KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/519
- Karar No
- 2022/423
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2022
Karar Metni
658 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2016/519 Esas
KARAR NO: 2022/423
DAVA
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 26/04/2016
KARAR TARİHİ: 24/05/2022
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ---- davacı banka arasında---- imzalandığını, bu sözleşme kapsamında firmaya nakdi ve gayrinakdi krediler kullandırıldığını, davalılar---- sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil keefil sıfatıyla imzaladığını, borçlular tarafından kredi ödemelerinin aksatıldığını, bunun üzerine ----yevmiye sayılı ihtarnamesi ile muaccel hale gelen borcun ödenmesinin talep edildiğini, davalılarca ihtarnameye rağmen borcun kapatılmadığını, bu nedenle ---- takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından icra takibine itiraz edildiğini belirtmiş;
davalıların icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın beyanlarının haksız ve dayanaksız olduğunu, kredi sözleşmesi üzerinde bulunan imzaların davalı eli ürünü olmadığı, davacının faiz talep hakkının doğmadığını, davacının defterlerinin kesin delil olamayacağını, icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığını belirtmiş; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı bankanın asıl borçlu şirkete kullandırdığı kredilerden doğan bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu, davalıların genel kredi sözleşmesine kefil olup olmadığı, davalıların icra takibine vaki ---- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; --- tarihinde başlatılan takibin alacaklısının --- borçlularının davalılar olduğu, takibin ---- asıl alacağın fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, örnek no:7 ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiği, borçlular vekilince süresinde borca ve fer'ilerine yönelik itiraz edildiği, takibin durdurulduğu görülmüştür.
Dosyaya sunulan ----havale tarihli temlikname ile --- alacağının---- temlik alındığı, buna ilişkin vekaletname sunulduğu görüldü.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi --- tarafından verilen ---- tarihli raporda; bankanın takip tarihi itibarıyla alacağının hesaplandığı görülmüştür.
Bilirkişi ---tarafından verilen----- tarihli raporda; davalılar adına atılmış imzaların davalılar eli mahsulü olduğu mütalaa edilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 583. maddesinde kefaletin şekil yönünden geçerlilik şartları sayılmıştır. Buna göre ''kefilin sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifade ile yükümlülük altına girdiğini kendi kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi'' şarttır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama sonucunda; asıl borçlu şirket ile davacı banka arasında ticari kredi sözleşmesi akdedildiği, davalının kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olarak yer aldığı, kefalet sözleşmesinin TBK'nın 583. maddesi hükmüne uygun olduğu, temlik eden bankanın bakiye alacağının denetime elverişli bilirkişi raporu ile tespit edildiği, masrafların yargılama gideri olduğu, alacağın likit ve belirlenebilir bulunduğu anlaşıldığından; aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/519, K. 2022/423, 24 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama