KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/803
- Karar No
- 2024/948
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
Karar Metni
982 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/803 Esas
KARAR NO: 2024/948
DAVA
5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 05/09/2022
KARAR TARİHİ: 19/12/2024
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I.DAVA
Davacı vekili; davalı---------sayılı dosyası ile aleyhine yürütülen ilamsız icra takibinde borca itiraz etmiş ve takibin durdurulmasını istediğini, borçlunun itirazlarının haksız olduğunu, kötü niyetli olduğunu, itirazların iptali gerektiğini, davalı, kredi kartı üyelik sözleşmesinden dolayı borçlu bulunduğunu, itirazlarda söz konusu alacaklı bankaya hiçbir borç olmadığı gerekçesiyle itiraz edildiğini, ancak sunulan kredi kartı üyelik sözleşmesi ve hesap özetinde müvekkili bankaya borçlu olduğu açık olduğunu, iş bu itirazlar haksız ve mesnetsiz olup alacağı sürüncemede bırakmak ve zaman kazanmak amacıyla yapıldığını,
davalıya keşide edilen ----- ihtarnamesi ile borçlu bulunduğu bildirilmiş aynı zamanda işleyecek temerrüt faizi, ihtarname masrafı ve yargılama giderlerinden sorumlu olacağı ihtar edildiğini, buna rağmen ödeme yapılmadığını, müvekkili bankanın defter ve kayıtları incelendiğinde davalının takip tutarı oranında borçlu olduğu,
kredi kartı ile yaptığı harcamaları ve tahakkuk eden faizleri ödemediği itirazlarının haksız olduğu görüleceğini, borçlunun borca ve icra takibine yaptığı itirazının iptaline, takibin ---- sayılı dosyası üzerinden devamına, borçlunun takip konusu borcu işlemiş ticari faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın %20’sindan az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP:Davalı tarafın davaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Tüketici mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi üzerine dava dosyası mahkememize gönderilmiştir.Davacı ---- tarafından, davalı ---- aleyhinde -------- sayılı dosyasından 15.04.2022 tarihinde başlatılan icra takibinde; 52.609,89TL Asıl Alacak (İstenen %25.2 Yıllık Diğer) 3.563,41TL İşlemiş % 21,6 Akdi Faiz 596,38TL işlenmiş yıllık faiz , %25,2 oranından 52,22TL Temerrüt faizinin %5 gider vergisi 665,95TL Masraf
57.487,85TL toplam alacak için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, akabinde takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir.
Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Taraflar arasında icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcunun ödenmediği iddiası ile davacı banka tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalı yanın yasal süre içerisinde icra takibine konu borca itiraz ettiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacı yanın kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı, alacak mevcut ise miktarı ve bu alacağın davalı yandan talep edilip edilemeyeceği, davalı yanın icra takibine itirazının haklı olup olmadığı, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekip gerekmediği hususlarındadır.Tüm Dosya Münderecatı Kapsamında.
Davacı banka tarafından icra takibine konu edilen, Business ticari kredi kartı ve ticari kredili mevduat hesabı ile ilgili olarak, davalıya----yevmiye numaralı ihtarname gönderdiği, --- muhataplar arasında imzalanan kredi sözleşmeleri uyarınca muhataplardan ------ tesis edilmiş ve kullandırıldığı, kullandırılmış olan kredilerin geri ödemelerin yapılmaması üzerine, hesabın kat edildiği yine ödeme bulunmaması üzerine dava konusu takibin yapıldığı anlaşılmıştır.
Kredi sözleşmesi tip sözleşme niteliğinde olup, davalının imzaladığı genel kredi sözleşmesini okuyarak imzalaması gerekir, aksi taktirde bilgilendirilmenin belgeli olarak bankadan istenmesi mümkün olmayacağı, yine kredi sözleşmesinde, banka kayıtları yönünden delil sözleşmesi niteliğinde düzenleme mevcut olduğu, bu düzenleme kapsamında taraflar arasında bir ihtilaf çıktığında banka kayıtlarının esas alınacağı açıkça düzenlendiği, bu hususunda tarafları bağlayacağından, mahkememizce banka kayıtları üzerinde uzman bilirkişiden rapor aldırılmıştır.
Bu kapsamda hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda, takip tarihi itibariyle davacının talep edebileceği alacak tutarı. Şeklinde hesaplanmıştır.
Bu kapsamda takip talebi ile bağlı olmak üzere, davacının ödenmeyen kredi borcundan kaynaklı davalı müşterisinden 52.454,13 TL asıl alacak, 4.146,10TL toplam faiz, talebe bağlı 52,22TL ------ olmak üzere toplam 56.652,45 TL alacaklı olduğu değerlendirilmekle bu miktarlar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede.
İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir.
Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. -----Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/803, K. 2024/948, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama