KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/463
- Karar No
- 2025/484
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
Karar Metni
866 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
T.Cİstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/463 Esas
KARAR NO: 2025/484
DAVA
5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ : 08/09/2022
KARAR TARİHİ : 19/06/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I.DAVA
Davacı vekili; davalı bankanın müvekkil hakkında ------ bedelli çek nedeniyle ------sayılı dosyasıyla kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlattığını, Davalı bankanın aynı çek nedeniyle ------ D.İş sayılı dosyasıyla da ihtiyati haciz kararı alınmış olup müvekkilin araçlarına ihtiyati haciz tatbik edildiğini, müvekkilinin icra takibinden bu şekilde haberdar olduğunu, bunun üzerine müvekkilinin--- tarihinde------- Esas sayılı dosyasıyla imza itirazı davası açtığını ve icra takibinin durdurulması yönünde tedbir talebinde bulunduğunu,
müvekkilinin kendisine ait olmayan bir borçtan dolayı kaydi ve fiili birçok haciz işlemine maruz kaldığından mağdur olduğunu, Bu nedenle geri dönüşü olmayan telafisi imkansız zararların meydana gelmesini önleyebilmek için teminat dahilinde icra dosyasına yatan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini talep ettiğini, beyan ederek tedbir kararı verilmesini, davamızın kabulünü,------ sayılı takibine konu çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, kötüniyetli hareket eden davalının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini,
vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesini vekaleten talep etmiştir.
ll.
CEVAP: Davalı vekili; davacı tarafından-------- Esas sayılı dosyası ile imzaya itiraz davası ikame edilmiş olup, huzurdaki dava ile ileri sürülen itirazlar imzaya itiraz davasında da ileri sürüldüğünü, bu nedenle huzurdaki davanın derdestlik nedeniyle ve davacının huzurdaki davayı açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle usulden reddi gerektiğini, Davacı tarafından -------- sayılı dosyası ile açılan imzaya borca itiraz davasında huzurda ikame edilen menfi tespit davası ile ileri sürülen bütün itirazlar aynı şekilde ileri sürülmüştür.
İmzaya itiraz davası ile davacı tarafından talep edilen husus takibe konu çekteki imzanın tarafına ait olmadığını, ayrıca huzurda ikame edilen dava ile de davacı tarafından takibe konu edilen çekten kaynaklı olarak borçlu olmadığı ileri sürülerek menfi tespit talebinde bulunduğunu, davacı tarafından her iki dava ile talep edilen hususlar ve davanın tarafları aynı olduğundan öncelikle derdestlik nedeniyle huzurdaki davanın reddi gerektiğini,
aynı zamanda davacı tarafından İcra Hukuk Mahkemesi ile ileri sürülen itirazlar iş bu davada da ileri sürüldüğünden ve aynı hususta İcra Hukuk Mahkemesi tarafından hüküm kurulacağından dolayı davacının işbu davayı ikame etmede hukuki yararı bulunmadığından davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, davacı tarafından her ne kadar takibe dayanak çek üzerindeki imzanın tarafına ait olmadığı iddia edilmiş olsa dahi, kambiyo senetlerinde imzaların istiklali ve bağımsızlığı ilkesi geçerli olup,
ciro silsilesinde hiç bir kopukluk olmayan kıymetli evrakın geçerliliği devam etmektedir. müvekkil iş bu takip konusu çekte iyiniyetli meşru hamili olduğunu, kıymetli evrak üzerinde sahte olduğu iddia edilen imza sadece kendisi yönünden hükümsüzlük sonucunu doğurmaktadır. kambiyo senedinin vasfında bir değişikliğe neden olmamakla beraber kıymetli evrakın geçerliliği devam etmektedir. iyiniyetle kambiyo evrakını iktisap eden üçüncü şahsa karşı bu yöndeki itirazlar ileri sürülememektedir. huzurdaki davanın reddi gerektiğini beyan ederek derdestlik ve hukuki yarar yokluğundan dolayı davanın usulden reddini,
vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacının üzerine yükletilmesini talep etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, çekten kaynaklı menfi tespit davasıdır. Davalı banka, davacı hakkında ----- bedelli çek nedeniyle -----sayılı dosyasıyla davacı aleyhine takip başlattığı, davacı yanın çekteki imzanın davacıya ait olmadığını iddia etmiştir.Davacının imza örnekleri toplanarak, bu cihette grafolog bilirkişiden rapor aldırılmıştır. Bu cihette düzenlenen bilirkişi raporunda çek üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığı bildirilmiştir.
İmza itirazı mutlak bir defi olup, herkese karşı ileri sürülebileceği, çekteki imzanın davacıya ait olmadığı bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olduğundan, davanın kabulü ile davacının ---- sayılı takibine konu çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Dava, davacı (borçlu) lehine sonuçlanması halinde, davalı (alacaklı) aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilir.
Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz (İİK 72/5).
Dava konusu çekte davacının atılı imzası bulunmadığı halde hakkında takip yapılması, bir güven kurumu olan bankaların en hafif kusurlarından dahi sorumlu olacakları nazara alınarak davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmiştir. ----------
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/463, K. 2025/484, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama