KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/502
- Karar No
- 2024/898
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2024
Karar Metni
920 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/502 Esas
KARAR NO:2024/898
DAVA
6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 09/06/2022
KARAR TARİHİ: 05/12/2024
----maddesine göre ---- adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ----Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I.DAVA
Davacı vekili; müvekkili tarafından davalı ------ aleyhine, --------------icra dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı vekili tarafından 18.03.2022 tarihinde takibe ve yine müvekkiline borcu bulunmadığından bahisle borca itirazda bulunulduğu ve neticesinde icra takibinin durdurulduğu,
arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamaması neticesinde de haksız şekilde yapılan itirazların iptali için huzurdaki işbu itirazın iptali davasının açıldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, haklı ve hukuka uygun davalarının kabulüne, borçlunun takibe, asıl alacağa, ferilerine ve faize ilişkin haksız itirazlarının iptaline,------ Esas sayılı icra dosyasındaki takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı taleplerinin kabulüne, giderleri borçlu üzerine yükletilerek İhtiyati Tedbir taleplerinin kabulüne,
yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep etmiştir.
ll.
CEVAP:Davalı vekili; davalı müvekkili hakkında açılmış haksız davaya karşı öncelikle yetki yönünden itiraz ettiklerini, davalı müvekkilinin, -------- sayılı dosyasına karşı süresi içerisinde yaptığı itirazlarında; yetki itirazını, yetkili icra dairelerini de belirtmek suretiyle dile getirdiğini, davacının, müvekkilinin haklı bu itirazı karşısında, yetkili yerde icra takibi başlatmak yerine doğrudan işbu huzurdaki davayı açmasının açık bir şekilde usul ve yasaya aykırı olduğu, sonuç olarak esasa girmeden önce yetkisizlik kararı verilmesine ve dosyanın yetkili ------ Asliye Ticaret Mahkemeleri'ne gönderilmesine,
müvekkili hakkında açılan haksız davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile kötü niyet tazminatının, vekâlet ücretleri ile beraber davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, kredi sözleşmesi kapsamında ödenen bedelin rücuen tazminine ilişkin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. ---------- sayılı dosyasının tetkikinde;Davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 59.632,81 TL asıl alacak, 50.733,55 TL takip tarihine kadar işlemiş faiz olmak üzere toplam 110.366,36 TL alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, akabinde takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.
İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir.
Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.Taraflar arasında icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcunun ödenmediği iddiası ile davacı banka tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalı yanın yasal süre içerisinde icra takibine konu borca itiraz ettiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık: Davalının davacının kefalet ile ------- çektiği krediyi ödeyip ödemediği, kredinin davacıca ödenip ödenmediği, davacının davalıya rücuen başvurup başvuramayacağı hususlarındadır.Tüm Dosya Münderecatı Kapsamında;Davacı kooperatif'in, davalı ---- dava dışı ---- tutarlı krediye müteselsilen kefil olduğu,
Davalı----- tarafından kredi ödemelerinin yapılmaması nedeniyle davacı Kooperatif tarafından dava dışı bankaya---------- tarihleri arasında ödenmeyen 45 taksite mahsuben toplam 69.657,31 TL tutarında ödeme yaptığı, aldırılan bilirkişi raporunda takip dosyası kapsamında davalı ----- talep edebileceği tutarın, ----faiz olmak üzere toplam ----- olduğu tespit edildiği, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle hükme esas alınarak, davacının ödenen bu bedelin tamamı için TBK madde 596 kapsamında asıl borçlu ---- rücu edebileceği değerlendirilmekle, rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir.
Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. -------Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/502, K. 2024/898, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama