KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/912
- Karar No
- 2024/956
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
Karar Metni
1.910 kelime·10 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/912
KARAR NO : 2024/956
DAVA
Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 16/11/2022
KARAR TARİHİ : 19/12/2024
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ----Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I.DAVA
Davacı vekili; müvekkili davacı banka ile davalı firma arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığı ve bu sözleşmeye dayalı olarak da söz konusu firmaya kredi kullandırıldığı, diğer davalı ----- iş bu sözleşmeyi müşterek borçlu-müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, söz konusu firma borcu ödemeyince tüm davalılara muaccel hale gelen borcun ödenmesi için ---- Noterliğinin 14.01.2019 Tarih ----- Yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiği ve borcun ödenmesinin ihtar edildiği, davalı söz konusu ihtarnameye rağmen- ----Esas Sayılı dosyası ile icra takibine başlanıldığı,
davalının söz konusu icra takibindeki borcun tamamına, faiz ve ferilerine, takibe itiraz ettiğini, davalılar tarafından açıkça temerrüt faiz oranına da itiraz edilmiş olup, söz konusu temerrüt faiz oranının ticari kredilere uygulanan temerrüt faiz oranı olduğu, Ticaret Kanununa göre de ticari faiz oranlarının serbestçe belirlendiği, bu oranların da kredi kullandırım esnasında taraflar arasında müzakere edildiği, müzakerenin yapıldığına ilişkin kredi sözleşmesinin son sayfasında da firmanın beyanının bulunduğu,
borçlu-davalının, kötü niyetle icra takibine itiraz ettiği, icra takip dosyası kapsamı ve müvekkili bankanın ----- Şubesi kayıtları üzerinde, bankacılık işlerinden ve hukukundan anlayan bir bilirkişi veya bilirkişi heyetince yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile davalarının haklılığının ortaya çıkacağını, davanın kabulü ile ----.
İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazların takip talebi doğrultusunda iptaline, takibin devamına, karşı taraf davalı-borçluların haksız itirazı sebebiyle alacaklarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ile mahkumiyetine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı-borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP:
Davalı vekili; müvekkiller hakkında---- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasından müvekkillere Örnek No:-----ödeme emri gönderilmiş olup takibe süresi içinde 04.03.2019 tarihinde itiraz edildiği, davacı tarafından itirazın iptali talepli ikame edilen iş bu davanın haksız ve mesnetsiz olup reddinin gerektiği,
müvekkillerine kredi veren banka tarafından kullandırılan kredinin KGF (Kredi Garanti Fonu) garantili olup ---- nolu Kredi Garanti Kurumlarına Sağlanan Hazine Desteğine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar gereği davacı kredi veren bankanın tazmin talebinde bulunmadan önce uygun bir yapılandırma teklifinde bulunmasının gerektiği, ancak müvekkilleri aleyhine icra takibine girişilmeden önce usulüne uygun bir teklifin davacı bankaca sunulmadığı, davacı tarafın dilekçesinde bahsettiği 14.01.2019 tarihli ihtarnamenin müvekkillerine usule uygun tebliğ edilmediği,
ayrıca, söz konusu ihtarname ve icra takibinde borcun ayrıntılı dökümü, yapılan ödemeler, varsa gecikme faizleri, yapılandırma kesintileri ve sair ayrıntılar gösterilmemiş olup hesabın denetlenebilirliğinin bulunmadığı, ayrıntılı borç ve ödeme dökümü ve açıklama yapılmamış olması sebebiyle toplam alacak-borç miktarının hesaplanması mümkün olmadığından icra takibine konu borç tutarının belirlenebilirliğinin bulunmadığı,
davacı tarafça takibe konu ticari kredili mevduat borcu ve ticari kredi kartı borcuna yıllık %33,00, taksitli ticari kredi borcuna %58,80 temerrüt faizi ve söz konusu faizlerine % 5 gider vergisi dahil edilerek takip başlatılmasının haksız ve hukuka aykırı sonuçlar doğmasına sebebiyet verecek nitelikte olup işletilen faiz oranlarının da fahiş boyutta olduğu, davacının yüzde 20 icra inkâr talebinin de haksız olduğu, nitekim davacı tarafından alacak kalemleri, ayrıntıları yapılan ödemeler ayrıntılı olarak gösterilmediği gibi alacağın miktarının belirlenebilir ve denetlenebilir olmadığı,
davacının sadece toplam hesabı göndererek icra takibinde bulunduğu ve akabinde aynı şekilde müvekkiline yönelik icra takibi başlattığı, bu sebeple borç belirlenebilir ve likit bir özellik taşımamakta olduğundan icra inkâr tazminatının reddinin gerektiği, bununla birlikte ihtarnamede gösterilen borç miktarları ile takibe konu edilen borç miktarlarının birbirinden farklı olduğu, fahiş alacak isteminin mevcut olduğu, ihtarname ile takip talebi arasındaki farklılıkların dahi borcun belirlenebilir ve likit olmadığını gösterdiği, ayrıca davalılardan kredi sözleşmelerinde müşterek müteselsil sıfatla kefil olarak gösterilen --- açısından ise;
kredi miktarı belirsiz olup, kefil/borçlu kefil olmayıp, garanti sözleşmesi de yasal unsurları taşımadığından kefaletin geçersiz olduğu, bununla beraber, müvekkilin limiti belli olmayan bir kredi kullanımı için kredi kullandıran lehine taahhüde girmesinin de olanaksız olduğu, bu sebeple, davalılardan ---- yönünden de davanın reddinin gerektiğinin sabit olduğunu, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline dair karar verilmesini talep etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
---İcra Müdürlüğünün ---- sayılı dosyasının tetkikinde;
Davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik
21.578,02 TL asıl alacak, 987,89 TL takip tarihine kadar işlemiş faiz, 49.00 TL BSMV,
184.069,38 TL asıl alacak, 15.907,73 TL takip tarihine kadar işlemiş faiz, 795,38 TL BSMV,
52.991,95 TL asıl alacak, 2.428,80 TL takip tarihine kadar işlemiş faiz, 121,44 TL BSMV,
olmak üzere toplam 278.929,98 TL alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, akabinde takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.
İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Taraflar arasında icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcunun ödenmediği iddiası ile davacı banka tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalı yanın yasal süre içerisinde icra takibine konu borca itiraz ettiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacı yanın kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı, alacak mevcut ise miktarı ve bu alacağın davalı yandan talep edilip edilemeyeceği, davalı yanın icra takibine itirazının haklı olup olmadığı, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekip gerekmediği hususlarındadır.
Tüm Dosya Münderecatı Kapsamında;
Davacı ----Şubesi ile davalılardan-----arasında imzalanan toplam 1.000.000,00 TL limitli Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmeleri dahilinde davalı firmaya dava konusu kredilerin kullandırıldığı, ayrıca davalı şirketin kullanımına ---- referans numaralı kredili mevduat hesabı açıldığı ve ----numaralı ticari kredi kartının verildiği, diğer davalı---- 'ın söz konusu kredi sözleşmesinde 1.000.000,00 TL limit dahilinde müteselsil kefil olduğu anlaşılmıştır.
Kefaletname, TBK 583 vd. maddelerdeki geçerlilik şartları yönünden mahkememizce incelenmiştir. Dava konusu kefaletnamede tarih, kefil olunan miktar ve kefaletin türü de el yazısı ile yazılmış, olup kefalet şartlarının yerine getirilmiş olduğu görülmüştür. Davalı kefilin, davalı şirket ortağı olması nedeniyle eş rızası bulunmaması eksiklik olarak görülmemiştir.
Kullandırılan taksitli kredilerin vadesi gelen taksit ödemelerinin yapılmaması nedeniyle, kredi hesaplarının 13.01.2019 tarihinde kat edilerek asıl borçlu ve müteselsil kefile T.C. ---- Noterliğinin 14.01.2019 tarih ve ----- yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiği, davalılara 15.01.2019 tarihinde tebliğ edilen veya tebliğ edilmiş sayılan ihtarname nedeniyle davalı asıl borçlu ve müteselsil kefil borçlu için temerrüdün 23.01.2019 itibariyle oluştuğu, anlaşılmıştır.
Kredi sözleşmesi ve kefalet sözleşmesi tip sözleşme niteliğinde olup, davalının imzaladığı genel kredi sözleşmesini okuyarak imzalaması gerekir, aksi taktirde bilgilendirilmenin belgeli olarak bankadan istenmesi mümkün olmayacağı, yine kredi sözleşmesinde, banka kayıtları yönünden delil sözleşmesi niteliğinde düzenleme mevcut olduğu, bu düzenleme kapsamında taraflar arasında bir ihtilaf çıktığında banka kayıtlarının esas alınacağı açıkça düzenlendiği, bu hususunda tarafları bağlayacağından, mahkememizce banka kayıtları üzerinde uzman bilirkişiden rapor aldırılmıştır. Bu kapsamda hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda, takip tarihi itibariyle davacının talep edebileceği alacak tutarı;
----- referans numaralı Taksitli Ticari Kredilerden
183.559,54 TL asıl alacak, 6.754,70 TL faiz ve 337,74 TL BSMV olmak üzere toplam
190.651,98 TL,
------referans numaralı Ticari Kredili Mevduat Hesabından 21.555,35 TL
asıl alacak, 799,70 TL faiz ve 39,99 TL BSMV olmak üzere toplam 22.395,04 TL,
----- numaralı Ticari Kredi Kartından 52.997,49 TL asıl alacak,
1.966,21 TL faiz ve 98,31 TL BSMV olmak üzere toplam 55.062,01 TL,
- Toplam olarak ise; 258.112,38 TL asıl alacak, 9.520,61 TL faiz ve 476,04 TL BSMV
olmak üzere toplam 268.109,03 TL olduğu,
- Taksitli ticari krediler için 183.559,54 TL asıl alacak üzerinden %31,68,
- Kredili mevduat hesabı için 21.555,35 TL asıl alacak üzerinden %28,80,
- Ticari kredi kartı hesabı için 52.991,95 TL asıl alacak üzerinden %28,80,
Faiz işletilebileceği " belirtilmiştir.
Davacı bankanın taksitli kredileri ve kredili mevduat hesapları ile kredi kartını üç ayrı grup halinde takibe konu etmesi, icra takibindeki talepleri, konusunda bilirkişice yapılan tespitler ve taleple bağlılık ilkesi gereği talep edilebilecek tutarları,----- referans numaralı Taksitli Ticari Kredilerden 183.559,54 TL asıl alacak, 6.754,70 TL faiz ve 337,74 TL BSMV olmak üzere toplam 190.651,98 TL,
---- referans numaralı Ticari Kredili Mevduat Hesabından 21.555,35 TL asıl alacak, 799,70 TL faiz ve 39,99 TL BSMV olmak üzere toplam 22.395,04 TL,-----numaralı Ticari Kredi Kartından 52.991,95 TL asıl alacak, 1.966,21 TL faiz ve 98,31 TL BSMV olmak üzere toplam 55.056,47 TL,
Olmak üzere toplam olarak ise 258.106,84 TL asıl alacak, 9.520,61 TL faiz ve 476,04 TL BSMV olmak üzere 268.103,49 TL alacaklı olduğu, davacı bankanın icra takip talebinde masraf olarak talep ettiği tutara ilişkin herhangi bir masraf belgesinin ibraz edilmemesi nedeniyle dikkate alınamayacağı değerlendirilmekle, davanın kısmen kabulü ile rapor doğrultusunda takibe itirazın iptaline karar verilmiştir.
İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir.
Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. (Yargıtay ----HD-----)Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/912, K. 2024/956, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama