- Karar No
- 2024/1124
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2024
Karar Metni
1.229 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/824 Esas
KARAR NO:2024/1124
DAVA
Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/12/2023
KARAR TARİHİ: 25/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili, davalı şirketlerde ----- tarihleri arasında ----- olarak çalıştığını, müvekkil ilk işe girdiğinde davalı ---- çalışmaya başladığını,---- devredildiğini, müvekkil ----tarihinde işten tazminatsız bir şekilde çıkarılana kadar ---- altında çalıştığını, işten çıkarıldıktan sonra ----- şirketleri üzerinden sigortalı gösterildiğini, müvekkil işçilik alacakları ile ilgili ---- tarihinde açılan ve ----- karar ile müvekkil lehine sonuçlandığını, ilgili şirketler arasındaki organik bağ mahkeme kararı ile ortaya konduğunu,------ şirketlerinin iş kollarının ynı olduğu , her iki şirketin tek ortaklı ve şirket yetkilisi temsilcisi olduğunu,
bu kişinin de ---- olduğunu, dava sonucu kesinleşen alacaklar için ------ karar sayılı ilamına bağlı olarak ilamlı takip başlatılmış ve ----- sayılı dosyasında takibin kesinleşmesiyle birlikte ---- tarihinde borçlu şirketlerin bütün mal varlığının toplandığı ve söz konusu şirketlerin tamamıyla organik bağı olan davalı -----------adresinde bulunan iş yerine hacze gidildiğini, şirkete ait mallara haczedilmiş ve muhafaza altına alındığını, davalı şirketlerin ortakları ve yetkilileri olan ------ hazır bulunduklarını, ve istihkak iddiasında bulunduklarını,
davalı şirket adresinde yapılan istihkaklı haczin akabinde İcra Müdürlüğünce tarafımızca davalı şirketin istihkak iddiasına karşı İİK m. 96-97 hükümleri uyarınca istihkak iddiasının kaldırılması için dava açmak üzere süre verildiğini,---------- sayılı dosyası kapsamında istihkak davası açılmış ve mahkemece yapılan yargılama neticesinde davalı şirketin icra dosyasına yapmış olduğu istihkak iddiasının kaldırılmasına karar verildiğini,
Ticaret şirketlerinin tüzel kişiliği sahip olması ve Türk Ticaret Kanunun'nca benimsenen " mal ayrılığı ilkesi " uyarınca şirket tüzel kişiliğinin sahip olduğu mal varlığının ortakların ve başkaca tüzel kişilerin mal varlığından kesin bir çizgiyle ayrılması gerekmekte olduğunu, davalı şirket ile dava dışı ilam borçlusu-------Arasında organik bağı aşacak şekilde bir iktisadi bütünlük, yönetsel ortaklı ve işletme birliği mevcut olduğunu,
kardeş şirketler arasında alacaklı kişilerin alacağının tahsilini akamete uğratmak amacıyla hileli işlemlerle sahte bir görünüş oluşturulduğunun tespiti halinde Mahkemece görünen hukuki duruma göre değil fiili duruma göre karar verilmesi gerekeceğini, --------- künyeli kararında bu husus şu şekilde ortaya konulmuş " O halde somut olay bakımından kesinleşen kararlar ve yukarıda açıklanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, tüzel kişilik perdesinin çapraz olarak aralanması koşullarının oluştuğu, artık hukuki bakımdan mevcut olan duruma göre değil de fiili duruma göre karar verilmesi gerektiği,
davalı şirketlerin farklı tüzel kişiliklere sahip olduğu yolundaki savunmaların hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, bu itibarla asıl borçlu davalı -----davacı bankaya olan borcundan dolayı diğer davalı ---- sorumlu olduğunu tartışmasız hale getirmiştir " şeklinde olduğunu, davalı şirket dava dışı ilam borçlusu --------bütün mal varlığı değerlerini elinde bulundurduğunu, bu sebeple ilama dayalı alacağın ödenmesinden sorumlu olduğunu,
istihkak davasının neticesinde hükmedilen ilam veaklet ücretinin tahsili için başlatılan ilamlı icra takibi dosyası kapsamında yaptığımız sorgulamalar vasıtasıyla davalı ----- araçlarına hacizlerine ve yakalamaların konulduğunun tespit edildiğini, davalı şirketin aktifinin borçlarını karşılamaya yetmediğini, şirketin taşınır ve taşınmaz malları ile hak ve alacaklarına dava değeri kadar ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi gerektiğini, bu sebeple davalı şirket ile dava dışı------ tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle müvekkilin dava dışı ------- ve Mahkeme ilamına dayanan alacağından davalı şirketin sorumlu olduğunu,
müvekkile ait ilama dayalı 29.687,09 TL asıl alacağın ilamda belirtilen faiz türü ve oranları dikkate alınmak suretiyle işbu dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ve 58.073,56 TL işlemiş faiz, 6.492,76 TL icra vekalet ücreti ve 391,60 TL icra masrafının davalı şirketten tahsiline, ihtiyati haciz talebinin kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili firma aleyhine alacak davası açıldığını, davacı tarafın ileri sürdüğü iddiaların kabul edilemeyeceğini, söz konusu davalar ile toplamda 7 adet ihtiyati haciz talepli dava açıldığını, huzurdaki davada görevli mahkemenini İş Mahkemeleri olduğunu, açılmış olan bu davayı kabul etmemekle birlikte zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu, usulden reddedilmesi gerektiğini, davanın müvekkil firma aleyhine açılmış ise de davacı tarafın dava dilekçesinde belirtmiş olduğu davacının alacağının borçlusu------ olduğunu, husumet itirazlarının bulunduğunu, davacının dava dilekçesindeki beyanlarının taraflı ve yanlı olduğunu,
davacı taraf dilekçesinde davalı ---- ile dava dışı -----arasındaki tüzel kişilik perdesinin çapraz kaldırılmasını talep ettiğini, söz edilen bağın mevcut olmadığını, müvekkil firmada sigortalı olarak çalışan dava dışı ------ devralıp çalıştırdığını, istediği verimi alamadığı için devrettiğini, dava dışı ---- şirkeit devrettiği noter sözleşmesinin mevcut olduğunu, dava dışı---- firmadan ayrılmasından sonra davacı tarafından ---- karşı işçilik alacaklarına ilişkin dava açtığını, açılan bu davada ---- bulunmadığını,
----sayılı işçilik alacakları dosyasından verilen ilamdan kaynaklanan alacağı ve bu alacağın icraya konulduğu---------- esas sayılı icra takibi ile müvekkil firmaya hacze gelindiği zaman haberdar olunduğunu, davacı taraf istihkaklı haciz yapmak yerine müvekkil firma adına hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası açması hukuki olarak bir yarar sağlamayacağını, dava dilekçesinde borçlu firmaların Hacz-i Kabil herhangi bir mal varlığının bulunmadığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, davalı tarafın ihtiyati haciz talebinin haksız gerekçelerle talep edildiğini,
dava konusu talep ile verilen ihtiyati haciz kararı arasında hiç bir şekilde hukuksal bağ olmadığını, iş bu dosya ile emsal nitelikte olan ----dosyasında verilen ---- ara kararı ile ------- sayılı dosyasında verilen ---------tarihli ara kararında hukuka ve maddi gerçeğe uygun bir şekilde ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiğini, davacının dava dilekçesinin reddine karar verilmesini, davacı taraf iş bu davayı sözleşmeden kaynaklanan alacak davası olarak açtığını, müvekkil firma ile davacı taraf ile böyle bir sözleşmenin olmadığını,
bu sebeple açılan davanın usuli şartlarında eksiklik bulunduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkil firmanın hak ve alacakları ile ilgili hukuka ve usule aykırı olarak verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını, davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatteyse esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davalı şirket ile borçlu şirket arasındaki organik bağın tespiti ile işçilik alacağı istemiyle başlatılan takipten davalının sorumlu olduğunun tespiti, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ve alacağın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.Davacı vekili 20.12.2024 tarihli dilekçelerinde; davadan feragat ettiğini bildirdiği,
davalı tarafça yatırılan ve üzerinde ihtiyati haczin devam ettiği teminatın iadesine muvafakat ettiklerini, ihtiyati haciz kararı karşılığında taraflarınca yatırılan teminatın da taraflarına iade edilmesini talep ettiği, vekalet ücreti ve yargılama gideri talebinin bulunmadığını, vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.Davalı vekili 20.12.2024 tarihli dilekçesinde;
davacı taraftan vekalet ücreti ve yargılama gideri talebinin bulunmadığını, dava dosyasında verilen ihtiyati haciz kararına karşılık yatırılan teminatın taraflarına iadesine muvafakatlerinin bulunduğunu, taraflarınca dava dosyasına yatırılan teminatın da kendilerine iadesini talep ettiği görülmüştür.
HMK 307. vd maddeleri gereğince davadan feragatin, davayı kesin hüküm gibi sonuçlandıran taraf işlemlerinden olduğu, hüküm ifade edilmesi için karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine de bağlı olmadığı hükme bağlanmış olup davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde davadan feragat etmeye yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla açılan davanın feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/824, K. 2024/1124, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama