KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/503
- Karar No
- 2025/889
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
Karar Metni
738 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/503
KARAR NO : 2025/889
DAVA
Alacak (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/08/2024
KARAR TARİHİ : 06/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin komisyon sözleşmesi gereğince davalı ... lehine mümessil olarak pazarlama işlerini organize ettiğini, 01/01/2019 tarihinden buyana yapılan işlerden verilmesi gerekli primlerin müvekkile verilmediğini, davacı tarafın prim anlaşmasının %3 olduğunu, davalı şirketin taleplere rağmen ödemeyi gerçekleştirmediğini, davacının alacağının hesaplanması için şirket defterlerinin bilirkişi incelemesi ile hesaplanabileceğini bu sebeple;
talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla davalının 2019-2020-2021-2022-2023-2024 yıllarına ait ticari defter ve belgelerinin incelenmesi sureti ile söz konusu dönemlerin cirosundan şimdilik 4.250,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap sunmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, komisyonculuk sözleşmesine dayalı alacağın tahsili talebine ilişkindir.
Dosyanın safahatı incelendiğinde; ilk olarak açıldığı ---- Asliye Hukuk Mahkemesince 15.01.2025 tarih, ----Esas ve ----karar sayılı ilamıyla görevsizlik kararı verildiği, usulüne uygun gönderme talebine istinaden dosyanın mahkememize tevzi edilerek iş bu esasa kaydı yapılarak yargılama sonuçlandırılmıştır.Davacı vekiline 02/07/2025 tarihli tensip zaptı ile arabuluculuk son tutanak aslının dosyaya sunması için muhtıra çıkarılmış, davacı tarafça süresi içerisinde beyan dilekçesi sunulmamıştır.Arabuluculuk Kanunu ile bazı hukuki uyuşmazlıklar yönünden,
bir yandan tarafların iradeleriyle kendi çözümlerini üretebilmeleri ve daha hızlı sonuç elde edilebilmeleri, öte yandan da mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacıyla yine mahkemeler aracı kılınarak bazı tür hukuk uyuşmazlıklarında alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak “Arabuluculuk” müessesesi benimsenmiştir.Hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yöntemi ile çözülmesi ihtiyari olmakla birlikte, 6325 sayılı Kanun’da 06.12.2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle,
mahkemelerin iş yükünün azaltılması için bazı tür uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmadan önce bir dava şartı olarak “zorunlu arabuluculuk” şartı getirilmiştir. Bu bağlamda aynı kanun ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmişti.
28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında” şeklinde değiştirilmiş, bu hükmün yürürlük tarihi 01/09/2023 olarak kabul edilmiştir.
Başka bir deyişle 7445 sayılı kanun gereği 01/09/2023 tarihinden sonra konusu para olan menfi tespit ve istirdat davalarında da dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerekmektedir.6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu,
bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup,
arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır.
(Yargıtay ----- HD. ----- Esas ------ Karar sayılı ilamı) Ayrıca belirtmek gerekir ki, arabuluculuk özel dava şartı tamamlanabilir bir dava şartı olmayıp, davanın esasına girilmeden, görevli mahkemeye tevzi edilmeden arabuluculuk işleminin tamamlanması gerekmektedir. -------Karar sayılı ilamı)Somut olayda, dosyanın mahkememize 12/06/2025 tarihinde tevzi edildiği, dava açılmadan önce arabuluculuk faaliyetinin yerine getirilmemesi sebebiyle davanın 6325 Sayılı HUAK 18/A ve TTK 5/A maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/503, K. 2025/889, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama