KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1240
- Karar No
- 2020/178
- Karar tarihi
- 3 Mart 2020
Karar Metni
888 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2017/1240 Esas
KARAR NO : 2020/178
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/11/2017
KARAR TARİHİ : 03/03/2020
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekilinin 10/11/2017 tarihli dava dilekçesinde özetle: İstanbul Anadolu ---- İcra Müdürlüğü'nün --------ile borçlu aleyhine icra takibi yapıldığını, borçluya çıkarılan ödeme emrinin 02.08.2017 tarihinde tebliğ edildiğini, borçlunun 07.08.2017 tarihinde borca itiraz ettiğini, haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olarak yapılan bu itirazın iptali gerektiğini, davalının borca itirazı yerinde olmadığını, müvekkilinin, davalının ticari işletmesinde kullanması için davalının istasyonuna------ gönderdiği ve buna ilişkin faturayı da ---- tarihinde de davalı yana gönderdiğini, ilgili fatura davalıya tebliğ edildiğini,
davalı taraf borca itiraz dilekçesinde, dispanserin müvekkili şirket tarafından gönderildiğini, dispanserin bedelini ödediğini bu sebeple müvekkili şirkete borçlu olmadığını ve faturayı teslim aldığını ikrar ettiğini, ancak davalı tarafın fatura bedelini ödediğini gösteren bir belge ibraz etmediğini, TTK.
21. maddesine göre fatura İçeriğine de yasal 8 günlük süre içerisinde itiraz etmediğini, şirket kayıtlan incelendiğinde görüleceği üzere davalının müvekkiline 8.050.00 TL cari borcu olduğunun görüleceğini, davalı tarafın sırf salt takibi durdurmak ve uyuşmazlığın sonuca bağlanmasını engellemek için yaptığı bu itirazının iptali gerektiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekilinin 13/12/2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddia ettiği gibi davacı şirketin kendisinden alacağı bulunmadığını, davacı şirketin, ----- sözleşmesi yaptığını, yapmış olduğu satış sözleşmesine istinaden -------- süre ile istasyonunda kalmayı taahhüt ettiğini, 5 yıl süre zarfının karşılığında faturası belirlenen dispanseri istasyonuna hibe ettiğini, bu sözleşme ---- gideceği sırada --------- şirketi bu sözleşmeden geri caydığını, kendisinin maddi olarak 50.000.00-TL. civarında kaybı olduğunu,
bu hakkının saklı kalmak kaydıyla yani bu konuda tazminat ve alacak davası açma haklan saklı kalmak üzere açılan davayı kabul etmediğini, yani davacı şirket hem kendisini maddi kayba uğrattığını, hem de 5 yıl sonunda istasyonuna hibe etmiş olduğu ve bu konuda sözleşme imzaladığı şirket şimdi ise kendisinden kötü niyetli bir şekilde bu alacağı tahsil cihetine gitmekte olduğunu, esas kötii niyetli olanın davacı taraf olduğunu, inceleme ve yargılama yapılarak öncelikle yetki itirazının kabulü ile dosyanın yetkili icra dairesi olan ---- dairesine gönderilmesine,
davanın reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
İstanbul Anadolu -----.İcra Müdürlüğünün ---- İcra dosya aslının celp edildiği, ----- Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılarak davalı tarafın defterleri incelenerek bilirkişi raporunun alındığı, Dosya konusunda uzman ------- tevdi edilerek bilirkişi raporunun alındığı ve mahkememiz dosyasına arasına alındığı görüldü.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olup, İİK.' nun 67 ve devamı maddelerine dayanmaktadır.
Davaya konu İstanbul Anadolu ---- İcra Müdürlüğünü' nün ----- esas sayılı takip dosyasının celp olunarak yapılan incelenmesinde ; davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine 8.050,00 TL alacağın haciz yoluyla tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalının davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek itiraz ettiği, icra takibinin durduğu görülmüştür.
Tarafların tüm delilleri celp olunarak konunun teknik uzmanlık gerektirir bir alan olması nedeni ile taraflara ait ticari defter ve dayanak kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi raporları dosyaya kazandırılmıştır.
Yapılan yargılama ile davalı tarafın talimat mahkemesi kanalı ile incelenen ticari defterlerinde davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığı görülmüştür. Davacı tarafın ise incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre ----------- bedelli faturaya dayalı olarak alacaklı bulunduğu görülmüştür. Fatura muhteviyatının incelenmesinde ----------- malzemesinin satımıına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafça sunulan dilekçe ile de fatura konusu olan malın teslim edildiği hususundaki ihtilafa son verilmiş ve malın teslim edildiği fakat bunun hibe yoluyla gerçekleştiği belirtilmiştir.
Ayrıca yine davalı tarafça belirtildiği üzere davacı şirket ile anlaşma yapıldığı--- dan lisans alınması esnasında anlaşmanın iptal edildiği belirtilmiş olsa da dosya kapsamında ne dispanserlerin hibe edildiğine dair ne davacı ile yapılan anlaşmaya dair ne de---ya yapılan bir başvuruya dair delil görülememiştir. Bu nedenle davalının iddialarının ispatlanamadığı anlaşılmıştır.
Fakat yukarıda da belirtildiği üzere davacının faturaya konu ettiği dispanserin teslim edildiğine dair davalı tarafça sunulan cevap dilekçesindeki ikrar da göz önünde bulundurulduğunda davacının alacağını ispatladığı anlaşılmıştır.
Açıklanan gerekçeler ışığında davacının davasının sübut bulduğu için davanın kabulü ile İstanbul Anadolu --- İcra Müdürlüğü'nün-----sayılı takip dosyasında; davalının 8.050,00 TL asıl alacağa yönelik itirazının iptali ile takibin bu miktar üzerinden aynen devamına, İİK.nun 67/2.maddesi uyarınca dava konusu alacağın likit niteliği gözetilerek asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair karar vermek gerekmiş olmakla; aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1240, K. 2020/178, 3 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama