KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/682
- Karar No
- 2023/866
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2023
Karar Metni
979 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/682 Esas
KARAR NO:2023/866
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/09/2022
KARAR TARİHİ: 02/11/2023
------- maddesine göre ---- adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ----Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I.DAVA
Davacı vekili; davacı yan tarafından davalı yana kesilen ------- tarihli 3 adet faturanın icra müdürlüğüne takip dayanağı belge olarak sunulduğunu, bu faturaların toplam bedelinin 461.409,00 TL olduğunu, davalı yan tarafından fatura içeriğine itiraz edilmediğini ve borcun 240.000,00 TL'lik kısmının ödendiğini, davalı yanın borcun kalan kısmını süresi içerisinde ödenmediği için davacı yan tarafından icra takibi başlatıldığını, ------- sayılı dosya numarası ile yürütülen icra dosyasına davalı yanın haksız ve hukuka aykırı itirazı neticesinde icra takibinin durduğunu,
bu sebeple icra takibinin devamı için itirazın iptali davasını açma zorunluluğunun doğduğunu, davalarının kabulüne, borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, davalının icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP:Davalı vekili; davalı yanın icra takibi konusu yapılan alacak ile ilgili bir borcunun bulunmadığını, davacı yanın davalı yandan alacaklı olduğuna dair iddialarını somut deliller ile ispat edemediğini, davacı yan tarafından iddialarını kanıtlayabilmek amacıyla sunulan e-faturaların herhangi bir ispat kabiliyetine haiz olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla her durumda davacının alacak iddialarının yargılamayı gerektirdiğini ve likit bir alacak söz konusu olmadığından icra inkâr tazminatı taleplerinin, yasal koşulların oluşmaması sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın reddine, talep edilen tazminatın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, fatura alacağının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. ------------dosyasının tetkikinde;
Davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 221.409,00 TL alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, akabinde takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.
İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Uyuşmazlık, davacının davalıdan ---- numaralı faturalardan kaynaklı alacağı bulunup bulunmadığı hususundadır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 13.06.2023 tarihli raporda, tarafların ticari defterlerinin incelemeye tabi tutulduğu, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı lehine delil vasfı bulunduğu, davacı şirketin defterlere göre davacının takip tarihi itibari ile davalı şirketten faturadan kaynaklı olarak 221.409,00 TL alacaklı olduğu, belirtilmiştir.Tüm Dosya Münderecaatı Kapsamında Yapılan Değerlendirmede;
4721 sayılı TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmünü amirdir. 6100 sayılı HMK hükümlerine göre, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altındadır (HMK 190).
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ticari defterlerin ibrazını ve delil olmasını düzenleyen 222. maddesine göre mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden karar verebilmektedir. Bu kapsamda takibin dayanağının.
Davacı yan tarafından davalı yana düzenlenen faturalar olduğu, bu cihette tarafların ticari defterlerinde bilirkişice yapılan incelemede, tarafların defterlerini usulüne uygun tuttukları, davacının düzenlediği faturaların davalının defterlerine de işlendiği,
buna göre takip tarihi itibariyle davalının ticari defterlere göre davacı şirkete 221.409,00 TL borçlu olduğunun tespit edildiği----------- belirtildiği üzere, ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar, faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir,Bu açıklamalar dairesinde,
tarafların ticari defterlerinde bilirkişice yapılan incelemede, tarafların defterlerini usulüne uygun tuttukları, davacının düzenlediği faturaların davalının defterlerine de işlendiği, buna göre takip tarihi itibariyle davalının ticari defterlere göre davacı şirkete 221.409,00 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, bu haliyle davacının davalıdan 221.409,00 TL alacağı bulunduğu anlaşılmakla, bu alacağa yönelik yapılan takibe itirazın iptaline karar verilmişitir
İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir.
Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. ------Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/682, K. 2023/866, 2 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama