KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/409
- Karar No
- 2026/345
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2026
Karar Metni
1.279 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/409
KARAR NO : 2026/345
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09.05.2025
KARAR TARİHİ : 03.04.2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı -/----Şirketi aleyhine fatura alacaklarına istinaden başlatılan ----İcra Dairesinin ------ sayılı icra takibinin, davalının haksız itirazı nedeniyle durduğu, taraflar arasında süregelen ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalıya malzeme satışı yapıldığı ve bu satışlara istinaden 20.03.2023 tarihli ----- numaralı 4.011,68 TL bedelli, 25.03.2023 tarihli ----- numaralı 1.875,86 TL bedelli ve 28.03.2023 tarihli ------ numaralı 26.189,72 TL bedelli e-faturaların düzenlendiği, söz konusu faturalara itiraz edilmemesine rağmen bedellerinin ödenmediği,
bu nedenle icra takibi başlatıldığı ancak davalının 27.11.2024 tarihli itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, akabinde dava şartı arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu ve ---- Arabuluculuk Bürosunun ------ numaralı dosyasında yapılan görüşmelerin anlaşamama ile sonuçlandığı, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğu, borcun cari hesap, faturalar ve taraf ticari defter kayıtları ile sabit olduğu, bu nedenle davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi ve tensip zaptının tebliğine rağmen davaya cevap sunmadıkları görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Davacı tarafından davalı aleyhine ----İcra Dairesi'nin ------- esas sayılı icra dosyasında, 23.06.2024 tarihli, 4.011,68 TL bedelli fatura ve bu faturaya işleyen 1.381,64 TL işlemiş faiz, 28.06.2024 tarihli, 1.875,86 TL bedelli fatura ve bu faturaya işleyen 633,72 TL işlemiş faiz, 04.07.2024 tarihli, 26.189,72 TL bedelli fatura ve bu faturaya işleyen 8.640,99 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 42.733,61 TL üzerinden icra takibine geçildiği, davalının borca ve ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu,
davacı tarafça itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talep edildiği anlaşılmıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1).
Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1).
Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).Davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişi tarafından inceleme yapılması için mahkememizce talimat yazılmış,
davalının ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmemesi sebebiyle inceleme yapılamamıştır.Davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması için dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, davacının ticari defter ve kayıtlarının kanuna uygun tutulduğu, sahibi olan davacı lehine delil teşkil ettiği, taraflar arasında ticari ilişki olduğu, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 32.077,26 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.Davalı tarafın ticari deften ve kayıtlarını sunmaması,
davacının ticari defter ve kayıtlarının kanuna uygun tutulması ve davacı lehine delil teşkil etmesi dikkate alındığında davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 32.077,26 TL asıl alacağı olduğu sonucuna varılmıştır. ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----.
Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ve ----- Karar sayılı ilamında; ''6102 Sayılı TTK'nun 1530. maddesinin, gerekçesinde de belirtildiği üzere, mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi, büyük şirketlere karşı korumak amacıyla getirilmiş bir hüküm olduğu, bu nedenle tacirler arası satım sözleşmelerine uygulanamayacağı, taraflar arasında tacirler arası satış ilişkisi mevcut olduğu, davacının davalıya sattığı ve takip dayanağı faturaların konusunu teşkil eden ürünlerin bedelini talep ettiği, bu nedenle TTK 1530 maddesi kapsamında faiz talep edemeyeceği, taraflar arasında ödemelerin vadesinin kararlaştırılmadığı,
TBK'nun 207/2 fıkrası uyarınca, aksi kararlaştırılmadıkça, satış sözleşmesinde tarafların borçlarını aynı anda ifa ile yükümlü oldukları, buna göre davacının faturaların konusu teşkil eden ürünleri davalıya teslim ettiği anda semen borcunun da muaccel hale geleceği, ne varki muacceliyet ile temerrüt farklı kavramlar olup, iki tarafa borç yükleyen eldeki sözleşme uyarınca temerrüt için davalıya ihtar çekilmesinin zorunlu olduğu, davalıyı takipten önce temerrüde düşürmeyen davacının genel hükümlere göre de temerrüt faizi talep edemeyeceği,'' belirtilmiştir.Tarafların tacir olduğu,
buna göre TTK madde 1530'un somut davada uygulanamayacağı, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan faiz talep edebilmesi için takipten önce davalının temerrüte düşürülmesi gerektiği, takip öncesinde davalının temerrüte düşürülmediği, buna göre davacının takip tarihi itibariyle faiz alacağının bulunmadığı anlaşılmıştır.
İcra ve İflas Kanunu'nun 67.maddesinin 2. fıkrası gereğince, icra tazminatına karar verilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından hesap edilebilecek durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü gerekir.Faturaya dayalı takipte alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, asıl alacağın yüzde yirmisi oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/409, K. 2026/345, 3 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama