KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/737
- Karar No
- 2024/493
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2024
Karar Metni
951 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/737 Esas
KARAR NO:2024/493
DAVA
Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ:17/10/2023
KARAR TARİHİ: 11/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili arasında ticari kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalı ------ müteselsil kefil olarak işbu sözleşmeyi imzaladığını, davalıların zamanında ödeme yapmamaları nedeniyle hesabın kat edilerek ihtar edildiğini, ihtara rağmen ödeme yapmayan davalılar aleyhine---- sayılı dosyası ile takip başlatıldığın, davalıların haksız olarak takibe itiraz ettiklerini beyan ederek itirazın iptaline,
takibin devamına davalıların %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılara usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak cevap dilekçesi sunmadıkları görüldü.------ sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
İncelemesinde; davacı alacaklının davalı borçlular aleyhine --- tarihinde toplam----- bedelli ilamsız takip başlattığı, ödeme emrinin borçlulara tebliğ olduğu, şirketin ---- tarihinde, gerçek kişinin ise --- tarihinde ödeme emrine itiraz ettiği, takibin durduğu belirlendi.Dosya rapor tanzim etmek üzere bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi hazırlamış olduğu raporu dosyamız arasına alınmıştır.
Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: davacı ile davalı şirket arasında imzalanan kredi sözleşmesi kapsamında davacının alacağının bulunup bulunmadığı, davacı tarafından hesap kat ihtarının usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, davalıların bakiye borcunun ne olduğu, bu kapsamda---- Esas sayılı dosyasında davalıların yaptığı itirazın haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir.
Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Davalı şirket ile davacı banka arasında----- Tarihinde ----------- imzalandığını, Davalı ----- sözleşmeyi 1.000.000 TL limitli, müteselsil kefil olarak imzaladığı tespit edilmiş kefaletin kanunun aradığı şartlara haiz olduğu anlaşılmıştır.Dava konusu alacağa ilişkin 10.05.2023 tarihinde hesabın kat edilerek ihtarname gönderildiğini, borçluların 23.05.2023 tarihinde temerrüde düştüğü görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bu kapsamda hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda tespit edilen miktar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir.
Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. -----Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/737, K. 2024/493, 11 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama