KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/958
- Karar No
- 2025/270
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2025
Karar Metni
1.057 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/958 Esas
KARAR NO: 2025/270
DAVA
Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04.06.2021
KARAR TARİHİ: 11.04.2025
(Not: Davalı Tasfiye Halinde----- yönünden, takip edilmediğinden ----- esas sayılı dosyasından tefriki ile işbu esasa kaydedilmiştir.)İşbu davanın 10.12.2024 tarihinde işlemden kaldırıldığı anlaşılmakla, dosya ele alınıp incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın, tespit talebi bakımından tüm davalılara, alacak talebi bakımından ise sadece ---- yönelttiklerini, davalı ------ aleyhine açılan alacak davasının mevcut olduğunu, dosyanın karara çıktığını ve halen temyiz aşamasında olduğunu, ------ bu nedenle ikinci defa aynı alacak konusu davalı ----- bakımından dava konusu yapılmadığını, ------- firmasının tasfiye sonucu ile kapatıldığını ve Mahkemece verilen ihya kararı ile tekrar tasfiye durumuna geri döndüğünü, bu firmanın hiçbir mal varlığı bulunmadığından alacağın bu firmadan tahsil imkanının bulunmadığını,
davalı ------- diğer davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğunu, gerek yönetimsel gerekse mal varlığı açısından, iktisadi bütünlük olup birbirinin devamı mahiyetinde oldukları ortak ve yöneticilerinin borçlarını ödememek amacıyla tüzel kişilik perdesi arkasına TMK 2. maddesine aykırı olarak kötü niyetli gizlenerek borçlandırıcı işlem yaptıklarını, alacakların tahsil edilebilmesi için tüzel kişilik perdesinin aralanarak davalı şirketlerin dava konusu alacaktan müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespitini,
davalı --------- taşıyıcı sistemli inşaat işini bir başka deyişle kaba inşaatının yapılması işini üstlendiğini ve sözleşme gereği taahhüt ettiği edimleri tam ve kusursuz olarak tamamlayıp binayı ----tarihinde imzalanan geçici kabul tutanağı ile teslim ettiğini ancak davalı ------ davacıya sözleşme gereği ödemesi gereken son hak edişi olan 96.204,00-TL'yi çeşitli bahaneler ileri sürerek ödemediğini, davacı tarafından dava ve icra takibi yoluna başvurulmuşsa da davalı -------- şirketinin tasfiye edilip kapatıldığını, hiçbir para ve mal varlığı olmadığını,
davacının davalı ---- tutarında alacaklı olduğunun ------ sayılı kararı ile sabit olduğunu, bu aşamada Mahkemece verilen yetki üzerine davacı tarafından ihya davası açıldığını ve ---- karar sayılı kararı ile Tasfiye Halinde ----- ihyasına karar verildiğini, kararın istinaf aşamasından da geçerek kesinleştiğini, davacı şirketin haciz işlemi yapmak için davalı ----- adresine gidildiğinde, kapısında başka ---- firmalarına ait tabelalar bulunduğunu, tek bir personelin çalıştığını,
----- firmasının vergi levhasının bulunduğu klasörde çok sayıda başka davalı ------firmasının ortak ve yöneticileri aynı olan vergi levhalarının bulunduğu ve bu şirketlerin de merkez adresinin bu apartman dairesinin gösterilmiş olduğunu, ---- davada, davalı ----firması,
davalı---- firmalarına ait ---- borcunu davacıdan talep edildiğini, ------ Asliye Ticaret Mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesinde davalı ----firmasının hiçbir ----- borcu ödemediğinin sabit olduğunu, davalı ---- firmaları tarafından ödenen----- prim borcunun davacıya ait olmadığını, davacının hiçbir ---- prim borcunun bulunmadığını ayrıca ---- alınan ilişiksiz kağıdı ve --- yazıları ile sabit olduğunu, borcun davalı ---- firmalarına ait olduğunu, davalı ----firmasının diğer davalı ------ şirketleri ile aynı şirketler grubu içinde yer alan yetersiz sermaye ile kurulduğunu,
ekonomik ve idari bakımdan diğer davalı ----şirketlerine bağımlı, hiçbir malvarlığı bulunmadığını, tüm bu nedenlerle; davalı ----- davacıya borcundan diğer davalı şirketler ------ müşterek müteselsilen sorumlu olduğunun tespitini, şirketler arasındaki tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasını, ------- sayılı kararı ile sabit olan davacı alacağının ---- tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılar ----- müşterek ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davanın öncelikle derdestlik incelemesi yapılarak usulden reddi gerektiğini, "Tüzel Kişiliğin Aralanması" talepli olarak ikame edilen işbu davada müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili şirket ve diğer davalı arasında herhangi bir organik bağ ya da iktisadi bütünlük olmadığını yalnızca sairen ticari ilişki kurulduğunu, davacının iddialarının soyut ve haksız olduğunu, işbu davanın esastan reddi gerektiğini, müvekkili ve diğer davalı şirketler arasında organik, inorganik ya da iktisadi hiçbir bağ bulunmadığını,
------- kabul edildiği üzere sadece olağan dışı işlemler yapılarak dürüstlük kuralına aykırı hareket edilmesinin, kötü niyetle üçüncü kişilere zarar verme amacının ispatlanması hallerinde tüzel kişilik perdesi kaldırılması gerektiğini, bu bağlamda da işbu davanın reddi gerektiğini, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ve alacağın perdenin arkasındakinden de istenebilmesi için sırf alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli işlemler yapıldığının da somut verilerle ispatlanması gerektiğini, tüzel kişinin karar verme organlarına hakim olmak,
tüzel kişinin tek ortağı ya da tek yöneticisi olmak da tüzel kişilik perdesinin kaldırılması için kendi başına yeterli olmadığını, her ne kadar müvekkili şirketin diğer davalılar ile herhangi bir iktisadi ya da organik bağı olmadığı açık olsa da şayet böyle bir bağ olsa dahi üçüncü kişileri zarara uğratacak bir kötü niyet söz konusu olmadığından tüzel kişilik perdesinin aralanmasına karar verilemeyeceğini, daha önce davacıya 6 milyon Liraya yakın ödeme yapan müvekkili şirketin üçüncü kişiye zarar verme kastı ile dürüstülük kuralına aykırı şekilde tüzel kişilik perdesinin arkasına sığındığı iddiası abesle iştigal olacağını,
tüm bu nedenler ve Mahkemece re'sen dikkate alınacak nedenlerle; uğramış ve uğrayacak oldukları zararlara ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın öncelikle usule ilişkin itirazları kapsamında usulden reddini, davacının hukukî olmaktan uzak, haksız ve dayanaksız taleplerinin dikkate alınmamasını, davanın reddine karar verilmesi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava; tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ve alacak davasıdır.HMK 150 maddesinde; "(1)Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.
(2) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez.
(3) Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır. (4) Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir.
Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır." denilmektedir.Davacı tarafından eldeki dosyanın 10.12.2024 tarihinde takip edilmemesi sebebiyle işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.
Davacı tarafından üç aylık yasal süre içerisinde dosyanın yenilenmediği anlaşılmakla davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/958, K. 2025/270, 11 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama