KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/308
- Karar No
- 2024/610
- Karar tarihi
- 16 Temmuz 2024
Karar Metni
939 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/308 Esas
KARAR NO: 2024/610
DAVA
Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/04/2023
KARAR TARİHİ: 16/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkil arasında ------ de inşa edilen yapının yapı denetim işlerinin yapılması yönünde ----- nolu ------- sözleşmesinin imzalandığını, müvekkili şirketin taşınmazın yapı denetim işini devralarak --------- başladığını, ve-------nolu yapı ruhsatının ------- adına yenilendiğini, sözleşme yapılması ve yapı denetimin devredilmesi ile müvekkili şirketin dava konusu parselde yeniden inşası yapılan taşınmazda projelerin incelenmesi ve taşınmazın fen kuralarına, ruhsat eklerine uygun ima edilmesini denetleme görevini üstlendiğini ve hizmet ifasını layıkıyla yerine getirdiğini,
ancak davalının borcunu ödemediğini, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan ve ilgili -----tarafından onaylanmış ------tarihli fesihli seviye tespit tutanağına istinaden %79 seviyesine tekabül eden yapı denetim hizmet bedeli alacağı onaylı --- nolu hak edişi KDV ve ilave kesintilerle birlikte 141.286,14 TL'lik yapı denetim onaylı hak edişi mevcut olduğunu işbu alacağa istinaden müvekkili şirket tarafından ----- nolu faturanın kesildiğini, davalının faturayı ödememesi nedeniyle müvekkili tarafından---- sayılı dosyası ile takip başlatıldığını,
davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline takibin devamına davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak cevap dilekçesi sunmadığı belirlendi.--------- sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
İncelemesinde; davacı alacaklının davalı borçlu aleyhine 15.12.2022 tarihinde 139.923,74 TL asıl alacak 7.659,39 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 147.583,13 TL bedelli ilamsız takip başlattığı, ödeme emrinin 25.12.2022 tarihinde tebliğ olduğu, borçlunun 22.12.2022 tarihinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu belirlendi.-------sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
Dosya tarafların defterlerini incelemek ve rapor düzenlemek üzere mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi ------- hazırlamış olduğu raporda özetle; taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, davacı yanın defterlerinde davalı taraftan 120.859,11 TL alacaklı göründüğünü, davalı yanın defterlerinde davacı tarafa ait herhangi bir kaydın bulunmadığını,
davalının 2 adet fatura karşılığı kendi vergi dairesine 2 adet fatura karşılığı 252.296,68 TL tutarında alım bildiriminde bulunduğunu asıl alacağa ilişkin nihai ve hukuki değerlendirmenin mahkemeye ait olduğunu belirtmiştir.Dava ticari ilişkiden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: taraflar arasında bir sözleşme bulunup bulunmadığı, davacının sözleşmeden doğan edimlerini ifa edip etmediği, davacının davalıdan bir alacağının bulunup bulunmadığı,
davacı tarafça yapılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali gerekip gerekmediği hususunda toplanmaktadır.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir.
Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.Davalı taraf 03/10/2023 tarihli duruşmada davacı yanın ---------- olduğunu teknik nedenlerle isim değiştirdiğini ve kendileri ile ikinci bir sözleşme imzalandığını ancak davacıların alacaklı olmadığının ------ sayılı dosyası ile ispatlandığını belirtmiş ise de ilgili dosyanın incelemesinde dava dışı şirket olan-------- tarafından dava açıldığı, davanın reddedildiği,
yine bu dava da 18.08.2016 tarihinde mahkememiz tarafları arasında sözleşme imzalandığının tespit edildiği belirlenmiştir.Tüm dosya kapsamı ve yasal deliller birlikte değerlendirildiğinde, belediyeden gelen yazı cevabı, --------- sayılı dosyası hep birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasında sözleşme imzalandığı sabittir.
Uyuşmazlık davacı tarafın işbu sözleşmeden doğan edimini yerine getirip getirmediği noktasında toplanmakta olup davalı taraf, davacının edimini yerine getirmediğini iddia etmiştir. Davalı yan her ne kadar davaya konu faturayı defterine kaydetmemiş ise de işbu faturayı bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirdiği, 8 günlük yasal sürede faturaya itiraz etmediği , faturanın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Öte yandan davacının sunmuş olduğu denetim hizmet bedeline ait ---- nolu hakkediş raporu ve defter kayıtları birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafın 120.859,11 TL alacaklı olduğu kanaatine varılmış olup işbu bedel üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.Faiz talebi yönünden davacı takip öncesi davalının temerrüde düşürüldüğünün iddia etmiş ise de ihtaratın davalıya tebliğ edildiğine ilişkin tebligat parçasını dosyaya sunmadığı gibi, bilirkişinin takip öncesi temerrüt koşullarının oluşmadığına ilişkin tespitine itiraz etmediği görülmekle faiz talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce,
icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir.
Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. -----------Bu kapsamda somut olayda, alacağın likit olduğu ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi şartları gerçekleştiği anlaşılmakla, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/308, K. 2024/610, 16 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama