İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/6 K.2024/197

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2020/6Karar2024/197Tarih12 Mart 2024Okuma11 dk · 2.174 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/6
Karar No
2024/197
Karar tarihi
12 Mart 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.174 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2020/6 Esas

KARAR NO:2024/197

DAVA: Alacak

DAVA TARİHİ:16/09/2014

KARAR TARİHİ:12/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının maliki olduğu ----- bulunan ---- -------- binasının; ----- tarihleri arasında ---- sayılı----- sigortalandığını; sigorta poliçesine hırsızlık ------dahil olduğunu; iş yerine --------tarihinde hırsız girmesi nedeniyle 18.387,18 TL zarara sebebiyet verdiğini; davacı tarafından meydana gelen hasarın öğrenilmesi üzerine yasal süre içerisinde davalıya ----- tarihinde bildirimde bulunularak uğranılan 18.387,18 TL zararın tazmini istenildiğini;

ancak, davalı şirketin ----numaralı hasar dosyası ile ilgili olarak davacıya vermiş olduğu ---------- sayılı cevabı yazıda dosyanın incelenmesi sonucu oluşan hasarda sigortalı iş yerinin Aralık 2010 yılından bu yana boş bulunmakta iken hırsızlık olayın cereyan ettiğini ve poliçede 30 günden fazla boş kalmaya ilişkin teminat olmadığının tespit edildiğinden oluşan hasarın sigorta genel şartları, TTK ve Sigorta Mevzuatı ile genel hükümlere göre hırsızlık sigortası dışında kaldığından talebin reddine karar verildiğini; daha sonra davacıya ait iş yerinde 28/03/2011 tarihinde 2. hırsızlık olayının meydana geldiğini;

meydana gelen 600.000,00 TL civarındaki hasarın sigorta şirketine ihbar edilmesi üzerine açılan ------ numaralı hasar dosyası ve ayrıca hırsızlık olayından kaynaklanan su basması nedeniyle meydana gelen hasarların ve kira kaybının giderilmesi için ----- tarihinde yapılan ihbar üzerine açılan --------- numaralı hasar dosyalarında yapılan inceleme neticesinde aynı nedenlerle sigortalı mahallin 30 günden fazla boş kaldığından Hırsızlık Sigortası Genel Şartları gereği teminat dışı kaldığını; bu sebeple, sigorta genel şartları, TTK ve Sigorta Mevzuatı ile genel hükümler göz önünde bulundurularak tazminat talebinin reddine karar verildiğini;

davalı sigorta şirketinin her ne kadar sigortalı mahallin 30 günden boş kalması nedeniyle teminat dışı kaldığını bu nedenle meydana gelen zararın ödenmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek tazminat talebi reddedilmiş ise de dava konusu iş yeri sigorta edildikten sonra boşalmadığını; hırsızlık poliçesi genel şartlarına göre dava konusu yerin sigorta edilmesinden sonra boşalmış olması ve bu boşluğun 30 günden fazla sürmesi halinde sigortalıya bildirilmesi yükümlülüğünün bulunduğunu;

dosyaya ibraz edilen -------sayılı dosya tahliye tutanağında görüleceği üzere dava konusu sigorta edilen iş hanı 12/10/2010 tarihinde tahliye edilerek boşaltıldığını; boş iken sigortalandığını, dava konusu yerin sigortalandıktan sonra boşalmadığını; bu sebeple 30 günden fazla boş kaldığından bahisle tazminat talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu; bu nedenlerle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 15.000,00 TL hasar bedelinin olay tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini;

talep ve dava etmiştir.Davalı vekilince verilen ---- havale tarihli davaya cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında; davacıya ait plaza/ han binası için ------- düzenlendiği; ---- tarihinde meydana geldiği iddia olunan hırsızlık olayı ile ilgili ---- meydana geldiği iddia olunan hırsızlık hasarı için ---- tarihinde meydana geldiği belirtilen dahili su hasarı için ------- dosyalarının açıldığını;

sigortalı binada yapılan hırsızlık hasarlarının bu hasarların meydana geldiği süreçte sigortalı mahallin 30 günden daha uzun süre boş olduğunun tespit edilmesi üzerine hırsızlık sigortası genel şartlarının A.4.4.1 maddesi uyarınca hasarın tazmininin ret olunduğunu; dahili su hasarının ise sigortalı iş yerinde meydana gelen hasar ile ilgili olarak mahalde suyun zaman içerisinde biriktiği; bu esnada binanın boş olduğunu; hasarın ani ve beklenmedik olmaması nedeniyle TTK Yangın Sigorta Genel Şartları, Dahili Su Klozu, Sigorta Mevzuatı ve Genel Hükümler göz önünde bulundurularak ret olunduğunu;

davalı şirketin her 3 hasar dosyasındaki ret sebeplerinin haklı sebeplere bağlı olduğunu; bu nedenlerle, davalı şirket aleyhine açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini; talep etmiştir.Birleşen davada ----- davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi ile davacı arasında ----------tanzim edildiğini; bu poliçe ile davacının maliki olduğu plaza niteliğindeki iş yerinde deprem, yangın, enkaz kaldırma, cam kırılması, iş durması, sel ve su baskını, hırsızlık ve malikin kira kaybı gibi teminatları içerir şekilde sigortalandığını; davacı tarafından sigorta primlerinin düzenli ödendiğini;

davacıya ait iş merkezinde ------- tarihlerinde 2 ayrı hırsızlık olayı ve 21/03/2011 tarihinde su baskını meydana geldiğini; hasarlar nedeniyle davacının kira kaybına uğradığını; bütün bu hasarların davalı sigorta şirketine süresinde ihbar edildiğini.

02/02/2011 tarihindeki hırsızlık nedeniyle 18.387,18 TL, 21/03/2011 tarihindeki hırsızlık ve su baskını nedeniyle 600.000,00 TL zarar oluştuğunu; sigorta şirketinin hasar tespiti yapmasına rağmen ihbar edilen rizikoların sigorta poliçesi kapsamında olmadığını beyan ederek zararları tazmin etmediğini; bunun üzerine-------- dosyası üzerinden dava açtıklarını, bu davanın halen derdest olduğunu; bilirkişi raporu alınarak hasar ve zarar miktarının tespit edilip davanın sonuçlanmasının beklenilmesi halinde taleplerin zaman aşımına uğrayabileceğini;

bu nedenlerle ilk davada saklı tutulan fazlaya ilişkin hakları sebebiyle yargılama neticesinde belirlenecek olan alacaklarından --------- tarihinde davacıya ait ve sigorta kapsamında bulunan taşınmazda meydana gelen hırsızlık nedeniyle uğranılan zarar için şimdilik 5.000,00 TL, 21/03/2011 tarihinde meydana gelen hırsızlık nedeniyle uğranılan zarar için şimdilik 5.000,00 TL, 21/03/2011 tarihli sel-su baskını nedeniyle uğranılan zarar için şimdilik 5.000,00 TL ve 20/04/2011 talep tarihli mahkum kalınan kira bedelinden kaynaklanan zarar için şimdilik 5.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; karar verilmesini;

talep ve dava etmiştir.Birleşen davada davalı vekili savunmasında; birleşen davanın reddine karar verilmesini; talep etmiştir.

Dava; taraflar arasındaki sigorta poliçesi kapsamında davacı/sigortalıya ait iş merkezinde meydana gelen hasarların tazmini istemine; ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişiler------ tarafından müştereken düzenlenen 19/08/2014 tarihli esas rapor ve 17/11/2015 tarihli ek rapor içeriğine göre; maddi olayda davacının talebini dayandırdığı rizikoların ------ sayılı poliçede geçerli olduğu dönemde vuku bulduğu hususunda çekişme bulunmadığı;

çekişmenin davacının talebinin poliçede kayıtlı özel ve poliçenin tabi olduğu genel şartlara göre davalının verdiği teminat kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği noktasında toplandığı; davalı/sigortacının bu sözleşme kapsamında bilgilendirme yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmediğini; bu yükümlülüğünü yerine getirmeyen sigortacının sigortalının zararına tazmin mükellefiyeti bulunduğunu.

02/02/2011 tarihinde meydana geldiği iddia olunan hırsızlık olayı için ----- hasar dosyasının açıldığı; bu dosyadaki hasarın 14.313,00 TL olduğu ve ekspertiz raporunun tanzim tarihinden 1 ay sonrasına denk gelen 05/04/2011 tarihinden itibaren faiz yürütülebileceğini.

21/03/2011 tarihinde meydana geldiği iddia olunan hırsızlık hasarı için ------ nolu hasar dosyasının açıldığı; bu dosyadaki hasarın 14.450,00 TL olduğu ve ekspertiz raporunun tanzim tarihinden 1 ay sonrasına denk gelen 29/05/2011 tarihinden itibaren faiz yürütülebileceğini.

28/03/2011 tarihinde meydana geldiği belirtilen dahili su hasarı için ----- nolu hasar dosyasının açıldığı; bu dosyadaki hasarın 37.967,81 TL olduğu ve ekspertiz raporunun tanzim tarihinden 1 ay sonrasına denk gelen 29/05/2011 tarihinden itibaren faiz yürütülebileceğini.

Taraflar arasında sigorta sözleşmesinin kurulduğu tarihinde sigortalı yerin boş olduğu ve dava konusu iş yerindeki elektrik tedariki sorununu bu iş yerinin kiraya verilmesini geciktirecek bir neden olduğu; dolayısıyla da su basması ve/veya hırsızlık hadisesi yüzünden "fiilen elde ettiği kira gelirinden mahrum kalmayan" davacının kira kaybına yönelik tazminat isteminin yerinde bulunmadığının.

Sigorta sözleşmesinin tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olduğunu; bu sözleşmede sigortacıya düşen asıl borcun rizikonun gerçekleşmesi halinde meydana gelen zararın poliçe kapsamında karşılanması, sigorta ettiren bakımından ise asıl borç sigorta primlerinin ödenmesinden ibaret olduğunu; tarafların sigorta poliçesinden kaynaklanan asıl borçlarının yanı sıra kanundan, doktrinden ve kazai içtihatlardan kaynaklanan tali borçlarının da bulunduğu; sigorta ettirenin tali borçlarından olan "zararı önleme, azaltma ve sigortacının rücu haklarını koruma yükümlülüğü" somut olay bakımından önemli bir yere sahip olduğunu;

nitekim sigorta ettiren bu yükümlülüğünün derdest davanın tarafları arasında münakit sigorta sözleşmesinin kurulduğu tarihte yürürlükte olan e.TTK.1289.maddesinde hükme bağlandığını; bu madde uyarınca zararı önleme ve azaltma külfeti, rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğu durumlarda sigorta ettirene düşen önemli bir görev olduğu; eğer sigorta ettiren böyle bir vecibe yüklenmeseydi sigortacının riziko taşıma yükümlülüğünü göz önünde bulunduran sigorta ettiren, zararın önlenmesini önlemek veya meydana gelen zararın kapsamını arttırmamak hususunda kendisinde herhangi bir zorunluluk hissetmeyeceğini;

dolayısıyla bu doğrultuda herhangi bir faaliyette bulunmayacağını; zira onun kanaatine göre zarar sigorta sözleşmesi ile birlikte artıp nihai olarak rizikoyu temin etme vaadinde bulunan sigortacıyı ilgilendiren bir hadise olduğunu; sigorta akdinin tarafı olan sigorta ettiren için kurtarma tedbirleri alma vecibesinin öngörülmemesi, sigorta sözleşmelerinin esasını oluşturan güven sorumluluğuna aykırı bir mahiyet arz edebileceğini;

zira sigorta ettirenden talep edilen akdi güven, en yüksek ifadesini, rizikonun gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğu zamanlarda veya rizikonun gerçekleşmesinden sonra yerine getirilmesi gereken vecibelerde bulacağını; buna göre sigorta ettiren gücü yettiği sürece sigortalı şeyi tehdit eden veya onda gerçekleşen zararı önlemek veya hafifletmek için çaba göstermeli, sigortalı olma vakıasını kötüye kullanmamalı ve böylece somut olayda önleyebileceği veya azaltabileceği zararı herhangi bir faaliyette bulunmamak suretiyle sigortacının sırtına yükleyemeyeceğini;

sigorta ilişkisinin dürüstlük ve güven ilkesi uyarınca sigortalıdan bu gereklerin ifasını talep edileceğini; yerine getirilmesi sigorta ettirenden beklenen bu husus, onun sigortalanan şeye karşı doğrudan doğruya (vasıtasız) zilliyet olması veya şey üzerinde tasarruf edebilme imkanına sahip bulunması ve dolayısıyla kurtarma tedbirlerinin icrası bakımından en elverişli bir konumda yer alması nedeniyle haksız olmadığını;

bu kapsamda, ilk hırsızlık vakıasından sonra dava konusu taşınmazın güvenliği için gerekli personel istihdam edilmiş olsa idi sonraki hırsızlık olayının gerçekleşmeyeceği gibi davacının ifade ettiği şekilde zamanı tam olarak bilinmeyen şubat ve mart aylarında gerçekleşen aşırı yağış sebebiyle oluşan su kütlesine ilgili personel tarafından zamanında müdahale edilerek bu denli zararın oluşmasına engel olunabileceğini;

somut olayda özellikle de ikinci hırsızlık olayı için davacının belli bir nispette kusurlu olduğu yönünde kanaat oluşması halinde raporun sonucunda açıklanan tazminat miktarından yapılabilecek indirimin mahkemenin takdirinde bulunduğu yönünde görüş bildirildiği; incelenen bilirkişi raporundan anlaşılmıştır.Davacı vekilince verilen harcı da yatırılan 14/03/2016 kayıtlı talep artırım dilekçesi ile 19/08/2014 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda talep artırım dilekçelerinin kabulü ile dava değerinin toplamda 66.730,81 TL'ye çıkartıldığını;

bu miktar tazminatın olay tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı şirketten tazminine karar verilmesini talep edildiği; talep artırım dilekçesinin bir nüshasının davetiye ile davalı vekiline tebliğ edildiği; görülmüştür.Yapılan yargılama neticesinde mahkememizin 28/06/2016 tarihli kararı ile esas davanın kısmen kabulü ile.

“21.538,00 TL maddi tazminatın 14.313,00 TL'sinin 05/04/2011 temerrüt tarihinden itibaren 7.225,00 TL'sinin 29/05/2011 temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,” şeklinde karar verildiği birleşen dava yönünden davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Karar taraflarca temyiz edilmiş olup ---------- sayılı ilamı ile bozulmuştur.Dosya mahkememizin --------- kaydedilerek açık yargılamaya devam olundu.01/12/2020 tarihli celsede bozma ilamına uyulmuş olup bozma ilamı doğrultusunda dosya bilirkişiye tevdi edildi.Bilirkişi hazırlamış olduğu raporda özetle.

02.02.2011 tarihindeki hırsızlık nedeniyle meydana gelen 12.940,20 TL hasar tutarının sigorta eksper raporunun 30 gün sonrası 05.04.2011 itibariyle avans faizi ile talep edilebileceğini, 21.03.2011 tarihindeki hırsızlık nedeniyle meydana gelen 14.450,00 TL hasar tutarının sigorta eksper raporunun 30 gün sonrası 29.05.2011 itibariyle avans faizi ile talep edilebileceğini, 13.04.2011 tarihindeki ihbar edilen sel su nedeniyle meydana gelen 41.165,38 TL hasar tutarının sigorta eksper raporunun 30 gün sonrası 29.05.2011 itibariyle avans faizi ile talep edilebileceğini,

Yargıtay bozma ilamında davacının ilk hırsızlık olayından sonra bina kapı- camları gibi giriş noktalarında gerekli tamirleri yaptırdığının dosya kapsamından anlaşıldığı belirtilerek, bu tedbirler Yargıtay tarafından yeterli bulunduğundan,

artık TTK m.1448 hükmüne aykırılıktan bahsedilemeyeceği ve bu sebeple tazminattan indirim yapılamayacağını belirtmişlerdir.Bilirkişi raporunun tetkikinde Yargıtay Bozma ilamında belirtildiği üzere zararın tespitine ilişkin rapor içerisinde herhangi bir bilgi tespit ve inceleme bulunmadığı heyete dahil edilen elektrik ve makine mühendisi bilirkişilerin rapora katkı sağlayan herhangi bir mütalaasına rastlanılmadığı görülmekle ek rapor alınması için dosya aynı heyete tevdi edilmiş olup heyet hazırlamış olduğu raporda.

“Kök raporun ilk 6 sayfası Makina Mühendisi bilirkişi tarafından hazırlanmıştır. Kök raporda. “Makina Mühendisi bilirkişi tarafından hazırlanan I — II — III — IV — V — VI — VII maddeleri dosya özetidir. Toplam 6 sayfadır. Heyet adına yapılması gereken ortak çalışma Makine Mühendisi bilirkişi tarafından üstlenilmiş ve ilk 6 sayfa hazırlanmıştır.

Kök raporda, ------- maddeleri toplam 5 sayfa olup Yargıtay Bozma İlamına Uygun olarak Makine Mühendisi ve Elektrik Mühendisi bilirkişiler tarafından yapılan değerlendirmelerden oluşmaktadır. Dosyadaki mevcut tespitler de Makine Mühendisliği ve Elektrik Mühendisliği ile ilgili kısımlar birlikte değerlendirilmiş olduğu için işbu raporda da birlikte olunması zorunludur. Bu nedenle heyet olduğumuzu düşünüyoruz.

11. sayfanın alt kısmındaki ------ maddesi İnşaat Mühendisi bilirkişi tarafından hazırlanmıştır. Sonuç bölümünde de A/1-2-3-4 maddeleri Makine Mühendisi ve Elektrik Mühendisi bilirkişiler tarafından hazırlanmıştır.” şeklinde belirtmişlerdir.Dosya bir makina mühendisi ve bir elektrik mühendisi bilirkişiden oluşan yeni bir heyete tevdi edilerek rapor düzenlemeleri istenilmiş olup heyet hazırlamış olduğu raporda özetle;

binadaki her iki hırsızlık ve su baskını olaylarında inşaatta meydana gelen zararın 28.561,00 TL (8.872,00+1.095,00+18.594,00=28.561,00) olduğunu, elektrik işleri yönünden ilk hırsızlık olayında herhangi bir hasar tespit edilemediğini, ikinci hırsızlıkta hasarın 10.525,50 TL su baskının da hasarın 16.152,86 TL toplam zararın 26.678,36 TL olduğunu, makine mühendisliği sorumluluk alanına giren hasarların ise toplamda 142.398,00 TL olduğunu belirtmişlerdir.

Yargıtay kararı gözetildiğinde sigorta bilirkişisinin tespitine itibar edilmemiştir.Tüm dosya kapsamı bilirkişi raporları, taraf beyanları ve Yargıtay kararları birlikte değerlendirildiğinde; meydana gelen hırsızlık olaylarında ve su baskınında toplam zararın 197.637,36 TL olduğu, meydana gelen zarardan davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu anlaşılmakla dava ve ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

Öte yandan birleşen dava yönünden mahkememizce verilen karar Yargıtayca onandığından bu dava yönünden yeniden hüküm kurulmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

A-Esas dava yönünden;

1-Davanın kabulü ile; 66.730,81 TL tazminatın 14.313,00 TL'sinin 05/04/2011 temerrüt tarihinden, 52.417,81 TL'sinin 29/05/2011 temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

B-Birleşen dava yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına,

2-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 4.558,38 TL karar ve ilam harcından 222,75 TL peşin harç ile 1.038,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 3.297,63 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yatırılan 18,40 TL başvuru harcı ve 222,75 TL peşin harç ile 1.038,00 TL tamamlama harcı toplamı: 1.279,15 TL ile aşağıda dökümü yazılı 10434,35 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

5-Davalının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

6-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince talep halinde karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,

Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Yargıtay Temyiz yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/03/2024

İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/6, K. 2024/197, 12 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No:2024/197
  5. Dava Tarihi:16/09/2014
  6. Karar Tarihi:12/03/2024
  7. Gereği Düşünüldü
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/6
Karar No
2024/197
Tarih
12 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/13 K.2024/206
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/36 K.2024/180
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/37 K.2024/181
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2020/84 K.2024/430
  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/105 K.2024/196
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/105 K.2024/277

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.