KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/367
- Karar No
- 2026/416
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2026
Karar Metni
1.291 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/367
KARAR NO : 2026/416
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25.04.2025
KARAR TARİHİ : 28.04.2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Türk Ticaret Kanununun 5/A Maddesinde yer alan ticari uyuşmazlıklarda zorunlu dava şartı olan arabuluculuk sürecinin ---- Arabuluculuk Bürosu'nun ----- büro dosya numaralı ve ----- arabuluculuk dosya numaralı dosyası ile tamamlandığını, Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağına göre anlaşma sağlanamadığıni, müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin sağlık turizm komplikasyon sigortası poliçesinin tanıtımını yaptığını, bu tanıtım sırasında oluşan portföyü sigorta poliçesi düzenlenmesi için davalı tarafa yönlendirdiğini,
davalının sigorta şirketinden aldığı komisyon bedelini müvekkili ile paylaştığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin uzun yıllardır bu şekilde devam ettiğini, yapılan tüm ticari işlemlerin davalıya fatura edildiğini, davalının kendisine fatura edilen hizmet bedellerini 2023 yılına kadar ödediğini, devam eden aylara ilişkin hizmet bedellerini ödemediğini, TTK md. 21/2 uyarınca, faturaların davalı şirkete iletilmesinden sonra sekiz gün içinde itiraz edilmediğini, bu nedenle faturaların kesinleştiğini, dava konusu alacağa ilişkin olarak ----.
İcra Dairesinin ----- esas sayılı dosyasından davalı şirkete ödeme emri gönderildiğini, ödeme emrinin 05.01.2025 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının borca ve ferilerine yaptığı itiraz üzerine takibin durduğunu, davalının icra takibine yaptığı itirazların hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketin ve davalının ticari defter kayıtları incelendiğinde taraflar arasında süregelen ticari ilişkiden kaynaklı kayıtların bulunduğunu, takibe dayanak faturalar ve cari hesap ekstreleri birlikte incelendiğinde bakiye alacağın 350.315,00-TL olduğunu,
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve 3095 sayılı Kanun uyarınca alacağa değişen oranlarda avans faizi uygulanması gerektiğini, İİK md. 67/2 uyarınca, alacağın likit olduğunu, borçlunun kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, davalı aleyhine en az yüzde yirmi oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini, itirazın iptalini, takibin devamını, asıl alacağın avans faiziyle tahsilini, icra inkar tazminatı ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların soyut ve gerçek dışı olduğunu, bu nedenle reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafından talep edilen 350.315,00-TL tutarındaki fatura bedelinin, komisyon alacağına dayandığı ve elektronik ortamda tebliğ edildiği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, taraflar arasında yazılı bir komisyon sözleşmesi bulunmadığını, davacının öncelikle faturaların sözleşmesel bir ilişkiye dayandığını ispat etmesi gerektiğini, faturaya itiraz edilmemesinin yalnızca içerik karinesi oluşturduğunu, hizmetin ifa edildiği anlamına gelmeyeceğini,
davacının hizmeti ifa ettiğini ayrıca ispat etmesi gerektiğini, davaya konu faturaların “danışmanlık hizmet bedeli” içerdiği ancak davacı tarafından davalıya herhangi bir danışmanlık hizmeti verilmediğini, davacı tarafın dava dilekçesinde taraflar arasında komisyon alacağı bulunduğunu beyan ettiğini, bu durumun fatura içeriği ile çeliştiğini, faturalarda belirtilen hizmetin hiç ifa edilmediğini, faturaların usulsüz ve kötü niyetli olarak düzenlendiğini, faturalara iş yoğunluğu ve güven nedeniyle süresinde itiraz edilmediğini ancak hizmetlerin verilmediğini ve buna rağmen uzun süre sonra icra takibine geçildiğini,
Yargıtay'ın güncel kararları doğrultusunda, fatura içeriğinin her türlü delille çürütülebileceğini, tüm bu nedenlerle; faturalara konu hizmetlerin ifa edilmediğini, itirazın haklı olduğunu ve davanın reddedilmesi gerektiğini, davanın esastan reddini, davacı aleyhine yüzde yirmiden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.Davacı tarafından davalı aleyhine ----İcra Dairesi'nin ---- esas sayılı dosyasında 350.315,00 TL cari hesap alacağına dayalı asıl alacak üzerinden icra takibine geçildiği, davalının borca ve ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu, davacı tarafça itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1).
Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması için mahkememizce mali müşavir bilirkişiden rapor alınmış, davalı tarafça ticari defter ve kayıtlar ibraz edilmemiş, davacı tarafça ticari defter ve kayıtlar ibraz edilmiş, davacının ticari defter ve kayıtlarının kanuna uygun tutulduğu, sahibi olan davacı lehine delil teşkil ettiği, taraflar arasında ticari ilişki olduğu, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 350.315,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını sunmaması, davacının ticari defter ve kayıtlarının kanuna uygun tutulması ve davacı lehine delil teşkil etmesi dikkate alındığında davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 350.315,00 TL asıl alacağı olduğu sonucuna varılmıştır.
İcra ve İflas Kanunu'nun 67.maddesinin 2. fıkrası gereğince, icra tazminatına karar verilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından hesap edilebilecek durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü gerekir. Cari hesap/faturaya dayalı takipte alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, asıl alacağın yüzde yirmisi oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/367, K. 2026/416, 28 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama