KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/771
- Karar No
- 2022/762
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2022
Karar Metni
1.517 kelime·8 dk okuma·13 bölüm
T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2017/771 Esas
KARAR NO: 2022/762
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 10/04/2017
BİRLEŞEN DAVA (Birleşen ------Esas)
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 21/05/2018
KARAR TARİHİ: 27/10/2022
---- maddesine göre --- adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız----- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I.İDDİA
ASIL DAVADA
Davacılar vekili; ---- tarihinde müteveffa ---- sevk ve idaresindeki ---- plakalı---- davalı ---- sevk ve idaresindeki ---- plakalı aracı ile % 100 kusurlu olacak şekilde çarptığı, meydana gelen kaza sonucu müvekkillerinin yakını ---ciddi şekilde yaralandığını,--- kaldırıldığını, daha sonra ----Hastanesinde tedavisine devam edildikten sonra ---- tarihinde hayatanı kaybettiğini belirterek, ---- destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren, ------ manevi tazminatın kaza tarihi olan ---- tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar------müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA
Davacı vekili; ---plakalı aracın ----tarihinde --- plakalı ------ sürücüsü ve müvekkilinin kardeşi olan ----- çarpması sonucu ölümüne sebebiyet vermesi nedeni ile araç sürücüsü olan ---- araç sahibi ---- olay tarihi olan ----- tarihinden itibaren yasal faizi ile beraber müştereken ve müteselsilen ---- manevi tazminat ile ------sayılı dosyası ile devam eden tarafları ve dava konusu aynı olan bu davanın söz konusu mahkemenin dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini mahkememizden talep etmiştir. ll. SAVUNMA:
ASIL DAVADA
Davalı ---- vekili; dava şartının yerine getirilememesinden dolayı davanın usulden reddine karar verilmesini, kusur tespiti için dosyanın ------ gönderilmesini, müvekkili şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması halinde, davacıların ve dava dışı kimselerin destekten yoksun kalıp kalmadıklarının tespitini, rücuya tabi ödemelerin tespitine, iş kazası olması sebebi ile rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının tespitini, destekten yoksun kalan kimselerin olması halinde, alanında uzman billrkişilerce azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasını,
faiz başlangıç tarihinin “borcun talep edilebilir hale geldiği” hesap raporu tarihi olarak dikkate alınmasını ve yasal faize hükmedilmesini, aleyhlerine hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ---- vekili; müvekkilinin bu kazanın meydana gelmesinden kusuru olamamakla birlikte, müvekkilinin maliki olduğu aracın ----- tarafından ---- kaza tarihinde sigortalı bulunduğunu, ---- manevi tazminat ------ bulunduğundan manevi tazminat yönünden de davanın ----- ihbar edilmesine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA
Davalıların davaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık; Davalı ---- sigortalanan davalı ---- plakalı araç ile davacıların desteği-----arasında meydana gelen trafik kazasında ----vefatı nedeni ile davacıların uğramış olduğu destek zararının bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu ile davalı ----- oluşan bu zarardan poliçe limiti ve kapsamında sorumlu bulunup bulunmadığının belirlenmesi hususundadır.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davalı ----şirketince sigortalı, Davalı ---- maliki olduğu araç ---- plaka sayılı araç ile Sürücü Davalı----- davacıların desteği---- kullandığı ---- plakalı ----- tarihinde meydana gelen trafik kazasında------ vefat ettiği olay kapsamında, davacıların davalıların sorumlulukları bulunduğundan sebeple destekten yoksun kaldıklarını belirterek bu cihetteki destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesini talep ettiği,
Davacı vekili, ---------- tarihli dilekçesi ile bu tazminat yönünden davasından feragat ettiği, anlaşılmıştır.
Davadan feragat HMK mad. 307. uyarınca davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragatın hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. HMK md. 311 uyarınca feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Bu doğrultuda davacı vekilinin mahkememizde açılan davadan feragat ettiği anlaşılmakla açılan davanın destekten yoksun kalma tazminatı yönünden feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Manevi Tazminat Talebi Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davalı ---- şirketince sigortalı, Davalı ----- maliki olduğu araç ----- plaka sayılı araç ile Sürücü Davalı ---- davacıların desteği ----- kullandığı ------ plakalı ---- arasında ----- tarihinde meydana gelen trafik kazasında ----- vefat ettiği olay kapsamında,
Davacı ---- Davacı ----, Davacı ----, Davacı ----, Davacı ----, Davacı ---- Davacı ----- için ---- manevi tazminatın ---- tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılar ------ tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Müteveffa, -------- abisi, diğer davacıların ise kardeşidir.
Olayda tarafların kusur durumlarının tespiti için kusur raporları aldırılmıştır.
-----raporunda; Davalı sürücünün % 85, müteveffanın ise % 15 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
--- tarihli ----- raporunda da; Davalı sürücünün % 85, müteveffanın ise % 15 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Bu kapsamda yapılan kusur değerlendirmesinde; Olay ----sıralarında sürücü ----- idaresindeki ------üzerinde ---- yönü sağında ---- önünde park halindeyken "U" dönüşü yapmak üzere sola doğrultu değiştirme manevrasına geçtiği sırada aracının sol yan kısımlarıyla; yine ----yönünde seyirle sol gerisinden gelmekte olan sürücü ------- ön kısmının çapışması sonucu dava konusu ölümlü olay meydana geldiği,
------- raporlarında belirtilen hususlara mahkememizcede iştirak edildiği üzere,
Davalı sürücü -----idaresindeki ------ ile park halinde bulunduğu yolun sağ tarafındaki aracını çalıştırıp devamında sola doğrultu değiştirmek suretiyle "U" dönüşü manevrası yapmak istediğinde sol gerisinden gelmekte olan araç trafiğine ilişkin ----- yapmadığı, sol gerisinden yaklaşmakta olan ----- hız-mesafe durumunu değerlendirip bu motosikletin geçişini bekledikten sonra manevrasını yapması gerektiği hususuna riayet etmediği, kavşak olmayan noktada devamlı ------üzerinden geçmek suretiyle "U" dönüşü yapmak amaçlı manevraya geçtiğinde de------ seyir istikametini kapamak suretiyle kazaya sebebiyet verdiği olayda % 85 oranında,
Müteveffa sürücü -------- idaresindeki ------ ile yerleşim yeri içindeki------- seyir halindeyken kavşak çıkışı sonrasındaki olay mahalline yaklaştığında seyrini mahal şartlarını dikkate alarak sürdürmediği ve olay yerinde sağ ilerisinden sola yönelen ------- karşı zamanında yeterli tedbire başvurmadığı olayda % 15 oranında, kusurlu olduğuna kanaat getirilmiştir.
Davalı araç sürücüsünün kazada % 85 oranında kusurlu olması nedeniyle davalı araç maliki olması nedeniyle araç işleteni olmasından kaynaklı KTK madde 85 kapsamında, davalı sürücü ise TBK madde 49 kapsamında davalıların manevi zararlarından sorumludurlar.
Bu cihette, manevi tazminat talebi yönünden yapılan yargılama neticesinde, tazminat miktarının belirlenmesinde gözetilen hususların açıklanması gerekir: 6098 satılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56/2. maddesi gereğince hakimin, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır.
Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. ------ gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel -----ölçülere göre uygun ---- bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminat, bozulan ruh huzurunun, duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabın kısmen ve imkan nispetinde iadesini amaçladığından hâkim, M.K'nun 4.maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir. Hakim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir. --------
Somut uyuşmazlıkta tarafların sosyal ekonomik durumları, olay kapsamında tarafların kusur durumları, olayın gerçekleşme şekli, davacıların kaza nedeniyle duymuş olduğu acı ve elem, tarafların yaşı ve tüm dosya kapsamına göre yapılan tespitler uyarınca manevi tazminat miktarı tam ve bağımsız vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde takdir olunmuştur.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/771, K. 2022/762, 27 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama