KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/142
- Karar No
- 2024/472
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2024
Karar Metni
1.064 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
T.C.İstanbul Anadolu6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/142 Esas
KARAR NO:2024/472
DAVA
5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ:16/02/2022
KARAR TARİHİ:06/06/2024
-----maddesine göre ---- adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ----Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I.DAVA
Davacı vekili; müvekkili banka ile davalı arasında üye işyeri sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşmeden kaynaklanan borçları ödemediğinden dolayı davalıya ----- yevmiye numaralı ihtarnamenin keşide edildiğini, davalının ihtara rağmen borcunu ödememesi üzerine --------- dosya ile aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalıya dayanak belge ile ödeme emrinin tebliğ edildiğini, davalının 12/03/2021 tarihinde faize, faiz oranına, borca ve bilcümle fer'ilerine itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek, davalının icra takibine yaptığı itirazının iptaline, davalının takip konusu borcu ödemesine, alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP:Davalı vekili; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla söz konusu açılmış davanın reddine, açılan davanın kötü niyetli olması sebebiyle davacı yana kötü niyet tazminatı uygulanmasına, yargılama gider ve vekalet ücretinin karşı yan üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, banka alacağına dayanan takibe itirazın iptali davasıdır.Dava öncelikli olarak---- açılmış, anılan mahkemece ---- ilam ile görevsizlik kararı verilerek dosya mahkememize gönderilmiştir.Uyuşmazlık: Davacı tarafça icra takibine ve davaya konu edilen üye işyeri sözleşmesi yönünden borcun ödenip ödenmediği, ödenmiş ise ne miktarda ödendiği, icra takip tarihi itibariyle ödenmeyen kredi borcunun bulunup bulunmadığı, işlemiş ve işleyecek faizin yasal normlara ve sözleşmeye uygun talep edilip edilmediği, davalı yanın takip ve dava konusu yapılan alacağın tamamından yada bir bölümünden sorumlu bulunup bulunmadığı,
itirazlarının kısmen yada tamamen iptalinin gerekip gerekmediğine ve icra inkar tazminatı konusunda yasal koşulların oluşup oluşmadığı hususundadır.
Davacı banka ile davalı arasında üye işyeri sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşmeden kaynaklanan borçları ödemediğinden dolayı davalıya, davacı bankaca ---- yevmiye numaralı ihtarnamenin keşide edildiği, davalının ihtara rağmen borcunu ödememesi üzerine ----- ile aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalının borca itirazı üzerine takibin durduğu, akabinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı banka ile davalı üye işyeri arasındaki ticari ilişki incelendiğinde, davacı bankanın --- davalı üye işyeri -----adlı şirket arasında pos üye işyeri sözleşmesi imzalandığı, işbu sözleşmeye istinaden davacı bankaca üye işerine-----bağlanmış olduğu, pos cihazı kanalıyla davalıya mal ve hizmet satışı yapma olanağı sağlandığı, davalı üye işyeri adına vadesiz ticari mevduat hesabı açıldığı,
davalı üye işyerinin --------yoluyla pos cihazı üzerinden gerçekleştirdiği satış bedelleri davacı banka nezdindeki açılan üye işyeri hesabına alacak kaydedildiği,Davalı yanca, --------yöntemi ile şifresiz 02.11.2019 tarihinde ---- adlı kart hamilinin kartından 11.500,00 TL ve 10.09.2019 tarihinde ----- hamilinin kartından 4.200,00 TL çekildiği, kart hamillerinin akabinde çeşitli nedenlerle bankaya yaptıkları itiraz üzerine, davacı bankaca kart hamillerinin itirazları üzerine belirtilen paraları iade ettiği, uyuşmazlık konusununda bu iade edile paraların tahsili istemine ilişkin olduğu,
Taraflar arasındaki Sözleşmenin 3.2.10 maddesinde “ Banka Üye işyeri hesabına alacak geçtiği halde, üye işyerinin malı teslim etmeme vb. kusur ve/veya ihmali veya kart hamilinin herhangi bir itirazı nedeniyle işlem tutarı kismen veya tamamen kart hamilinden bankaca tahsil edilemez veya tahsil edildiği halde, kart hamilinin hesabına iade edilir ise, banka kart hamilince ödenmeyen veya kart hamiline bankaca geri ödenen veya hesabına alacak geçilen bu tutarı üye işyeri hesabından geri alacaktır.” denildiği,Yine Uluslararası kartlı ödeme sistemleri kurallarına göre,
banka kartı ve kredi kartı hamilleri işlem itirazlarını kart veren bankalarına iletme hakkına sahip oldukları ve bu gibi durumlarda bankalar arasında sistemsel olarak -------- işlemi yapılması gerektiği, Bu cihette, kart hamillerinin bankasına chargeback (ters ibraz-iade işlemi) kurallarına göre kartlarından çekilen bedellerin iadesi talebinde bulundukları, davacı bankanın da bu talep üzerine iade işlemi gerçekleştirdiği, davacı bankaca chargeback edilen işlem bedelleri davalı üye işyerinden tahsil edilemediği için, sözleşmesel olarak davacı bankanın chargeback bedellerini davalı üye işyerinden tahsil etme hakkı doğduğu,
aldırılan bilirkişi raporunda davacı bankanın takip tarihi itibariyle chargeback nedeniyle maruz kaldığı 15.727,46 TL tutarındaki asıl alacağı ve diğer giderleri davalı yandan talep edebileceği kabul edilerek davanın kabulüne karar verilerek, davalının -------- Esas sayılı dosyasında vaki itirazının kısmen iptali ile,
asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 18.60 oranında temerrüt faizi işletilmek suretiyle, 15.727,46 TL asıl alacak, 1.698,30 TL işlemiş faiz, 84,91 TL-----, 295,95 TL ihtarname gideri olmak üzere toplamda 17.806,62 TL üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir.
Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.-----Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/142, K. 2024/472, 6 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama