KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/141
- Karar No
- 2025/563
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2025
Karar Metni
1.392 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/141 Esas
KARAR NO: 2025/563
DAVA
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 24/03/2021
KARAR TARİHİ: 03/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketine ---- numaralı ---- sigortalı olan ---- plaka sayılı sürücüsünün kaza yapması sonucu ---- plakalı araçta hasar meydana geldiğini, sigortalı araç sürücüsünün kaza esnasında alkollü olması sebebiyle müvekkili sigorta şirketi tarafından ödenen hasar tazminatının Trafik Sigortası Genel Şartları uyarınca rücuen tahsili amacıyla davalı aleyhine-----Sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının borca, takibe ve tüm işlemlere itiraz ederek takibi durdurduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin aynen devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket adına kayıtlı ----- plakalı araç dava dışı--- kullanımında iken kaza yaptığını, kazanın oluşumunda alkolün etkisi olmadığını, bununla beraber taraflar arasındaki Poliçenin Genel Şartlarına göre sigortacının rücu hakkının doğumu için kazanın salt (münhasıran) alkolün etkisiyle meydana gelmiş olması gerektiğini, tek başına sürücünün alkollü olması sigortacıya rücu hakkı veremeyeceğini, kazaya neden olan araç karşı taraf aracı ---- plakalı araç olup kusurlu olduğunu, bu yönde inceleme yapılmasını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davacı sigorta şirketi tarafından---- poliçesi kapsamında dava dışı ---- plakalı araç için ödenen bedelin davalı/sigortalısından rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd. maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.Davacı, 16/07/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle dava dışı -------- plakalı araçta hasar oluştuğunu, sigorta şirketi tarafından hasar bedelinin ödendiğini, kaza esnasında davalının alkollü olduğu ve kazanın münhasıran davalı/sigortalının alkollü olması sebebiyle meydana geldiğini,
KTK ve ZMMS Genel Şartları gereğince davalının oluşan zarardan sorumlu olduğu ve sigorta şirketinin rücu hakkı bulunduğunu, trafik kazası sebebiyle ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili amacıyla icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiği, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dosyanın safahatı incelendiğinde; ilk olarak açıldığı -------karar sayılı ilamıyla görevsizlik kararı verildiği,
usulüne uygun gönderme talebine istinaden dosyanın mahkememize tevzi edilerek mahkememizin ---- esas sırasına kaydı yapılmış, mahkememizin ---- tarihli kararı ile; "..1-Davanın REDDİNE,..." karar verildiği, davacı vekili tarafından mahkememiz kararının istinaf edilmesi üzerinde dosya----gönderilmiş ve yapılan istinaf incelemesi sonucunda------tarihli ilamı ile; "...Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA..." şeklinde kaldırılmıştır.
Kaldırma kararı sonrasında mahkememizin------ esas sayılı dosyasına kaydı yapılmıştır.
Mahkememizce yeniden yapılan yargılamada; --- tarihli bilirkişi heyeti raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi heyetinin ---- tarihli raporunda özetle, "...Kusur oranları: Sürücü ---- yönetimindeki ------ plakalı araçtali yolda seyretmekte iken kavşağa yaklaştığında, ‘DUR’ Trafik işareti levhasının ikazına uymayıp durmamış, ve kontrolsüz bir şekilde kavşağa girmiştir.
Kavşağa anayoldan gelen ve geçiş önceliğine sahip ------ plaka sayılı aracın kendisine çarpmış olmasında, sürücü -------- Karayolları Trafik Kanununun 47/c, 84/h ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 95/c ve 157a/8 maddelerinde açıklanan kusurları işlediği, kazanın meydana gelmesinde asli ve %75 oranında kusurlu olduğu,
---- plakalı aracın sürücüsü------ kavşağa girecek araçlara sarı fasılalı “YOLVER” trafik uyarı levhası özelliğinde ışıklar yanıp söndürerek sürücüleri uyarmaktadır.---- seyreden sürücüsü ----- yönetimindeki -------- plakalı araç, YOLVER işaret levhası özelliğindeki trafik ışıklarına uyarak kavşağa yaklaşırken hızını düşürmesi, kavşağı dikkatli geçmesi gerekirken hızını düşürmeden kontrolsüzce kavşağa girmiş yeterli dikkat ve özeni göstermemiş olup kazaya karışmıştır.
Sürücü ---- Karayolları Trafik Kanununun 52/1-a maddesinde açıklanan kusuru işlediği, kazanın meydana gelmesinde tali ve %25 oranında kusurlu olduğu, ---- plakalı araç sürücüsü -------- kaza anında 1,15 promil alkollü olduğu, alkol etkisiyle güvenli araç sürüş yeteneğini kaybettiği, kazanın münhasıran alkole bağlı olarak meydana gelmediği, Kazaya neden olan ----- tarihleri arasında,-------- teminatı altında olduğu, kazada araç başına maddi hasar teminat limiti 39.000 TL olduğu, Araç hasar bedeli KDV hariç 14.556 TL, KDV dahil 17.176,84 TL olduğu, --- tarihinde ----ödeme yapıldığı,
(KDV hariç, hasar bedelinin % 75’i)..." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 95. maddesinde "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.
Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesi yer almaktadır. 24.05.2013 tarihli 6487 sayılı kanun ile değişik KTK 48/1 maddesi gereğince uyuşturucu madde ya da alkol almış olan sürücülerin karayolunda taşıt sürmeleri yasaktır.
Aynı kanunun 48/7 fıkrasına göre, özel otomobil sürücüleri için 0.50 promil, diğer taşıt sürücüleri için ise 0.20 promilin üzerinde alkollü almış sürücülerin trafik kazasına neden olmaları durumunda, TCK'nun ilgili maddeleri ayrıca uygulanır.
Bu kanun düzenlemesiyle uyumlu olarak KTK Yönetmeliği'nin 97/1 maddesi şu şekilde belirlenmiştir: “Uyuşturucu maddeleri kullanan sürücüler ile kanlarındaki alkol promil miktarı 0.50 üstünde olan özel otomobil sürücülerinin ve kanlarındaki alkol promil miktarı 0.20 üzerinde olan diğer araç sürücülerinin karayolunda taşıt kullanmaları yasaktır.” 2013 yılında KTK 48/1 fıkrasında ve yeni KZMSS Genel Şartların B.4.-c bendinde yapılan değişiklikle alkollü araç kullanma sebebiyle sürücülerin “güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş” olma şartı ortadan kaldırıldığı gibi alkollü araç kullanmaya yönelik promil sınırı da KTK 48/7 fıkrasında açıkça
düzenlenmiştir. Buna göre 01.06.2015 tarihinden sonra yapılan sigorta sözleşmelerinde sürücünün aynı uyuşturucu madde kullanmasındaki gibi kanunen belirlenen sınırın üzerinde alkollü araç kullanması halinde trafik sigortacısı KZMSS Genel Şartları B.4.-c bendi gereğince rücu hakkını kullanabilecektir.
KTK ve KZMSS Genel Şartlarında yapılan değişiklik sonrası trafik sigortacısının, rücu hakkını kullanabilmesi için TTK 1409/2 fıkrası gereğince sadece sürücünün kanunen belirlenen sınırın üzerinde alkollü araç kullandığını ispat etmesi gerekli ve yeterlidir.
Başka bir deyişle, eski Genel Şartlar döneminde ------- aramış olduğu “kazanın münhasıran alkolün etkisi altında kazanın meydana geldiği” hususunu ispat etmesine gerek yoktur. -------Somut olayda, dava konusu kaza ---- tarihinde meydana gelmiş olup taraflar arasındaki poliçe başlangıç ve bitiş tarihi ---- Başka bir deyişle, eldeki uyuşmazlıkta ----- tarihinden sonra yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları uygulanacaktır.
Bu itibarla davalı sigorta şirketi tarafından tıpkı uyuşturucu madde kullanımında olduğu gibi dava dışı araç sürücüsünün kaza anında alkollü olduğunu ispatlaması gerekli ve yeterlidir. KTK 48 maddesindeki ve eski ZMSS Genel şartlarındaki "güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş" olma şartının kaldırılmış olması sebebiyle kazanın münhasıran alkol altında meydana gelip gelmediğinin tespitine gerek bulunmamaktadır.
Dosya kapsamında alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında -------- plakalı araç sürücüsü ---- promil alkollü olduğu, meydana gelen kazada ---- plakalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu, davacı sigota şirketinin ---- plakalı araç sürücüsünün kusuru oranında yapmış olduğu 10.917,48-TL ödemeyi KZMSS Genel Şartları B.4 maddesi gereğince rücuen tazmini talep edebileceği, dava konusu aracın kamyonet, tarafların tacir olması sebebiyle davacının ödeme tarihinden takip tarihine kadar avans faiz talep edebileceği, (11.10.2019 ile 20.12.2019 tarihleri arasındaki anapara: 10.917,48 TL, işleyen faiz tutarı: 1.802,58 TL,
Anapara + Faiz Toplamı: 12.720,06 TL olduğu), taleple bağlılık gereği davacının 1.627,52-TL işlemiş faiz talebinin yerinde olduğu, davacı tarafça takip talebinde işleyecek faiz yönünden açık bir ifade bulunmaması sebebiyle işleyecek faiz yönünden davacının yasal faiz talep edebileceği anlaşılmış, anılan gerekçelerle davanın kabulüne, davalının ----esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile 10.917,48-TL asıl alacak,
1.627,52 TL işlemiş faiz ve takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi üzerinden takibin devamına karara verilmiştir.İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır. ---- Yukarıda açıklanan gerekçelerle dosyaya konu alacağın yargılamayı gerektirmesi sebebiyle alacağın likit olmadığı anlaşıldığından, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/141, K. 2025/563, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama