KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/931
- Karar No
- 2025/847
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
Karar Metni
1.530 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/931 Esas
KARAR NO:2025/847
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/12/2024
KARAR TARİHİ: 23/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin, davalı şirket -------girdiği ticari ilişki neticesinde davalı şirketten 187.653,84 TL faiz ve feriler hariç bakiye alacağının bulunmadığını, işbu bakiye alacak borçluya düzenlenmiş olan satış faturaları, irsaliye ve cari hesap ekstresinden de görüleceğini, dava konusu alacak, borçlu/davalı firmadan defalarca talep edilmesine rağmen müvekkil şirketin alacağı ödenmediğini, davacı şirket, fatura alacağı kaynaklı alacağının tahsili zımnında, davalı aleyhine ------Esas numaralı icra dosyası ile icra takibi başlattığını, davalı/borçlu,
başlatmış olunan icra takibine itiraz dilekçesi sunduğunu, dilekçesinde, ticari ilişkiyi kabul etmiş olmasına rağmen borca itiraz etmiş olup haksız ve mesnetsiz olarak takibin durmasına sebebiyet verdiğini, ayrıca davacı şirketin ticari defterleri bilirkişi marifeti ile incelendiğinde de müvekkil şirketin alacaklı olduğu gün yüzüne çıkacağını, hal böyle iken, borçlu şirketin sanki hiçbir ticari alışveriş yapılmamışçasına borca itiraz etmesi kötü niyetin açık göstergesi olduğunu, davalı/borçlu tarafın borca itirazı zaman kazanma amaçlı ve hukuki dayanaktan yoksun olup reddi gerektiğini,
davalı/borçlu tarafın itirazlarının hukuki dayanaktan yoksun olduğu müvekkil şirkete ait kayıtların, fatura, irsaliye, belge ve defterlerin incelenmesiyle de ortaya çıkacağını, davalı borçlu tarafın hem borcunu ödememesi hem de takibe kötü niyetli olarak itiraz etmiş olması icra inkâr tazminatı ile cezalandırılmasını gerektiğini, davalı borçlunun hem borcunu ödememesi hem de haksız yere itiraz etmesi alacağını tahsil edemeyen müvekkili şirketi oldukça olumsuz etkilediğini,
davalı borçlunun icra takibine kötü niyetli olarak itiraz etmiş olması nedeniyle alacağın %20sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ile cezalandırılması gerektiğini, zira davalı borçlu tarafa düzenlenen ve davalı borçlu tarafça itiraz edilmeksizin kabul edilen ---- fatura, alacağın ve alacağın miktarını açık bir şekilde bilinebilir kıldığını, beyan ederek davalının ----- sayılı dosyasına vaki itirazlarının iptaline, tarafımızca başlatılan takibin devamına %20 icra inkâr tazminatı ile mahkeme masrafları ve vekâlet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı aleyhine usul ve yasaya aykırı şekilde başlatılan icra takibine yapmış olduğumuz haklı itiraz neticesinde davacı tarafından huzurdaki dava açıldığını, fakat icra takibine dayanak olarak gösterilen borçtan dolayı alacaklı tarafa müvekkilin herhangi bir borcu bulunmadığından icra takibindeki asıl alacağa, faize, faiz oranına ve diğer ferilere borca ve borcun tamamına açıkça itiraz edildiğini, zira davacı tarafından tanzim edilerek icra takibine dayanak yapılan faturalar müvekkile gönderilmediği gibi faturalara ilişkin herhangi bir mal veya hizmet alınmadığını,
nitekim davacı taraf ile ile müvekkil şirket arasında cari hesap sözleşmesi bulunmayıp davacı tarafın tek taraflı olarak düzenlemiş olduğu faturaya dayalı olarak herhangi bir hak ve alacak iddiasında bulunamayacağı gibi faturaya konu işin/hizmetin yerine getirdiğini ispat etmesi gerektiğini, zira davalı aleyhine icra takibi başlatmış ise de davacı tarafından takibe dayanak olarak gösterilen faturalardan dolayı da müvekkilin herhangi bir borcunun bulunmadığını, diğer taraftan da her ne kadar davacı tarafça dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talep edilmiş ise de;
icra inkar tazminatı şartları oluşmadığı gibi ticari dava şartı olan arabuluculuk son tutanağı incelendiğinde icra inkar tazminatının dava şartı olan arabuluculuk sürecine dahil edilmediği, yalnızca itirazın iptali talebinin bulunduğu,
icra inkar tazminatı açısından arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği açıkça anlaşıldığından icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğinden işbu talebin reddine karar verilmesi gerektiğini, bu sebeple davacı taraf salt faturaya dayanarak ve taraflar arasında cari hesap ilişkisi olduğu iddiası ile haksız ve hukuka aykırı şekilde kazanç elde etme gayreti içinde olduğu açıkça anlaşıldığından haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesi gerektiğini” beyan ederek davacı tarafça açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı taraf aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine,
yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini talep emiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67. vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.
Davacı, davalı ile aralarındaki ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişki kapsamında davalıya faturanın gönderildiğini, davalının faturaları ödemediğini, fatura alacağı için icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı,
haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış,------ üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş, ----- kayıtları celp edilmiş,-----tarafların ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış,
-- tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi tarafından düzenlenen ----- tarihli raporunda özetle, "...Davacı şirket tarafından ibraz edilen 2024 yıllarına ilişkin ticari defterlerin.
T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220-226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, kayıt nizamı bakımından V.U.K. m. 215-219 hükümleri ile Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine uygun olduğu, Davalı şirketin incelemeye katılmadığı, defter ibraz etmediği, Tarafların ticari defter kayıtlarının------ beyan formlarının birbirini doğruladığı, Takip tarihi itibariyle Davacı şirketin Davalı şirketten takip konusu edilen fatura tutarı 187.653,84 ALACAKLI olduğu,
Davacı şirketin icra takip dosyasında takip öncesi işlemiş faiz yönünden talebinin sayın mahkemenin takdirinde olduğu, takip öncesi işlemiş faiz yönünde dava dosyasına ibraz edilmiş temerrüt evrakının mevcut olmadığı, İtirazın iptali ile ikame edilmiş davanın kabulü ve talebin haklılığına hükmedilmesi halinde.
Davacı şirketin Davalı şirketten takip sonrası talep edebileceği faiz miktarının tutarının infaz aşamasında İcra Dairesi’nce hesap edilebileceği, Davacı’ şirketin icra inkâr tazminatı taleplerine ilişkin takdirin ise Sn. Mahkeme’ ye ait bulunduğu..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur------İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir.
Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Faturanın delil olarak kullanılabilmesi için taraflar arasında sözleşmenin bulunması gerekir. Fatura sözleşmenin ifası yönelik belge hükmündedir. Sözleşmenin kurulmasına yönelik fatura ispat kulfeti açısından sonuç dogurmaz.
Taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat kulfeti davacı taraftadır. Davacı sözleşmenin bulduğunu ve faturaya konu malın davalıya teslim edildiğini ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında sözleşme iliskisi yoksa fatura ispat külfeti açısından sonuç dogurmaz. Ayrıca faturanın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği davacı tarafca ispatlanması gerekir.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları ile ---- formları üzerinde yapılan bilirkişi heyeti incelemesi sonucunda, davacı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı tarafça talep edilen fatura alacağının davacı ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca tarafların-------- formları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde, dosyaya konu alacağın davacı ve davalı tarafından -------- bildirildiği anlaşılmaktadır.
Başka bir deyişle davalı, davacı tarafça talep edilen fatura alacağına ilişkin hizmeti kabul edip ----- de bildirimde bulunduğu anlaşılmaktadır.
O halde davalı, beyanname vermekle faturaya konu hizmet/malları teslim aldığının ve teslim aldığı malların/hizmetin de bedelini ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerekir.------Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının, davalı ile arasındaki ticari ilişkiyi ve alacağını yöntemince ispat ettiği, davalı tarafça dosyaya konu borcun sona erdiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve delilin sunulmadığı, davalının usulüne uygun davetiyeye rağmen ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediği, ibrazdan kaçındığı,
HMK 222/3 maddesi gereğince usulüne uygun tutulan davacı ticari defter ve kayıtlarının hükme esas alınması gerektiği, davalı temerrüde düşürülmediğinden davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne, davalının ------- esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile 187.653,84-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi üzerinden takibin devamına,
davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmitir.İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır. ------ Dosyaya konu alacağın cari hesap ilişkisi/faturaya dayanması sebebiyle alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, hükmedilen asıl alacak miktarı ------ üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/931, K. 2025/847, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama