KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/509
- Karar No
- 2024/725
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2024
Karar Metni
1.463 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/509
KARAR NO : 2024/725
DAVA
Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/08/2021
KARAR TARİHİ : 08/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının müteahhit olup davalı şirket ile yapmış olduğu ticari faaliyet karşlığında çek ve nakit para verdiğini, söz konusu çekler ve paralar tahsil edilmiş olmasına rağmen davalı şirketin, müvekkilinin sipariş ettiği malları müvekkiline vermeyerek edimini ifa etmediğini, müvekkilinin davalı şirket yetkilileri ile daha önce şifahi olarak görüşmeler yapmış olmasına rağmen, bu görüşmelerde bir sonuç alamadığını, arabuluculuk yoluna başvuru yapıldığını, ancak davalı şirketin ödeme yapmaktan kaçındığını ve uzlaşmama tutanağı düzenlendiğini,
kısmi davanın kabulü ile şimdilik 10.000,00 TLnin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsili, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının müvekkili şirketin çek ve nakit para karşılığında vermekle yükümlü olduğu malları teslim etmemiş olduğunu iddia etmişse de bu durum hilafı hakikat olduğunu, müvekkil şirketin edimini ifa ettiğini ve malları teslim ettiğini, davalı firmanın davacı yandan 17.000 TL alacaklı olduğunu, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun açtığı davanın reddini, davacının %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkumiyetini, dava masrafları ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, tacirler arasındaki ticari alım satım ilişkisine dayalı kısmi alacak davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi ----- rapor içeriğine göre; davalı tarafın 2017 ve 2018 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapılmış olduğunu, T.T.K ve V.U.K hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğunu, davacı şirketin ise. Mahkememizin 05.04.2022 tarihli 3.celse duruşma tutanağında.
“Tarafların ticari defterlerinin 13.05.2022 tarihinde saat: 10.00” da Mahkeme kaleminde incelemeye hazır edilmesine, yerinde inceleme talep edilmesi halinde dilekçe sunulmasına...” Şeklinde taraflara tebliğ edildiği, ancak davacının incelemeye katılmadığı ve ticari defterlerini ibraz etmediğinden,
defter kayıtları üzerinde inceleme yapılamadığını, davalı şirketin incelenen kendi ticari defter kayıtlarında davacı taraftan 7.079,02 TL tutarında alacaklı gözüktüğünü, davacı tarafın ise 13.05.2022 günü saat:10.00' da Mahkeme kaleminde yapılan incelemeye katılmadığını, davacı beyan dilekçesi ekinde yer alan belgeler ve iddialar doğrultusunda inceleme yapılmasını talep ettiğini, beyan dilekçesi ekinde.
“Muavin Defter” başlıklı hesap ekstresi, bir takım çek tahsilat makbuzları ile çek fotokopilerinin yer aldığının görüldüğünü, “Muavin Defter” başlıklı printer çıktısı belgede davacının 31.12.2018 tarihinde davalı taraftan 7.420,99 TL alacak tutarını ---- no.lu kayıt hareketi ile “---- Sipariş Avansları ” hesabına virman kaydı yaptığını gösterdiğini, bu tespit edilen hususlar çerçevesinde davacının alacak talebine ilişkin hukuki değerlendirmenin Mahkememizin takdirinde olduğunu beyan etmiştir.
Bilirkişi---- rapor içeriğine göre; davacı, davalıdan 2017 yılında 1 adet ve 12.711,00 TL KDV ve 2018 yılında 3 adet ve 18.371,00 TL KDV mal ve hizmet alışlarına ilişkin faturaları ilgili vergi dairesine BA formu ile beyan ettiği, davalının da, davacı taraf adına düzenlediği 2017 yılında 1 adet ve 12.711,00 TL KDV ve 2018 yılında 3 adet ve 18.371,00 TL KDV mal ve hizmet satışlarına ilişkin faturaları ilgili vergi dairesine BS Formu ile beyan ettiği, tablodan da görüleceği üzere taraflar karşılıklı beyanlarının bir birini teyit ettiği, başka bir anlatımla,
davacının bu beyanının davalıdan 2017 ve 2018 yılında toplam 4 adet fatura ile 31.082,00 TL + 5.597,02 TL KDV olmak üzere toplam 36.679,02 TL mal ve hizmet aldığına karine teşkil edeceği, davalı tarafından davacı adına düzenlenen ve dava dosyasına suret aslı sunulan 27/12/2017 tarih ve ----- seri no.lu 4.500,00 TL (KDV dahil) İrsaliyeli Faturanın aylık KDV hariç 5.000,00 TL sınırı dışında kaldığından dolayı beyan edilmediği, bu fatura ile birlikte davalının davacıdan toplam 41.179,00 TL fatura ile mal ve hizmet aldığı görüldüğü,
davacı her ne kadar, davalının malları teslim etmediğini beyan etmekteyse de bağlı bulunduğu vergi dairesine mal ve hizmet alışlarına ait BA Form bildirimleri davacının mal ve hizmet aldığına karine teşkil ettiği, davalının yukarıdaki kayıtlarında 20.06.2018 tarihinde davacının hesabına 25.05.2018 vadeli 15.700,00 TL tutarlı senet iade kaydı yapıldığı, davacının hesabına yapılan bu kayıttan önce, senet davacıdan alındığında davacının hesabına alacak kaydının yapılması gerektiği, ancak davalının yukarıdaki kayıtlarında bunun yapılmadığı,
başka bir anlatımla girişi olmayan (çek, senet vb.) kıymetli evrakın çıkışı olamayacağı, bunun dışındaki davacı tarafından davalıya verilen çeklerin ödenip ödenmediğine ilişkin ilgili bankaların yazılarının incelendiği, detaylı açıklama sonucunda; davacının davalıdan 8.620,98 TL alacağı bulunduğu, başka bir anlatım davalı tarafından davacıya 41.179,02 TL tutarında fatura düzenlendiği ve davalıdan 49.800,00 TL tahsilat yapıldığı, (49.800,00 TL -41.179,02 TL —) davalının, davacıya 8.620,98 TL borcu bulunduğu, özetle; davacının davalıdan toplam 41.179,02 TL tutarında mal veya hizmet satın aldığı,
tarafların mal ve hizmet satışlarına/alışlarına ilişkin BS/BA Form beyanlarının buna karine oluşturduğu, davacı tarafından davalıya verilen ve bedelleri ödenen çek ve senetleri ile nakit tahsilatlar toplamının 49.800,00 TL olduğu, buna göre davacının davalıdan 8.620,98 TL alacağının bulunduğu bildirilmiştir.Davacı, davalıya mal/hizmet karşılığı olmak üzere ödeme yaptığını, davalının ise bunun karşılığı mal/ hizmeti teslim etmediğini iddia etmiş, davalı da ticari ilişkiyi kabul ederek teslim yapıldığını savunmuş olduğundan davalı teslim olgusunu Türk Medeni Kanunu m:6 gereği ispatlamak ile yükümlüdür.
6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir.
Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222.
Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir. Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür.
Davacı asile --- Celse ara kararı gereği isticvap davetiyesi tebliğ edilmiş ise de duruşmaya katılmamıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı, ticari faaliyeti kapsamında davalıdan bir kısım inşaat malzemesi satın almak hususunda tarafların anlaştığını, mallara ilişkin nakit ve kambiyo senedi ile ödeme yaptığını fakat davalı tarafın bedeli ödenen malların tümünü teslim etmediğini iddia ederek fazla ödediği bedelin iadesi için eldeki davayı açmıştır.
Taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu ihtilafsızdır. Davacının ödeme vasıtası olarak bildirdiği çeklerin akıbeti ile ilgili hesabın bağlı olduğu bankalardan cevaplar dosya arasında alınmıştır. HMK.
221. maddesi gereği (BA) formlarının resen dosyaya kazandırılması gerektiği (Yargıtay ---- HD. -----tarafların ticari kayıtları, sunulan deliller, celp edilen yazı cevapları değerlendirildiğinde; davacının davalıya ticari ilişki kapsamında toplam 49.800,00 TL ödeme yaptığı, davalının ise teslim ettiği mal bedelinin 41.179,02 TL olduğu, davacının fazla ödediği 8.620,98 TL alacaklı olduğunun sabit olduğu anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulü ile.
8.620,98 TL alacağın 09/08/2021 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşan istemin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/509, K. 2024/725, 8 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama