KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/327
- Karar No
- 2025/762
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2025
Karar Metni
2.033 kelime·10 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/327
KARAR NO : 2025/762
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : 11.04.2025
KARAR TARİHİ : 09.10.2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----.
İş Mahkemesinin ----- esas, ---- karar sayılı dosyasında, dava dışı ---- tarafından işbu dosya davalısı ---. ile müvekkili şirket ile 2020 yılında birleşen------. aleyhinde işçi işveren ilişkisinden kaynaklı olarak açılan işçilik alacakları davasında, davacının davasının kıdem tazminatı, yıllık izin alacağı, ücret alacağı, prim alacağı talepleri yönünden kabulüne karar verildiğini, verilen kararın ----- Bölge Adliye Mahkemesi -----.
Hukuk Dairesinin --- esas, ------ karar sayılı ilamı ile kısmen kaldırılarak yeniden hüküm kurulduğunu ve davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, verilen kararın ----.
İcra Dairesinin ------- esas sayılı dosyasında icra takibine konu edildiğini ve müvekkili şirket tarafından dosyaya mahsuben 30.04.2024 tarihinde 231.400,00-TL, 26.06.2024 tarihinde 10.000,00-TL, 12.06.2024 tarihinde 45.753,13-TL ödenerek dosya borcunun kapatıldığını, ödenen bu miktarlara istinaden müvekkili şirket tarafından rücu talebiyle, davalı ----. aleyhinde öncelikle ----.
İcra Dairesinin --- esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun borca ve yetkiye itirazı üzerine dosyanın yetkili -----.
İcra Dairesinin ----- esas sayılı dosyasına gönderildiğini, bu dosya kapsamında gönderilen ödeme emrine karşılık davalı borçlu şirketin süresi içerisinde borca itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, yapılan arabuluculuk başvurusunun anlaşmazlık olarak sonuçlanması üzerine davalı aleyhinde itirazın iptali ve takibin devamı istemiyle işbu davanın açıldığını, davalı borçlunun borca itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, ------ İş Mahkemesinin ----- esas, ---- karar sayılı dosyasında dava dışı ----- tarafından,
inşaat mühendisi olarak 02.01.2012 tarihinde davalı ----- şirketinin sigortalısı olarak çalışmaya başladığını ve davalının talimatıyla davalının iş aldığı ------ ait projelerde çalıştığını, davalı tarafından ücret ve prim alacakları ödenmediğinden iş akdini haklı olarak feshettiğini ve kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı, ücret alacağı, prim alacağı talepleriyle hem davalı şirket hem de müvekkili şirket ile birleşmiş olan ------- aleyhinde dava açtığını, açılan davada her ne kadar davalılar arasında alt işveren asıl işveren ilişkisi bulunmadığı,
davacının ------- İnşaatın işçisi olarak çalıştığı projelerden yalnızca bir tanesinde (-----) taraf olunduğunu, bu projenin de tüm maddi ve manevi sorumluluğunun davalı şirkete ait olduğu belirtilerek hem husumet itirazında bulunulduğunu hem de davanın reddinin talep edildiğini ancak İş Mahkemesince davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğunun ve davacının taleplerinin her iki davalı yönünden de kabulüne karar verildiğini, davanın kabulüne dair verilen kararın istinaf incelemesi sonucu ----- Bölge Adliye Mahkemesi ------.
Hukuk dairesinin ---- esas, ------ karar sayılı ilamı ile kısmen kaldırıldığını ve yeniden kurulan hükümle birlikte-------, kıdem tazminatı olarak 20.158,48-TL alacağının 05.09.2016 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yıllık izin alacağı olarak 14.933.33-TL alacağının 29.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ücret alacağı olarak net 65.811,06-TL'nin tespitine,
7.867,06-TL'sinin 29.09.2017 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, prim alacağı olarak net 52.000,00-TL'nin tespitine, 34.000,00-TL'sinin 29.09.2017 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline kararının verildiğini, kabul edilen rakamlar üzerinden yargılama gideri ve vekalet ücretine de hükmedildiğini, kararın -----.
İcra Dairesinin----- esas sayılı dosyasında icra takibine konu edildiğini ve dosya borcuna kaşılık müvekkili şirket tarafından 30.04.2024 tarihinde 231.400,00-TL, 26.06.2024 tarihinde 10.000,00-TL, 12.06.2024 tarihinde 45.753,13-TL ödenerek dosya borcunun kapatıldığını, alacağa dayanak dava dosyası incelendiğinde görüleceği üzere davalı şirketin, personeline ödemekle yükümlü olduğu bir kısım ücret ve prim alacaklarını ödemediğini, işçisi tarafından iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini ve açılan davada işçi lehine yukarıda miktarlarını belirtilen alacaklara ayrı ayrı hükmedildiğini,
müvekkilinin davaya konu işçilik alacaklarına dair dava dışı işçiye herhangi bir borcunun ve yükümlülüğünün bulunmadığını, müvekkili dava dışı işçinin davalı şirket personeli olarak çalıştığı farklı projelerden yalnızca bir ------ projesinde taraf olduğunu, bu projede de işçilere karşı her türlü sorumluluğun davalı şirkete ait olduğunu, bu hususta İş Mahkemesi dosyası ile müvekkili şirket kayıtlarına ve davalı ile müvekkili arasında imzalanan sözleşmelere delil olarak dayanıldığını, müvekkilinin kararın kesinleşmesi üzerine üst işveren sıfatıyla aleyhinde hükmedilen bedelin tamamını yargılama giderleri ile birlikte ödemek zorunda kaldığını,
ödenen miktarın tamamının davalı tarafından müvekkiline faiziyle birlikte iade edilmesini, davalının itirazının hakız ve kötü niyetli olup takibi sürüncemede bırakmak ve geç ödeme yoluyla haksız menfaat temin etmeye yönelik olduğunu, davalı yanın kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, alacak miktarı likit olup, miktara dair herhangi bir belirsizlik veya ihtilaf da bulunmadığını, bu nedenle davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi de gerektiğini, tüm bu nedenlerle;
davalı borçlunun ---- İcra Dairesinin------ esas sayılı dosyasına yapmış oduğu itirazının iptalini, asıl alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından müvekkili şirket aleyhine ----- İcra Dairesinin ------- esas sayılı dosyasında başlatılan ilamsız takip üzerine, süresi içinde yasal haklar kullanılarak borca ve yetkiye itiraz edildiğini, bu suretle takip durdurulduğunu, takipte dayanak yapılan ödeme ve borç ilişkisinin mahiyeti itibarıyla müvekkili şirket ile doğrudan herhangi bir borç ilişkisinin mevcut olmaması nedeniyle yapılan itirazın, açıkça hukuka uygun ve yerinde olduğunu, bu itiraz üzerine açılan işbu itirazın iptali davasında,
davacı tarafın müvekkili şirketin dava dışı işçiye yönelik yaptığı ödemeleri gerekçe göstererek, müvekkili şirketin bu alacaklardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu iddia ettiğini ve buna dayalı olarak rücu hakkı ileri sürdüğünü, rücuen alacak talebinin kabul edilebilmesi için taraflar arasında hukuken geçerli bir alt işveren-asıl işveren ilişkisinin, müteselsil borç ilişkisinin ya da açık bir sözleşmesel sorumluluğun mevcut olması gerektiğini, davacı tarafından ileri sürülen hususların yalnızca genel ve soyut beyanlardan ibaret olduğunu, müvekkilinin dava dışı işçiye karşı herhangi bir ödeme yükümlülüğünün doğmadığını,
bu kararlar çerçevesinde, müvekkili şirketin dava dışı işçiye yönelik herhangi bir asli borçlu sıfatı taşıdığına dair açık ve kesin bir değerlendirme bulunmadığı gibi sorumluluğun kapsamının da belirsiz olduğunu, varsayım olarak müvekkilinin davacı şirkete karşı bir ödeme yükümlülüğü bulunsa dahi, bu yükümlülüğün müvekkili açısından sınırlı ve proje bazlı teknik sorumlulukla sınırlı olması gerektiğini, bu nedenle geniş kapsamlı ve müşterek bir borç yüklenmesinin hukuk güvenliği ilkesine ve borcun şahsiliği prensibine açıkça aykırı olduğunu, davacının, ---- İş Mahkemesi'nin ----- esas,
------ sayılı kararına istinaden dava dışı işçiye yaptığı ödemeyi müvekkiline rücuen yüklemeye çalıştığını ancak taraflar arasında, davacının ödemesini hukuken dayandırabileceği nitelikte bir borç ilişkisinin olmadığını, rücu sorumluluğunun doğabilmesi için ya taraflar arasında sözleşmesel bir düzenleme olmalı ya da müvekkilinin hukuki olarak bu alacaklardan doğrudan sorumlu olması gerektiğini, dosya kapsamından böyle bir ilişkinin ortaya konulamadığını, dava dışı işçi ile müvekkili arasında doğrudan veya dolaylı bir hizmet ya da iş ilişkisi bulunmadığını ayrıca dava konusu edilen işçilik alacaklarının,
müvekkilinin yüklenicisi olduğu ---- Projesi dışındaki projelere ilişkin olduğunu, müvekkilinin, ------Projesi ile sınırlı sorumluluğu haricinde, dava dışı işçiye karşı herhangi bir ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, aksini kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının kendisinin de sorumlu olduğu borcun tamamını taraflarına yüklemeye çalışmasının haksız kazanç elde etmeye yönelik olup hukuka aykırı olduğunu, aksi kabul anlamına gelmemekle birlikte alacağın likit olması gerektiğini, aksi kabul anlamına gelmemekle birlikte icra inkar tazminatını taleplerinin reddi gerektiğini, tüm bu nedenlerle;
haksız ve dayanaktan yoksun davanın reddini, itirazın haklı bir nedene dayanmamış olması sebebiyle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE
Dava; rücuen tazminat talebine dayalı olarak başlatılan itirazın iptaline ilişkindir.
---- İş Mahkemesi'nin ---- esas, ---- karar sayılı dosyasında, dava dışı ---- tarafından davalı ------. ile davacı şirket ile 2020 yılında birleşen ------- Aleyhinde işçilik alacağı davası açılmıştır. Yapılan yargılama sonunda dava dışı işçinin davasının kıdem tazminatı, yıllık izin alacağı, ücret alacağı, prim alacağı talepleri yönünden kabulüne karar verilmiş, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, ----- Bölge Adliye Mahkemesi -----.
Hukuk Dairesinin ---- esas, ------- karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararı kısmen kaldırılmış ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar kesin nitelikte verilmiş ve istinaf ilamı ile dosya kesinleşmiştir.
Verilen karar ----- İcra Müdürlüğünün ------ esas sayılı dosyasında icra takibine konu edilmiş ve davacı tarafından dosyaya mahsuben 30.04.2024 tarihinde 231.400,00 TL, 26.06.2024 tarihinde 10.823,83 TL, 12.06.2024 tarihinde 45.753,13TL ödeme yapılmıştır. ----- Bölge Adliye Mahkemesi ----- Hukuk Dairesinin ----- esas, ---- karar sayılı ilamına istinaden -----.
İcra Dairesinin ----- esas sayılı dosyasına yapılan ödemelerin rücuen tazmini için davacı tarafından davalı aleyhine ---- İcra Dairesi'nin------ esas sayılı dosyasında icra takibine geçilmiş, 231.400,00 TL asıl alacak ve bu alacağa işleyen 66.243,80 TL faiz, 45.753,13 TL asıl alacak ve bu alacağa işleyen 1.654,63 TL faiz ve 10.823,83 TL asıl alacak ve bu alacağa işleyen 291,80 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 356.167,19 TL üzerinden icra takibine geçilmiş, davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine takip durmuştur.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.----Bölge Adliye Mahkemesi ------.
Hukuk Dairesi'nin ----- esas, ----- karar sayılı ilamı.
"İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.Tüm alt işverenlerin işçi alacaklarından dolayı dava dışı işçilere ödenen ihbar tazminatı ve ferilerinin tamamından kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai, hafta tatili,
genel tatil ücreti ve ücret alacağı ile bu alacakların işlemiş faizi ve ferilerinden ihale dönemlerinde dava dışı işçileri çalıştırdığı sürelere isabet eden miktarla sınırlı olmak üzere sorumluluğu bulunmaktadır.Yine, 6098 s.TBK.'nın 117. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit duruma düşer. Bu durumda alacaklı şahıs ancak temerrüt tarihinden itibaren faiz isteyebilir.
İhtarnamenin bulunmaması halinde ise icra takibi varsa icra takip tarihinden, icra takibinin bulunmaması halinde ise dava tarihinden itibaren faiz istenebilir. Öte yandan dava dışı işçi tarafından açılmış bulunan davada, eldeki davanın davalısının davalı olarak gösterildiği durumlarda davacı kurum işçiye ödenen miktar için ödeme tarihinden itibaren faiz isteme hakkına sahip bulunmaktadır.
Ayrıca belirtmek gerekir ki, dava dışı işçi tarafından açılan dava, eldeki davanın davalısına ihbar edilmişse davacının ödeme tarihinden itibaren faiz isteme hakkına sahip olduğu da kabul edilmelidir."Şeklindedir.Tüm dosya kapsamı ve belirtilen istinaf ilamı dikkate alındığında, davacının dava dışı işçi için yaptığı ödemenin davalıya rücu edilmesi talebinde haklı olduğu, dava dışı işçi tarafından işçi alacakları davasında mahkememiz somut dava davalısının davalı olarak yer aldığı,
bu sebeple davacı tarafından dava dışı işçiye yapılan ödeme tarihinde davalının temerrüte düştüğü, ödeme tarihi ile somut davaya konu edilen icra takip tarihi arasındaki dönem için davacının faiz talebinde haklı olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, davalı tarafça yapılan itirazın iptaline karar verilmiştir.Somut dava icra inkar tazminatı talebi yönünden değerlendirilmekle.
İcra ve İflas Kanunu'nun 67.maddesinin 2. fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir.
Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından hesap edilebilecek durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü gerekir.Ödemeye konu bedelin belirli olması gözetildiğinde asıl alacağın likit (bilinebilir- belirlenebilir) olduğundan bahisle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca hüküm altına alınan miktar üzerinden %20 oranında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/327, K. 2025/762, 9 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama