KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/335
- Karar No
- 2024/476
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2024
Karar Metni
1.504 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/335 Esas
KARAR NO: 2024/476
DAVA
Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 05/05/2023
KARAR TARİHİ: 11/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili adına kayıtlı, kaza anında oğlu ---- kullandığı ---- plakalı aracın seyir halinde iken davalı ---- Adına kayıtlı, ------ müvekkilin aracına sağ arka taraftan çarptığını, kaza yerinde durmayarak kaçtığını, kaza anında araç sürücü olan-----ve yavaş bir şekilde --------- plakalı aracın hızlı ve kontrolsüz şekilde seyir etmesi neticesinde söz konusu kazanın meydana geldiğini, müvekkile ait araçta oluşan hasar nedeniyle kasko poliçesi kapsamında -------- no'lu hasar dosyası oluşturulduğunu, şirket tarafından yapılan tespit ile toplam 60.258,54 TL maddi zararın doğduğu tespit edildiğini,
kaza neticesinde araçta oluşan hasar kasko şirketi tarafından giderilmiş olsa da ayrıca araçta değer kaybı meydana geldiğini, değer kaybının tazmini için kazaya sebep olan ----- şirketi tarafından trafik sigortası ile teminat altına alınması nedeniyle ----- sistemi üzerinden başvuru yapıldığını, sigorta şirketi tarafından herhangi bir dönüş yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkacak olan müvekkile ait araçta oluşan değer kaybının işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tazminini,
yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ------ cevap dilekçesinde özetle, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacı tarafın huzurdaki davayı belirsiz alacak davası olarak açtığını, uyuşmazlığa konu taleplerin belirsiz alacak davası olarak ileri sürülmesi mümkün olmadığını, davacı tarafın, kaza sebebiyle aracında değer kaybı meydana geldiğini iddia ettiğini, tazminat talebine konu -------- araçta meydana gelen maddi hasarın ve onarım bedelinin davacı tarafından tespit edilememesinin mümkün olmadığını, tazminat miktarlarının nasıl hesaplanacağının kanun hükümlerinde açıkça düzenlendiğini,
davacı tarafın davaya konu talepleri, kanun hükümleri çerçevesinde belirlenebileceğini, davacı tarafın asgari talebini belirleyemediği iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, -------- içtihatlarında da, alacak miktarının belirlenmesinin mümkün olduğu durumlarda belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığına hükmedildiğini, arz ve izah edilen sebeplerden ötürü; müvekkil şirket bakımından davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı----- vekili cevap dilekçesinde özetle, kazaya karıştığı iddia edilen dava konusu ----- plakalı araç, bireysel paylaşımlı araç kiralama sözleşmesiyle üçüncü şahıs olan ------kiralanan bir araç olduğunu,----- üzerinde fiili tasarruflarda bulunduğu ve aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olarak işlettiğini, müvekkil şirket ile diğer davalı araç sürücüsü------ tarihinde imzalanan------ de açıkça belirtildiğini, aracı üçüncü şahsa kiralayan müvekkil şirketten, üçüncü şahsın aracı kendi adına ve tehlikesi kendine ait olmak üzere işlettiği göz önünde bulundurulduğunda,
KTK hükümleri kapsamında herhangi bir talebin yönlendirilmesi hukuken mümkün olmadığını, müvekkil şirket işleten sıfatına haiz olmadığını, bu nedenle müvekkil şirkete yönlendirilen tüm taleplerinin reddini talep ettiğini, diğer davalının araç üzerinde fiili tasarruflarda bulunduğu ve aracı tehlikesi kendisine ait olarak işlettiği, müvekkil şirket ile imzalanan 31/03/2021 tarihli sözleşmede de açıkça belirtildiğini, müvekkil şirketin ise, iddia edilen kazada hiçbir kusuru ve/veya sorumluluğu olmadığı halde davanın tarafı konumunda olduğunu, bu hususun hakkaniyete aykırılık yarattığını,
davanın usul ve esasa aykırılık taşıması sebebiyle müvekkil şirket yönünden reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, trafik kazası sonucu uğranılan zararların tahsiline ilişkin açılan alacak davasıdır.Davaya konu trafik kazası --- tarihinde, davacıya ait ----araç ile davalı tarafından ----plakalı araç arasında meydana gelmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Trafik kazaları kusur/ hasar/ değer tespiti uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle, dava konusu olayın Kara Yolları Trafik Kanunu kapsamında trafik kazası olduğunu, davalı yanın-----otomobil aracın şoförü olan ------ 2918 Sayılı Kara Yolları Trafik Kanununun da Madde 57, Madde 81 ve Madde 84'ü ihlal ettiği nedeni ile Asli Olarak %75 kusurlu olduğunu, davacı yana ait ----plakalı otomobil aracın şoförü olan --------- 2918 Sayılı Kara Yolları Trafik Kanununun da Madde 52'yi ihlal ettiği nedeni ile Tali Olarak %25 kusurlu olduğunu, ----- plakalı araç değer kaybı: 50.000,00 TL olduğunu,
davaya konu ----- plakalı aracın değer kaybı ve piyasa rayiç bedeli, -------- göre nispi metodlar kullanılarak hesaplandığını, hesaplamada otomotiv alım satım piyasasında ------ paket aracın alış satış fiyatları, sanal ortam üzerinden yapılan araç alış satış işlemleri, aracın yaşı, kilometresi, hasarlı ve değişen parçaları, ------ tarafından faliyetleri yürütülen ------ Bedeli listesi dikkate alınarak hesaplandığını, kusur ve değer kaybı yönünden nihai kararı hesaplanan kusur ve değer kaybının kabulü yönünde ise eğer,
davalı yan sürücüsünün kusuru olan %75'e denk gelen değer kaybı zarar tutarının 37.500,00 TL olduğunu beyan etmiştir.Davacı vekili 08/02/2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile 37.500,00 TL değer kaybı bedelinin tahsili ile kaza tarihinden itibaren avans faiz oranı işletilmesinin talep edildiği görülmüştür.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre;----tarihinde davacı adına kayıtlı ----plakalı araç ile davalı sigortalısı ----- karıştığı kazada, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere,
davalı sigortalı araç sürücüsü------ %75 kusurlu olduğu, davacı araç sürücüsünün ise %25 oranında kusurlu olduğu, buna göre, 02/09/2021 tarihinde meydana gelen kazanın, -----plaka sayılı araç sürücüsü----- kusurundan (haksız fiilinden) kaynaklandığı, ----- plaka sayılı araç sürücüsünün olayda yukarıda açıklandığı şekliyle kusurlu olması nedeniyle; -----araç sigortacısı davalı Sigorta Şirketi.
Sigorta ettirenin, sigortalının kasti bir eyleminden kaynaklanmadığı sürece, sigorta güvencesi sağladığı rizikoya bağlı zarar ve hasar için 6102 Sayılı TTK'nun 1409, 1427, 1459 maddeleri uyarınca tazminat ödemekle yükümlü olması,------ kararında da belirtilen kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız eylem sorumluluğunun kurucu unsurları; fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve zararın tümünün olayda gerçekleşmiş olması nedeniyle kaza neticesinde meydana gelen zararlar olan değer kaybı bedelinden davalının sorumlu olduğu kabul edilmiştir.Değer kaybı talebi yönünden yapılan değerlendirmede; değer kaybı;
aracın kazadan önceki piyasa değeri ile kazadan sonraki piyasa değeri arasındaki farka verilen addır.Aracın onarıldıktan sonra mübadele (rayiç) değerinin olaydan önceki mübadele değerinden az olacağının kabulü gerekir. Çünkü tamamen onarılmış olsa bile bu araba tahribatın izlerini taşımaktadır.
Onarılmış durumdaki değeri, ne kadar iyi onarılmış olursa olsun kural olarak aynı nitelikteki hiç hasara uğramayan araç değerinden düşüktür ve bu da cari değerinden kaybettirmektedir. ----Bu kapsamda, yukarıda sınırı çizilen sorumluluk kapsamında davalı / davalılar değer kaybından sorumludur.Değer kaybının hesabı, teknik bir konu olması nedeniyle alanında uzman bilirkişiden rapor, değer kaybına ilişkin rapor düzenlettirilmiştir.
Bilirkişice----- tarafından iptaline karar verilen genel şartlar öncesi --- uygulamasına göre hesaplama yapıldığı, bilirkişi tarafından 37.500,00 TL değer kaybı hesaplaması yapıldığı ve bu miktarın davacı tarafından talep edilebileceği, talep artırım dilekçesi ile bu miktarın talep edildiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı ----- şirketi vekili kazaya karışan aracın---- kiralandığını bildirerek davanın reddini talep etmiş ise de; sunulan sözleşmede tarih ve süre olmadığı, araç teslimat formunda formun 01/09/2021 tarihli sözleşmenin eki olduğunun ve aracın 01/09/2021 tarihinde teslim edildiğinin yazılı olduğu, kiralama süresine dair belge bulunmadığı, davalı vekilince aracın 01/09/2021 tarihinde kiralanmaya başlandığı,
02/09/2021 tarihi saat 11.33 e kadar kullanıldığını bildirmiş olup kazaya karışan davalı aracının uzun dönem kiralandığına ilişkin bilgi ve belge olmadığından ve davalı malikin sorumluluğu devam ettiğinden ret talebi yerinde görülmemiş ve davalılar müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur.Faiz yönünden yapılan değerlendirmede; bir haksız fiil olan trafik kazalarından kaynaklı tazminat istemlerinde, temerrüt tarihi kişilere göre farklılık arz eder.
Sigorta şirketi açısından, sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu sürenin sonra erdiği gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir.
Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir. -----Somut olayda davalı sigorta şirketine başvurunun 08/12/2022 tarihinde yapıldığı, 8 iş günü sonrasının 20/12/2022 olarak tespit edildiği anlaşılmakla bu tarihten itibaren faize hükmedilmiştir.(dava dilekçesinde faiz başlangıç tarihinin yazılmadığı, artırım dilekçesinde kaza tarihinden itibaren faiz talep edildiği,
sehven davalı kiralama şirketi yönünden faiz başlangıcı ayrımı yapılmadan karar verilmiş, yazım aşamasında farkedilmiştir.)Davacıya ait kazaya karışan araç ruhsatına göre kullanım amacının hususi olduğu, bu haliyle yasal faize hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/335, K. 2024/476, 11 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama