KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/799
- Karar No
- 2025/782
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2025
Karar Metni
1.019 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/799
KARAR NO : 2025/782
DAVA
Tespit, Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit), Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/06/2016
DAVA
Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/08/2022
KARAR TARİHİ : 05/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tespit, Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit), Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Esas davada davacı vekili dilekçesinde özetle. Asıl Borçlu------ ile Banka'nın imzalamış olduğu Genel Kredi Sözleşmesi'ne (GKS)------. olarak kefil olduğunu, gayrimenkulünün Banka'ya ipotekli olduğunu, haciz uygulandığını ve evinin satışının yapıldığını, iddia edilen alacak için Banka'nın ihtamame keşide ettiğini, ancak içinde bulunduğu zor durum nedeniyle itirazda bulunulmadığını, hesap kat'ına karşı;
------ kayyum tayin edildiğini, her türlü işlemde kayyumun imzasının bulunma zorunluluğunun olduğunu, İhtarnamenin kayyuma yapılması gerekirken yapılmadığı için geçerlilik kazanmadığını, GKS'nin asıl borçlu (------) ve Kefil açısından geçerli olmadığını, GKS'nin tüm sayfalarının dosyaya sunulmadığını, eksik sayfaların bulunması nedeniyle şartların belli olmadığını, Kayyum tayininden sonra kayyum imzası bulunmadan yapılan işlemlerin geçersiz olduğunu, iddia ederek, hesap kat'ının kesinleşmemiş olduğunun tespitine, GKS'nin geçersiz olduğuna ve kefaletin geçersiz olduğuna karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; ------ hesabı kat edilerek ihtarname keşide edildiğini, ödeme yapılmadığından icra takibine geçildiğini, haciz işlemi sonunda taşınmazın Banka'ya ihale edildiğini, Davacı Kefil'in 20 civarında dava açtığını, davaların hiçbirinde lehine karar alamadığını, davacı'nın ne istediğinin anlaşılmadığını, borcunu ödeme yerine gereksiz davalar açarak Sayın Mahkeme'yi ve Banka'yı gereksiz yere meşgul ettiğini, hesap kat'ına 2 yıl boyunca itiraz etmediğini, ------ hesap kat'ından 3 ay sonra iflas ettiğini, davaya konu olayın tespit davasına konu edilemeyeceğini,
tespit davasında miktarlar hakkında bir şey içermeyeceğini, güncel, korunmaya değer hukuki yarar bulunması gerektiğini, tespit davası açılamayacağını, “menfi tespit' davası açabileceğini, tespit davasında hukuki yarar bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Birleşen ----.Asliye Ticaret Mahkemesi ----- esas sayılı dava dilekçesinde özetle; davacı, davalı banka ile şahsi bir borç-alacak ilişkisi olmadığını, şahsi mal varlığını banka ile kredi ilişkisi bulunan ------ Şirketi'nin doğmuş veya doğacak borçlarının teminatı olmak üzere bankaya ipotek edildiğini, davalı bankanın hukuka aykırı olarak 13.10.2014 tarihinde tarafıma karşı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip başlattığını, ipotek akit tablosu kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını içermediğinden davalının ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takip yapması ve tarafıma ödeme emri gönderilmesinin icap ettiğini,
davalının elinde ilam veya ilam mahiyetinde bir belge olmadığını, ipotek akit tablosunun kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmediğini, icra emrinin gönderilmesinin ve ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip yapılmasının usulsüz olduğunu, kendisinden teminat mektubu bedelinin deposunun istenmesinin ipotek akit şartnamesine aykırılık teşkil ettiğini, bir alacağın ipotek ile teminat altına alınmasının alacağın varlığını ispat etmediğinden bankanın alacağını ispat etmekle yükümlü olduğunu, borçluya ara dönem hesap özetleri tebliğ edilmediğinden ipoteğe müracaat koşulları doğmadığını,
borçluya yöntemine uygun hesap kat ihtarı tebliği yapılmadığından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip yapılması İİK'ya aykırılık teşkil ettiğini, icra takibinde gösterilen ------ imzalı fon kullandırım geri ödeme planları mevcut olmadığından tarafımın davalıya nakit kredi borcu bulunmadığını, icra takibinde gösterilen ------ imzalı fon kullandırım geri ödeme planları mevcut olmadığından kendisinin davalıya nakit kredi borcu bulunmadığını asıl davada mahkemece verilmiş adli yardım kararı mevcut olduğundan , işbu ek davada dava harcı ve yargılama giderleri yönünden adli yardım hükümlerinden yararlanma kararı verilmesini ,
işbu davanın konusu ve tarafları aynı ve daha evvel açılmış ve görülmekte olan , --- Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen-----.Asliye Ticaret Mahkemesi ----- esas sayılı dava dilekçesinde özetle; Davalının ----İcra Dairesinin ------ sayılı dosyasında kambiyo senedine dayalı haciz yolu ile haksız ve hukuka aykırı olarak takip yaptığını, kendisinin davacıya böyle bir borcunun olmadığını, davalı ile kendisi arasında hali hazırda --- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- sayılı dosyası ile dava bulunduğunu, huzurdaki dava ile tarafları aynı olan---- Asliye Ticaret ------- sayılı dosyası ile birleştirilmesini yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı 09/09/2025 tarihli dilekçe ile birleşen davalardan ve esas davadan feragat ettiğini bildirdiği, ayrıca karşı tarafla herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığının bildirdiği, talep ettiği görüldü.
Davalı vekilinin 10/09/2025 tarihli dilekçesi ile; karşı taraftan vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını talep ettiği görüldü.
Davadan feragat HMK mad. 307. Uyarınca davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragatın hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. HMK md. 311 uyarınca feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Bu doğrultuda davacıların mahkememizde açılan davadan feragat ettiği anlaşılmakla açılan davanın feragat nedeniyle reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşagıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/799, K. 2025/782, 5 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama