KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/2
- Karar No
- 2025/789
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2025
Karar Metni
844 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/2 Esas
KARAR NO: 2025/789
DAVA
Şirketin İhyası (TTK 547. Madde uyarınca)
DAVA TARİHİ: 02/01/2025
KARAR TARİHİ: 15/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası (TTK 547. Madde uyarınca) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle.
Müvekkili, ---- hasım göstererek ------- Esas sayılı dosya ile devre mülk sözleşmesinden kaynaklı alacak davası açtığını, yapılan yargılama sürecinde----tasfiye olduğu ve --- kaydının silindiği anlaşıldığını,-------- Mahkemesi’nde açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından işbu davayı açmak için taraflarına mehil verildiğini ihyasını istedikleri ---- ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki adresi ----------olduğunu, işbu şirket ticaret sicilinden ---------tarihinde genel kurul kararıyla silindiğini, şirketin tasfiye memuru davalı ---- olup kimlik ve iletişim bilgilerinin---------- celbi gerektiğini,
dolayısıyla gerek kanunun lafzında gerekse Yargıtay kararlarından görüldüğü üzere tasfiye işlemlerinin eksik olması halinde şirketin ihyasının mahkemeden talep edileceği açık olup somut olayda da sicilden terkin edilen şirketin -----------Mahkemesi’nde açılan davada taraf teşkilinin sağlanabilmesi için şirketin ihyası gerektiğini,---- hükmünde de değinildiği üzere şirketin ek tasfiyesi için karar vererek şirketle ile ilgili işlemlerin yapılabilmesi ve şirketin davada temsili için davalı son tasfiye memuru ya da yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan edilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Cevap dilekçesinde özetle; -------TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan;
tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı -------- sorumluluğu bulunmadığını, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olduğunu, müvekkili davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, dava dışı ------- sayılı dosyası için ihyası talebidir. TTK'nın 547. Maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir.
Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp,
tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.------- gelen müzekkere cevabının incelenmesi sonucu, şirket merkezinin yetki alanlarımız içinde olduğu tespit edilmiştir.
Davacının, davaya devam edebilmesi için şirketin ihyası davası açmasında ve tasfiye ve terkinden sonra dava açılması nedeniyle davacı bakımından tasfiyenin usulüne uygun sonlandırıldığının kabul edilemeyeceği ve dava açmakta hukuki yararı olduğu sabittir.
Buna göre tasfiye işlemleri eksik yapılmış olup, tasfiye işlemlerinin eksik yapılmasından tasfiye memuru sorumludur.Somut olayda; dosya içerisine gelen dava dışı şirketin --------- kayıtlarının incelenmesi sonucu şirket merkezinin ----- olduğu, dosya içerisine gelen kayıtlar incelenmesi sonucu şirketin---- tarihinde tasfiyesinin sona erdiği ve sicilden terkin edildiği, ---- Esas sayılı dosyası ile dava açılması nedeniyle davacı bakımından tasfiyenin usulüne uygun sonlandırıldığının kabul edilemeyeceği ve dava açmakta hukuki yararı olduğu sabittir.
Buna göre tasfiye işlemleri eksik yapılmış olup, tasfiye işlemlerinin eksik yapılmasından tasfiye memuru sorumludur.Tasfiye halinde bulunan şirkete dava dilekçesinin tebliğ edilmemiş olması veya şirket kaydı silindikten sonra tebliğ edilmiş olması sonucu değiştirmeyecektir.Dava konusu dosyada; şirketin fesih ve tasfiye işlemlerinden sonra --------- Esas sayılı dosyasında davanın görülebilmesi için davaya konu terkin edilen şirketin ihyası zorunlu bulunmakla davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar vermek gerekmiştir.Davacı tasfiye memuru tasfiye işlemlerini eksik bıraktığından dava açılmasına sebep olmuştur.
Bu nedenle yargılama giderlerinden davacı tasfiye memurunun sorumlu tutulması gerekir.
Tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun HMK'nun 326. maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olup, yasal hasım konumunda olan davalı sicil müdürlüğünün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz.
TTK'nun 547.maddesi uyarınca, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memuru bu ek işlemler sonuçlanıncaya kadar şirketin ticaret siciline yeniden tescilini isteyebilirler. Olayımızda ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşıldığından, talebin kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir. ----------
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/2, K. 2025/789, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama