KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2025
- Dosya no
- 2025/142
- Karar no
- 2025/992
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/10/2024
- Numarası
- 2024/153 Esas - 2024/712 Karar
- Dava
- Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali
- İstinaf karar tarihi
- 10/07/2025
Karar Metni
1.565 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Alacaklı ... A.
Ş. tarafından "Genel Kredi Sözleşmeleri"ne istinaden, davalı/borçlu kişiler müşterek borçlu ve müteselsil kefaleti ve icra takibindeki diğer borçluların müşterek borçlu ve müteselsil kefaleti ile nakdi/ teminat mektupları kredisi uyarınca davalılar/borçlular, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla takip başlatıldığını, davalı borçluların takipte kesinleşen asıl alacak olan 344.900,00 TL tutar ile sorumlu olduklarını ...
A.Ş.'nin 2021 yılında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) 'ye geçtiğini, TMSF mezkur bankanın tüm alacaklarını 21.02.2006'da ... Yönetim A.Ş.'ye temlik ettiğini, müvekkili ... Yönetim A. Ş. 'nin 06.03.2017'de ... Yönetimi A.Ş. ile birleştiğini, temlik eden ...
A.Ş. tarafından borçlulara gönderilen Zeytinburnu ...Noterliğinin 12.11.1998 tarihli ihtarnamesi ile genel kredi sözleşmeleri gereğince borçluların kat edilen hesapları uyarınca nakdi kredi borcu ve gayri nakdi kredi borcunun tebliğden itibaren 1 gün içinde ödenmesi ihtar edilmiş olmasına rağmen davalı borçlular tarafından işbu borç tutarı ödenmeyerek temerrüte düşüldüğünü, davalı / borçlular hakkında İstanbul ... İcra Dairesi ...
E. sayılı icra dosyası ile yenilenip icra takibine devam edildiğini, mezkur icra takip dosyasına ; ..., 05/10/2016 tarihinde, ..., 05/05/2015 tarihinde ve ..., 30/04/2015 tarihinde haksız, mesnetsiz, usul ve yasaya aykırı olarak itiraz ettiklerini ve takibin durduğunu, öncelikle müvekkili alacaklı şiketin alacağının temini bakımından; borçluların davaya konu mezkur icra takibine itiraz ederken ödemeye ilişkin hiç bir belge sunmaması yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali ve böyle bir durumda ilerde verilecek olan kararın infazının mümkün olmayacağı ihtimali göz önüne alınarak,
davalı/ borçlular adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine karar verilmesine, yapılacak yargılama ile davalı borçluların haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına , davalı borçlular aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere her iki davalı için ayrı ayrı icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikli olarak davacının huzurdaki davaya konu talepleri ve itirazın iptali davası açma hakkının zamanaşımına uğradığını belirterek zamanaşımı itirazında bulunduklarını, nitekim huzurdaki davaya ve İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına dayanak yapılan ve davalı müvekkilinin tarafı olmadığı ...
A.Ş. ile akdedilmiş olan genel kredi sözleşmesinin 21.11.1997 tarihli olduğunu, davalı müvekkiline tebliğ edilmemiş olan Zeytinburnu ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı kat ihtarnamesinin ise 12.11.1998 tarihli olduğunu, davaya konu takibin İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası ile 13.04.2015 tarihinde başlatıldığını, müvekkilinin 29/05/2016 tarihinde yasal süre içerisinde takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, alacaklı vekillerince tamamen hukuka aykırı şekilde ödeme emrinin ikinci kez tebliğ edilmesi nedeniyle 05.10.2016 tarihinde müvekkili tarafından tekrar itiraz edildiğini, huzurdaki davanın ise 08.06.2023 tarihinde açıldığını, icra takibinin açıldığı 13.04.2015 tarihinde, 21.11.1997 tarihli sözleşme ve 12.11.1998 tarihli kat ihtarnamesine konu alacakların üzerinden 10 yıldan fazla süre geçtiğinden,
huzurdaki davanın ikame edildiği 08.06.2023 tarihinde ise 20 yıldan fazla zaman geçtiğinden kredi sözleşmesine dayalı alacak zamanaşımına uğradığını, takibe dayanak belgelerde müvekikilinin ismi ve imzası olmamakla birlikte, davacı taraf müvekkilinin müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu iddia ettiğinden ve TBK'nın 598/4. maddesi gereğince "kefalet, on yıldan fazla bir süre için verilmiş olsa bile, uzatılmış veya yeni bir kefalet verilmiş olmadıkça kefil, ancak on yıllık süre doluncaya kadar takip edilebildiğinden" müvekkilinin söz konusu borçtan sorumlu tutulamayacağını, Takip ve dava konusu alacağa dayanak yapılan ...
A.Ş. ile akdedilmiş olan genel kredi sözleşmesinin ve eklerinin borçlusu ... A.Ş. olup, ... A.Ş., ... Tic. A.Ş., ... ve ... ise müşterek borçlu müteselsil kefil olduklarını, müvekkili ...'ın ise ne bu kredi sözleşmesinde ne de başkaca herhangi bir sözleşmede ismi ya da imzası bulunmadığını, müvekkilinin dava konusu genel kredi sözleşmesinin borçlusu olan ... Tic.
A.Ş. nin 1995-1996 arasında ortağı olduğunu ve yönetiminde yer aldığını, ancak müvekkilinin şirket yönetiminde olduğu süreçte hiçbir zaman imza yetkisi olmadığını, müvekkilinin borçlu şirketin yönetiminden ayrıldıktan sonraki yöneticiler tarafından ...
A.Ş.'den alınmış olan dava konusu döviz kredileri karşılığında 5 adet işletme rehni ve gayrimenkul ipotek verildiğini, davacı-alacaklının alacağını bu teminatlardan karşılama imkanına sahip olduğundan ve öncelikli olarak bunları paraya çevirmesi gerektiğinden huzurdaki davayı açmakta hukuki yararı olmadığını , ayrıca asıl borçlu şirketin iflas ettiğini ve alacaklının asıl borçlu ile müteselsil kefillerden biri yönünden takipten feragat ettiğini, diğer kefillerin de sorumluluğunun sona erdiğini belirterek haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli davanın,
davalı müvekkili ... yönünden öncelikle zamanaşımı nedeniyle usulden bu kabul edilmez ise esastan reddine, takibinde haksız ve kötüniyetli olan davacı alacaklının dava değerinin %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle.
Söz konusu davanın, davacı tarafından belirsiz dava olarak açıldığını, itirazın iptali davasının belirsiz olarak kısmi dava şeklinde açılamayacağını, dava konusu döviz kredileri karşılığında 5 adet işletme rehni ve gayrimenkul ipotek verildiğini, davacı - alacaklının alacağını bu teminatlardan karşılama imkanına sahip olduğundan ve öncelikli olarak bunları paraya çevirmesi gerektiğinden huzurdaki davayı açmakta hukuki yararı olmadığını, davaya konu talepleri ve itirazın iptali davası açma hakkının zamanaşımına uğradığını belirterek zamanaşımı itirazında bulunduklarını,
ayrıca alacaklı vekili tarafından 20.01.2017 tarihinde asıl borçlu olan ... Tic. A.Ş. ile müteselsil kefil ...
Sanayi A.Ş. yönünden icra takibinden feragat edildiğini, esas borçlu yönünden bir feragat söz konusu olması karşısında kefaletin feri nitelikte olduğu da düşünüldüğünde kefilin sorumluluğuna gitmek hem kanuna hem de iyiniyet ve dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil ettiğini belirterek haksız açılan davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise itirazları doğrultusunda davanın esastan reddine, davacı aleyhine haksız ve kötü niyetli takip başlatması ve işbu davayı açması hasebiyle takip konusu alacağın % 20'den az olmamak üzere ilgili İİK hükümleri gereğince kötüniyet tazminatına hükmolunmasına,
yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'ye usulüne uygun tebliğe çıkarılmasına rağmen cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...6100 Sayılı HMK'nın 150. maddesi "usulüne uygun şekilde davet edilmiş taraflar gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.
İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak 3 ay içinde yenilenmeyen davalar süresinin dolduğu gün itibariyle açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır." hükümlerini ihtiva etmektedir.
Dosya kapsamından davacının dosyanın işlemden kaldırıldığı 28/06/2024 tarihli duruşmadan itibaren 3 aylık yasal süre içerisinde talebini yenilemediği anlaşılmakla HMK 150 maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına," karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme kararının vekalet ücreti yönünden usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yerel Mahkemece usul ve esas hükümlülerine aykırı şekilde hükmedilen işbu ilamın vekalet ücreti, davalılardan ... tarafından İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu, davacı kurumun haksız bir ödeme veya haciz işlemine maruz kalmaması adına ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Dava, itirazın iptali davasıdır. İlk derece mahkemesince HMK 150 maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına ve davalılar yararına nispi vekalet ücretine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince vekalet ücretine yönelik istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin Görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücret başlıklı 7. Maddesi.
"MADDE 7- (1) Ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar; davanın nakli, davanın açılmamış sayılması yahut görevsizlik veya yetkisizlik kararı verildikten sonra başka bir mahkemede yargılamaya devam edilmemesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur.
Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez.Eldeki uyuşmazlıkta 06/12/2023 tarihinde ön inceleme duruşmasının yapıldığı bilahare haberdar olunmasına rağmen 28/06/2024 tarihli duruşmaya tarafların katılmaması üzerine HMK 150 maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına, dosya süresinde yenilenmediğinden 16/10/2024 tarihinde de davacın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmektedir.
İlk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 7 maddesi gereği davalılar yararına 17.900 TL vekalet ücreti takdiri gerekmekte iken mahkemece hatalı değerlendirme ile 55.184,00 TL vekalet ücretine karar verilmesi isabetli olmamıştır.Ancak dairemizce verilen karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan AAÜT 7. Maddesi gereği davalılar yararına 30.000 TL ücret takdiri gerekmektedir.HMK'nın 355.
Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda.
Mahkemece davalılar yararına takdir edilen vekalet ücretine ilişkin hüküm bölümü isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2025/142, K. 2025/992, 10 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama