KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/456
- Karar No
- 2025/522
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2025
Karar Metni
1.420 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2020/456 Esas
KARAR NO: 2025/522
DAVA
Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 06/10/2020
KARAR TARİHİ: 01/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil banka ----- Şubesinden kredi kullanan----alınan --- davalı---- müteselsil kefil sıfatıyla imzasının olduğu, dava dışı asıl borçlu firmanın bankadan çekilen kredileri ödemediği, davalıya ---- yevmiye no.lu ihtarnamesi keşide edilerek hesap özeti gönderildiği ve -------esas sayılı dosyasından tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı ancak davalının imza itirazında bulunarak, yetkiye, borca, işlemiş faize, faiz oranına imzaya ve borcun tüm ferilerine itiraz edildiği,
asıl alacak ve ferilerinin tahsili amacıyla açılan icra takibinde talep edilen faizler, işlemiş faizler, faiz oranları ve tüm ferileri tamamen usul ve yasaya uygun olduğu, takip konusu alacağa ilişkin olarak tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla-------- olarak tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla asıl borçlu hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı ve söz konusu takip kapsamında 12/08/2020 tarihinde 261.000,00 TL tutarında tahsilat sağlandığı, imzalanan sözleşme, ihtarname, ticari kredi ödeme planları ile diğer imzalı belgelerde temerrüt faizinin ve diğer faizlerin hangi orandan uygulanacağının belirtildiği,
banka tarafından yayınlanan tebliğler ile de bu faiz oranlarının ne olduğunun açıkça belli olduğu, istenen faizlerin bu düzenlemelere uygun olduğu, davalının imzaya itirazının haksız ve kötü niyetli olduğu, kredi genel sözleşmesi bizzat davalı tarafça ilgili şube nezdinde imzalandığı, borca imzaya, faize, işlemiş faize, faiz oranına ve borcun tüm ferilerine yönelik itirazların haksız ve sadece zaman kazanmaya yönelik olduğunu belirtilerek; davalının icra dosyasına vaki itirazlarının haksız ve sadece zaman kazanmaya yönelik olduğu,
davalının icra dosyasına vaki itirazlarının iptali ve takibin devamı ive alacak likit olduğundan %20 den az olmayacak inkar tazminatına karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkil ile davacı banka arasındaki ilişkinin kefalet sözleşmesinden kaynaklandığı, müvekkilin tacir sıfatı da bulunmadığı için davalı ile banka arasındaki ilişkinin ticari olmadığı, davanın yetkisiz mahkemede açıldığı ve yetkisiz icra müdürlüğünde icra takibi başlatıldığı, dava konusu icra dosyasında ödeme emrinin tebliğ edilmediği, ödeme emrinin tebliğ edilmemesi halinde geçerli bir itiraz bulunmaması sebebiyle itirazın iptali davası da açılamayacağı, itizarın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığı, takibe konu borcun zamanaşımına uğradığı,
icra dosyasına davacı takibinin genel kredi sözleşmesine dayanmadığı, süresinde sunulmayan delillerin yargılamaya esas alınamayacağı, genel kredi sözleşmesi ve eklerindeki imzalar ile kefil tarafından elle yazılması gereken kefalet türü, kefalet limiti, kefalet tarihi yazıları müvekkile ait olmadığı ve imza inkarı olduğu, hesap kat ihtarlarına, belirtilen faiz oranlarına, faiz miktarlarına 30.05.2019 tarihli ihtarname ile itiraz edildiği, davacı taraf genel kredi sözleşmesi ve eklerinin okunaklı suretini sunmamış olduğundan yeterince inceleme imkanı olmadığı,
genel kredi sözleşmesinin genel işlem koşulları ihtiva ettiği, davacı bankanın sözleşmenin tamamını kendi menfaatine göre düzenlediği, karşı tarafın ve kefil olarak sorumlu tutulanların da sözleşmeyi imzalamaktan başka çarelerinin bulunmadığı, sözleşme içeriğinde kanuna uygun yapılmış gerçek bir bilgilendirme bulunmadığı, müvekkilin %39 oranındaki temerrüt faiz oranından sorumlu tutulduğu, sözleşmenin faizle ilgili maddeleri tamamıyla bankanın inisiyatifine bırakıldığı, kefalet sözleşmesinde asıl borcun miktarının belirli yahut en azından belirlenebilir ve öngörülebilir olması gerektiği, belirtilerek,
davanın reddi ile birlikte davacı banka aleyhinde %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle; genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.------- sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine 01/08/2019 tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz + gider vergisi+ masraf toplamı 190.802,69 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu,
ödeme emrinin borçluya tebliğ edilememediği ancak 06/08/2019 tarihli dilekçe ile imzaya, yetkiye, borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Taraf teşkili sağlanmış, taraf delilleri celp edilmiş, davalı takibe yönelik itiraz ve cevap dilekçesinde imza itirazında bulunduğundan bu yönde inceleme yapılmasına karar verilmiştir.
----- tarihli raporunda; inceleme konusu sözleşmenin ---- adına düzenlenmiş ''KEFİL KABUL BEYAN'' sayfasında ve 38. sayfasında ---- adına atılı imzalar ile --- mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ---- eli ürünü olduğu bildirilmiştir.Bilirkişi ---- rapor içeriğine göre; davalının kefalet nedeniyle banka alacağına karşı sorumlu olduğu,
yapılan hesaplamalar ve taleple bağlılık ilkesi gereğince takip tarihi itibariyle davacı bankanın kredi kartından 44.224,75 TL asıl alacak, 2.923,00 TL ileri tarihli taksit alacağı, 290,79 TL işlemiş akdi faiz, 2.343,91 TL işlemiş temerrüt faizi, 131,74 TL ---- olmak üzere 49.914,19 TL, aylık ödemeli ticari krediden, 128.659,02 TL asıl alacak, 6.347,38 TL işlemiş gün akdi faizi, 4.344,77 TL işlemiş temerrüt faizi, 217,24 faizlerin ------ ile 1.320,09 TL ihtar masrafı olmak üzere 140.888,50 TL üzerinden takibe devam edebileceği, takip tarihinden sonra 12/08/2020 tarihinde 261.000,00 TL tahsilat olduğu,
nihai infaz aşamasında yapılacak icra kapak hesabı ile değerlendirme yapılması gerektiği, takip tarihinden tahsil tarihine kadar ticari krediden kaynaklanan 128.659,02 TL asıl alacak tutarına %39,00. Kredi Kartından kaynaklanan 44.224,75 TL Asıl Alacak tutarına % 31,80 Temerrüt faizi talep edileceğini beyan etmiştir.
Takip tarihi sonrası kısmi ödeme/ tahsilat bulunduğundan TBK 100.madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi heyetinin rapor içeriğine göre; ticari kredi alacağından dolayı davacının alacağının kalmadığı, kredi kart alacağından dolayı davacının 06/10/2020 dava tarihi itibariyle 40.085,58 TL alacağının bulunduğu, bu alacağın tahsil tarihine kadar %31,80 temerrüt faizi talep edilebileceği tespit edilmiştir.TBK'nın 586. maddesi uyarınca alacaklının müteselsil kefile başvurabilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.
6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz. Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir.".
Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşıldığından, bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre; davacı bankanın asıl borçlu müşteri ------tarihinde imzalanan ------ kapsamında asıl borçluya krediler kullandırıldığı,
davalının dayanak sözleşmeye müteselsil kefil olarak imza attığı ve borcun ödenmediği iddiası ile bankaca ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe itirazlar üzerine itirazın iptali davası açıldığı, borca itiraz ve cevap dilekçesinde davalı tarafça imza itirazı ileri sürüldüğü, yaptırılan bilirkişi incelemesi kapsamında, inceleme konusu -------- kefil/ davalıya atfen atılmış imzaların, mevcut karşılaştırma imzalarına kıyasla davalının eli ürünü olduğunun tespit edildiği, davalının kefil olarak sorumlu olduğu, davacı bankanın bakiye alacağının denetime elverişli bilirkişi raporu ile dava tarihi itibariyle 40.085,58 TL olarak tespit edildiği,
dava dilekçesi sonuç kısmında -------esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve takibin devamına, davalıdan takip tarihi itibariyle faiziyle 190.802,69 TL alacaklı olduklarının tespitine karar verilmesi talep edilmiş, bilirkişi raporunda takip tarihi itibariyle davacının takipte talep edilen 190.802,69 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olduğundan davanın tam kabulüne dair karar ve yargılama gideri hesaplaması yapılmış, alacak miktarının likit olduğu anlaşılmakla,
davacının davasının kabulü ile davalının ---------esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile 40.085,58 TL alacağı dava tarihinden itibaren %31.80 temerrüt faizi işletilmek suretiyle takibin devamına, hüküm altına alınan alacağın %20 si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/456, K. 2025/522, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama