KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/269
- Karar No
- 2026/453
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2026
Karar Metni
985 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/269
KARAR NO : 2026/453
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13.03.2026
KARAR TARİHİ : 07.05.2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının ----- plakalı aracı ile müvekkili şirket tarafından işletilen ----- geçiş ücreti ödemeksizin ihlalli geçiş yaptığını, 6001 Sayılı Kanun gereği geçiş ücreti ve dört katı tutarında ceza işletildiğini, alacağın tahsili amacıyla -----.
İcra Dairesinin ----- esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine haksız ve yersiz şekilde itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, müvekkili şirketin özel hukuk hükümlerine tabi bir tüzel kişi olduğunu, ihlalli geçiş ücreti ve ceza tutarının özel borç niteliğinde olup Türk Borçlar Kanunu uyarınca götürülecek borç olduğunu, geçiş ücretinin ödenip ödenmediğinin takibinden araç sahibinin sorumlu olduğunu, ----- hesaplarında yeterli bakiye bulundurmanın araç sahibinin yükümlülüğü olduğunu, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere söz konusu alacağın özel hukuk hükümlerine tabi olduğunu,
müvekkil şirketin sorumluluğunun sadece geçiş anındaki bakiye kontrolü ile sınırlı olduğunu, davalının hesabında yeterli bakiye bulunmadığını, icra inkar tazminatının ihlalli geçiş ücreti ve cezai tutarın toplamı üzerinden hesaplanması gerektiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin yetkili olduğunu, taraflar arasında yapılan arabuluculuk görüşmelerinde uzlaşma sağlanamadığını , tüm bu nedenlerle;
davalının ---- İcra Dairesinin ----- esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamını, alacağın faizi ve ferileriyle birlikte tahsilini, davalı aleyhine yüzde yirmiden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. 6100 Sayılı Kanunun 114/1-c maddesi gereğince Mahkemenin görevli olmasının dava şartı olduğunu, 115.
Madde uyarınca Mahkemenin dava şartlarını her aşamada kendiliğinden araştırması gerektiğini, dava şartı noksanlığı tespit edildiğinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirket olsa dahi 6335 Sayılı Kanun ile değişik Türk Ticaret Kanunu 4. Maddesi uyarınca uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde bulunduğunu, bu nedenle görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğunu, talep edilen alacağın gerçek bir alacak olmadığını, müvekkilin banka ve ---- kayıtları incelendiğinde geçişin ihlalli olmadığının görüleceğini,
bilirkişi incelemesi yapıldığında ---- hesabında yeterli bakiye bulunduğu halde ihlalli geçiş değerlendirmesi yapıldığının anlaşılacağını, tüm bu nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; davacı tarafından işletilen tünelden davalıya ait araçların ihlalli geçişler yaptığı iddiasına dayalı ödenmeyen geçiş ücretleri ile ceza bedellerinin tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67. maddesi gereği iptali talebine ilişkindir.Davacı tarafından davalı aleyhine ----.
İcra Dairesi'nin ---- esas sayılı icra dosyasında toplam 2.250,00 TL geçiş ihlali ve geçiş ihlal bedelinin dört katı tutarındaki ceza bedeli üzerinden icra takibine geçildiği, davalının itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. ---- plakalı aracın davalıya ait olduğu, icra takibinde takibin dayanağı olan belgelerde sunulan görüntülerden anlaşıldığı üzere ----- plakalı aracın toplam iki adet ihlalli geçiş yaptıkları, ihlal bedellerinin toplam 450,00 TL olduğu, dört katı tutarındaki ceza bedelinin 1.800,00 TL olduğu, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle toplam 2.250,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 30/5 maddesinde.
"4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir...” hükmü ile 30/7 maddesinde.
"Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere, bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında belirtilen cezalar uygulanmaz." düzenlemelerine yer verilmiştir. Buna göre, geçiş ücretlerinin 15 günlük yasal süre içerisinde ödenmemesi halinde dört katı oranında ceza bedelinin de ana geçiş ücretine eklenmesinin Kanunla hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır.
--- Bölge Adliye Mahkemesi ---Hukuk Dairesinin --- esas ve ---- karar sayılı ilamında belirtildiği üzere --- ve ----- kartlarından çekilememesi halinde dahi davalının geçiş ücretini ödemek zorunda olduğu ve ihlalli geçiş yapılması halinde ceza alınacağı hususunun kanuni düzenlemeden kaynaklanması sebebiyle bu hususunun bilinmemesinin mazeret sayılamayacağı ve tebligata gerek olmadığı, devam eden süreçteki yargısal kararların da bu doğrultuda olduğu, sunulan geçiş tutanakları ve görüntüleri kapsamında davalıya ait araçların hatalı geçiş tutarlarını yasa kapsamında talep edebileceği sonucuna varılmıştır.
İcra ve İflas Kanunu'nun 67.maddesinin 2. fıkrası gereğince, icra tazminatına karar verilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından hesap edilebilecek durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü gerekir. Dosyaya konu alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, asıl alacağın yüzde yirmisi oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/269, K. 2026/453, 7 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama