KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/20
- Karar No
- 2026/339
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2026
Karar Metni
1.392 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/20
KARAR NO : 2026/339
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/01/2025
KARAR TARİHİ : 02/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı şirketin, davalıya oluklu mukavva satışı yaptığı, ancak davalının ürün bedellerini ödemediği, bu nedenle davacı şirketin davalıdan cari hesap alacağının bulunduğu, alacağın fatura, irsaliye ve cari hesap kayıtlarıyla desteklendiği, davalının ----- Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ----- Esas sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunduğu, ancak 12.11.2024 tarihli karar ile bu talebin reddedildiği ve şirketin borca batık olmadığının tespit edildiği, davalının ödeme güçlüğü bulunmadığı, buna rağmen borcunu ödemediği, alacağın tahsili amacıyla ---.
İcra Müdürlüğü’nün ------ Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalının 20.11.2024 tarihli dilekçe ile borca itiraz ettiği ve takibin durduğu, davacı şirketin, takip konusu alacağın 85.218,49 TL olduğu, alacağın likit ve muaccel olduğu, yapılan itirazın haksız olduğu, bu nedenle itirazın iptali davasının açıldığı ve %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından, faturalara konu mal ve hizmetin teslim alınmadığı, bu hususun davacı tarafından usulünce ispat edilmesi gerektiği, aksi halde davanın reddinin gerektiği, davacının icra inkâr tazminatı talebinin usul ve yasaya aykırı olduğu, icra inkâr tazminatı şartlarının oluşmadığı, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67. vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.Davacı, davalı ile aralarındaki ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişki kapsamında davalıya faturanın gönderildiğini, davalının faturaları ödemediğini, fatura alacağı için icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı,
haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, -----İcra Müdürlüğü’nün ------ Esas sayılı İcra Dosyası UYAP üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş, ---- ve ----- Vergi Dairesinden tarafların BA-BS kayıtları celp edilmiş, mersisten tarafların ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış,
----Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- Talimat sayılı dosyası ile 16.05.2025 tarihli bilirkişi raporu alınmış, 04.02.2026 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.
---- Asliye Ticaret Mahkemesinin ------- Talimat sayılı dosyası ile alınan bilirkişi tarafından düzenlenen 16.05.2025 tarihli raporunda özetle, "...Dosya ve ekleri üzerinde yapılan inceleme ve tetkikler sonrasında aşağıdaki hususların varlığı tespit edilmiştir. -----. adına düzenlemiş olduğu 20.11.2023 tarihli 60.631.56 TL.bedelli ve ------ e-arşiv fatura muhteviyatının (---- toplam 2013 adet) 20.11.2023 tarihinde ---- Plaka sayılı taşıtla ---- T.C.
Kimlik no.lu Şoför ---- tarafından taşındığı ve ----- tarafında teslim edilmiş olduğu gözlenmiş, Ayrıca, Davalı kurumun Konkordato talebi Sayın ---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nce 12.11.2024 tarihinde Reddedilmiş, Teslime ait e-arşiv fatura düzenlenme tarihi 20.11.2023 olup, Konkordatoya bağımlı bir durumun söz konusu olmadığı, Teslim işleminde, bilcümle işlemlerin usulü dairesinde fiilen gerçekleştirildiğinden dolayı, Davalı Kurumun fatura bedeli 60.631,56 TL. ile Takipten Önce Konkordato Dosyasına Bildirim Tarihi İtibariyle İşlemiş Avans Faizinin de (24.586,93 TL) Toplamda 85.218,49 TL. olarak,
ödemesi gerektiği Kanaatimizi beyan eder..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 04.02.2026 tarihli raporunda özetle, "...Davacı tarafından ibraz edilen 2022-2023-2024 yılına ilişkin ticari defterlerin; açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, ticari defterlerinin Kayıt nizamı bakımından uygun olduğu davacı şirket lehine veya aleyhine delil kabiliyetleri Sayın Mahkemeniz takdirinde olduğu, Davalı tarafın ticari defterlerinin talimat yoluyla incelenmesi talep edilmiş olmakla birlikte, davalı tarafından ticari defterlerin ibraz edilmemesi nedeniyle, davalı tarafın ticari defterleri üzerinde fiilen inceleme yapılamadığı,
Tarafların tacir olduğu ve taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre 2022–2023-2024 yılları arasında davalı adına toplam 450.391,04 TL tutarında fatura düzenlediği, davalı tarafından toplam 389.759,48 TL ödeme yapıldığı, takibe konu alacağı oluşturan faturanın e-fatura olarak düzenlendiği ve davalıya elektronik ortamda iletildiği, faturaya süresi içerisinde itiraz edilmediği ve iade faturası düzenlenmediği, ayıp ihbarında bulunulmadığı, bu haliyle faturalara konu mal tesliminin gerçekleştiği davacının ticari defter kayıtlarına göre;
takip tarihi itibariyle davacının davalıdan kaydi olarak 60.631,56.- alacaklı olduğu, takip talebinde konkordato dosyasına bildirim tarihi itibarıyla işlemiş avans faizi olarak 24.586,93 TL talep edildiği, takip tarihi öncesinde işlemiş faizin talep edilebilir olduğu yönünde değerlendirme yapılması halinde ise talep edilen faiz tutarının 25.586,93 TL olduğu, icra inkâr tazminatı ve tarafların diğer taleplerine ilişkin takdirin ise Mahkeme’ ye ait bulunduğu görüşüne ulaşılmıştır..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Kural olarak,
bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır.
Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Faturanın delil olarak kullanılabilmesi için taraflar arasında sözleşmenin bulunması gerekir. Fatura sözleşmenin ifası yönelik belge hükmündedir. Sözleşmenin kurulmasına yönelik fatura ispat kulfeti açısından sonuç dogurmaz. Taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat kulfeti davacı taraftadır.
Davacı sözleşmenin bulduğunu ve faturaya konu malın davalıya teslim edildiğini ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında sözleşme iliskisi yoksa fatura ispat külfeti açısından sonuç doğurmaz. Ayrıca faturanın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği davacı tarafca ispatlanması gerekir.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları ile BA BS formları üzerinde yapılan bilirkişi heyeti incelemesi sonucunda, davacı ve davalı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı tarafça talep edilen cari hesap alacağının davacı ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu, BA-BS formlarında yapılan incelemede dava konusu faturaların davacı tarafından davalıya bildirildiği ve BA-BS formlarının birbirini doğruladığı, faturaya konu malın teslim edildiğine ilişkin irsaliyenin mevcut olduğu, irsaliyede teslim alan ve teslim eden kısımlarında isim ve imzanın yer aldığı,
davalının usulüne uygun davetiyeye rağmen ticari defter ve kayıtlarının ibraz etmediği, ibrazdan kaçındığı, HMK 222/3 maddesi gereğince davacı ticari defter ve kayıtlarının esas alınması gerektiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının, davalı ile arasındaki ticari ilişkiyi ve alacağını yöntemince ispat ettiği, davalı tarafça dosyaya konu borcun sona erdiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve delilin sunulmadığı, davalının ticari defter ve kayıtlarının ibrazdan kaçınması sebebiyle HMK 222/3 maddesi gereğince davacı ticari kayıtlarının hükme esas alındığı,
davacı tarafça konkordato dosyasına yapılan başvuru alacak bildirimi niteliğinde olup ödeme ihtarı yerine geçmeyeceği, konkordato dosyasına alacak bildiriminin borçluyu temerrüde düşürmek için tek başına yeterli olmadığı, bu itibarla davacının takip tarihinden önce davalının temerrüte düşürülmemesi sebebiyle davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne, davalının ----.
İcra Dairesi'nin ------ esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile 60.631,56-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin devamına karar verilmiştir.İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır. (------) Dosyaya konu alacağın cari hesap ilişkisi/faturaya dayanması sebebiyle alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından,
hükmedilen asıl alacak miktarı (Yargıtay ------Karar sayılı ilamı) üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/20, K. 2026/339, 2 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama