İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/854 K.2025/651

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2023/854Karar2025/651Tarih23 Eylül 2025Okuma10 dk · 1.949 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/854
Karar No
2025/651
Karar tarihi
23 Eylül 2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.949 kelime·10 dk okuma·9 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2023/854 Esas

KARAR NO: 2025/651

DAVA

Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)

DAVA TARİHİ: 02/05/2018

KARAR TARİHİ: 23/09/2025

Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkili ------- arasında ----sözlemesinin imzalandığını, davalı ----- ise söz konusu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, borçlunun imzalanmış olan sözleşmeye aykırı davranarak müvekkil bankadan kullandığı kredi borçlarını ödememesi nedeniyle borçlu ve kefillerine, ----- ihtarname düzenlendiğini, ihtarnameye rağmen borçluların müvekkil bankaya olan borçlarını ödemediklerini, borcun ödenmemesi üzerine asıl borçlu ve diğer kefil hakkında icra takibinin başlatıldığını, ancak davalının söz konusu takibe itirazda bulunduğunu,

bu nedenlerle davalı hakkında başlatılan icra takibine itirazın iptali ile takibin devamına, davalıların %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı şirkete herhangi bir borcunun olmadığını, müvekkilinin----üyesi olup pay sahibi iken 2015 yılında şirket hissedarları arasında ortaya çıkan anlaşmazlıklar sonucunda şirketin yönetimi, diğer hissedarlar tarafından hukuka aykırı olarak ele geçirildiğini, bunun müvekkiline noter kanalı ile bildirildiğini, müvekkilinin çeşitli davalara maruz bırakıldığını, ihtarnameye rağmen yönetim içerisinde bulunan----- şirketine kredi sağlamakla ve huzurdaki uyuşmazlığın ortaya çıkmasına neden olmakla davacı bankanın sorumlu olduğunu, davacı banka nezdindeki hesap hareketlerinin incelenmesinde,

------tarihi itibariyle hesap bakiyesinin 480,00 TL civarında olduğunu, 26.03.2013 tarihli kefalet sözleşmesinin yasal unsurları taşımamasından dolayı hukuken geçersiz olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkilinin sorumluluğuna gidilmesi durumunda kefalet sözleşmesinin sınırının 120.000 TL ile sınırlı olduğunu, 18.09.2014 tarihinde imza edilen kefalet artırım sözleşmesinin hukuken geçersiz olduğunu, kefalet sözleşmesi hükümlerine göre eşin rıza alınma zorunluluğunun bulunduğunu, davacı yanın faiz taleplerinin mesnetsiz olduğunu, bu nedenlerle haksız davanın reddine,

takipte kötü niyetli olan davacının %20 den az olmamak üzere en yüksek oranda kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, hukuki niteliği itibari ile; banka alacağına dayalı olarak başlatılan ------ esas sayılı ilamsız icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.

Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmış, Mahkememizce "...bilirkişi raporları doğrultusunda, davalı tarafça davacı bankaya gönderilen ihtarname ile, yönetim kurulu başkanı olduğu dava dışı asıl borçlu şirketin pay sahipleri arasında kriz oluştuğunu, bu durumla ilgili yargı yoluna başvurulduğu, bankalarına sunulan kararların batıl olduğu,

kendisi ve kendisi ile birlikte diğer yönetim kurulu üyelerinden birinin imzasını taşımayan hiçbir talimatın dikkate alınmamasının ihtar edildiği, ihtarnamenin tebliğinden önce davalının bankaya borcunun bulunup bulunmadığı hakkında beyan bulunmadığı, buna rağmen ----tarihinde davacı banka tarafından asıl borçlu lehine ---- kredinin kullandırıldığı, davacı bankanın kendisine gönderilen ihtarnameden sonra dava dışı şirkete kredi kullandırmasının kendi kusuru olduğu " gerekçesiyle ---- karar sayılı kararı ile, davacının davasının reddine dair karar verilmiş, kararın istinaf mahkemesince incelenmesi üzerine --- karar sayılı kararı ile;

davanın reddine dair Mahkememiz kararının kaldırılmasına dair karar verildiği anlaşılmış kaldırma sebebine göre yargılamaya devam olunmuştur.Dava dışı asıl borçlu ---- tarihli yönetim kurulu kararı, şirketin sicil dosyası ve tüm sicil kayıtları ------ celp edilmiş, dosya alanında uzman bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş olup;Bilirkişinin ---- tarihli rapor içeriğine göre; davacı banka ile dava dışı kredi lehtarı/borçlusu (asıl borçlu) ---------arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği,

anılan sözleşmeyi davalı/kefilin de müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler dosyada mevcut olduğundan davacı bankanın davalı/kefil hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiği, davalı/kefillerin kefalet limiti ve sorumluluğu: davalı kefilin sözleşmede gösterilen kefalet limitinin 1.760.000,00 TL olduğu,

temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan toplam asıl alacak tutarının 318.683,68 TL (1.410+317,273,685) olduğu nazara alındığında, hesaplanan asıl alacağın, kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefilin kendi temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı kefalet limitiyle sınırlı olarak-çünkü takip tarihi itibariyle temerrüde düşürülmüştür --------borcun tamamından müteselsilen sorumlu sayılabileceklerinin düşünülebileceği ------- karşılıksız çek taahhüt bedeli tazmin kredisi bakımından ve ----- bakımından alacak miktarının takip tarihi itibariyle tabloda gösterildiği,

Mahkemece raporun benimsenmesi halinde, fazlaya ilişkin ---- reddi durumunda, takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı 1.410,00 TL'sı tamamen ödeninceye kadar yıllık %36,52 oranında işleyecek sözleşmesel temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisi ile birlikte istenilebileceği, Mahkemece raporun benimsenmesi halinde, fazlaya ilişkin 12.263.94 TL (336.634,56-324.370,62) reddi durumunda, takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı 317.273,68 TL'sı tamamen ödeninceye kadar yıllık %36,52oranında işleyecek sözleşmesel temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisi ile birlikte istenilebileceği,

gayrinakdi çek taahhüt bedeli kredisi depo talebi yönünden kefalet sözleşmesinde açık bir hüküm/düzenleme bulunmadığı için davalı/kefilden gayrinakdi çek taahhüt bedelinin DEPO edilmesi talebinin yerinde olmadığı, zira 5941 sayılı Çek K'nun 3/9 m. Uyarınca davacı bankanın yasal yükümlülük süresi de zaten dolmuş bulunduğunu, dolayısıyla bir an için depo edilmesinde hukuki bir yararın da kalmamış olduğu, kredi kullandırım talimatını, dava dışı asıl borçlu şirket nam ve hesabına veren-----(yönetim kurulu başkanı) o dönemde şirketi temsil ve ilzama yetkili olup olmadığının takdiri sayın mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.

Dosyada bulunan davacı ile dava dışı --- arasındaki ---- limitli genel kredi sözleşmesine, davalı----- limitle ve müteselsil kefil sıfatıyla imza attığı, kefalet tarihinin, azami limitin, müteselsil ibaresinin davalı el yazısı ile yazıldığı, "120.000" ibaresi yanında TL yazmamakla birlikte, sözleşme limitinin 120.000,00-TL olması nedeniyle, kefalet limitinin de TL cinsinden kararlaştırıldığının kabulü gerektiği, kefaletin TBK'nun 583/1 maddesindeki şekil koşullarını taşıdığı,

yine sözleşme tarihinde yürürlükte olan TBK'nun 584/1 fıkrası uyarınca davalının eşi -----el yazısı ile davalının bildirilen tarihte bildirilen limitle dava dışı şirkete müteselsil kefil olmasına rıza gösterdiğini beyan ederek rıza beyanını imzaladığı, kefalet sözleşmesinin geçerli olduğu, davalının bu kez 18/09/2014 tarihinde, dava dışı şirkete 260.000,00-TL'ye kadar müteselsil kefil olduğuna dair limit arttırım sözleşmesini TBK'nun 583/1 maddesinde aranan şekil koşullarına uygun şekilde imzaladığı,

bu tarihte yürürlükte olan TBK'nun 584/2 fıkrası uyarınca aynı zamanda şirket ortağı ve yönetici olan davalının limit arttırımı için eş rızası gerekmediği anlaşılmıştır.

Dava dışı şirketin dosyada bulunan sicil kayıtları incelendiğinde; şirketin 04/03/2014 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 8 nolu karar ile şirket yönetim kurulunun üç kişiden oluşmasına, yönetim kuruluna davalı ----dava dışı------- seçilmesine oy birliği ile karar verildiği, 13 nolu karar ile şirket ana sözleşmesinin 8. maddesinin; şirket yönetim kurulunca şirketi temsil ve idare yetkisinin hepsinin veya bir kısmının yönetim kurulu üyesi olan bir veya birkaç murahhas üyeye bırakılabileceği biçiminde değiştirildiği, bu esas sözleşme değişikliği kararının da oy birliği ile alındığı; şirketin aynı tarihli yönetim kurulu kararı ile;

davalı -----yönetim kurulu başkanlığına, ---- yönetim kurulu başkan yardımcılığına, ----- kurulu üyeliğine seçilmesine, şirketin 20.000,00-TL ye kadar olan işlemlerinin her yönetim kurulu üyesinin münferit imzaları ile yapılmasına, 20.000,00-TL'yi aşan işlemlerinin ise yönetim kurulu başkanı ----diğer üyelerden birinin müşterek imzaları ile yapılmasına oybirliği ile karar verildiği, anılan genel kurul ve yönetim kurulu kararlarının -------- ilan edildikleri anlaşılmıştır.

Dava dışı şirket yönetim kurulunun bu kez ----- tarihinde toplandığı, davalının katılmadığı toplantıda alınan ---- başkanlığı görevi ile şirketi temsil ve ilzam yetkilerinin sonlandırılmasına, ----yönetim kurulu başkanlığına, ----yönetim kurulu başkan vekilliği ve genel müdürlüğe, davalı ---- ise yönetim kurulu üyeliğine atanmasına, şirketin ----- tarafından münferiden temsil ve ilzam edilmesine karar verildiği, her iki yönetim kurulu kararının --- tarihinde sicile tescil, ----- ilan edildiği anlaşılmıştır.

Davalı tarafından-----sayılı kararın batıl olduğunun tespiti talebi----- tarihinde açılan davada,------tarihli ilamı ile, yönetim kurulu toplantısının çağrı usulüne uygun yapılmadığı gerekçesi ile, alınan kararların batıl olduğunun tespitine karar verildiği, kararın ----- tarihli ilamı ile onandığı --- karar içeriğinden anlaşılmıştır.-------tarihli kararından sonra; dava dışı şirket yönetim kurulunun---- tarihinde tekrar toplandığı, toplantıya davalının katılmadığı, --- nolu yönetim kurulu kararı ile; ---- yönetim kurulu başkanlığına, ---- yönetim kurulu başkan vekilliği ve genel müdürlüğe, davalı ---- yönetim kurulu üyeliğine atanmasına,

şirketin ---- tarafından münferiden temsil ve ilzam edilmesine karar verildiği, kararının ---- tarihinde sicile tescil, ----- ilan edildiği anlaşılmıştır.

Dava dışı şirket yönetim kurulunun ----- tarihli kararının iptaline ilişkin ---- yargılama yapıldığı, Mahkemenin ---- karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile, dava dışı şirket yönetim kurulunun -----numaralı yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespitine karar verildiği, incelenen dosyadan ilgili Mahkeme kararının kesinleşmesinin bulunmadığı, sicile tescil ve ilan işlemlerinin yapılmadığı anlaşılmıştır.Davalının, davacı bankaya gönderdiği --- tarihli ihtarname ile;

yönetim kurulu başkanı bulunduğu------ arasında kriz oluştuğu ve gerek pay sahiplerinin, gerekse yönetim kurulunun kendiliğinden karar alabilirliğini kaybettiği, bu sorunun halen devam ettiği, -------- Başsavcılıklarına şirketin feshi ile alınan ve bankaya sunulan kararların batıl olduğuna dair yargısal başvuruların tarafınca yapıldığı, yapılacağı, bu kararların yok hükmünde olduğu, bir şirkette yönetim kurulu toplantılarının ancak başkan tarafından yapılabileceği, kendisinin, bankaya imza sirkülerinin sunulduğu günde ve halen İstanbul'da olduğu, bu haliyle kararın içeriği itibariyle de sonucu itibariyle de gerçek dışı ve batıl olduğu,

bankaya hangi yönetim kurulu kararı ve imza sirküleri ile sunulursa sunulsun ------------- alındığı belirtilen kararların, bundan ortaya çıkan imza sirkülerinin kanunen batıl olduğu, bu kararların, kararda imzası bulunanlar açısından da sorumluluk doğurabileceği, bunlarla ilgili yasal süreç başlatıldığı, bankaya sunulan kararların TTK m. 391 uyarınca batıl ve yok hükmünde oldukları, kendisinin halen şirketin yönetim kurulu başkanı olduğu, kendisinin ve kendisi ile birlikte diğer yönetim kurulu üyelerinden birinin birlikte imzasını taşımayan hiçbir talimatın dikkate alınması,

aksi halde batıl kararı işleme almaktan dolayı, bankanın ve işlemi yapan kişinin bu bedelleri tazmin sorumluluğunun doğacağı, hususlarının ihtar edildiği, ihtarnamenin----- tarihinde bankaya tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Bu ihtarnamenin konusunu teşkil eden yönetim kurulu kararının ----- tarihli yönetim kurulu kararı olduğunda duraksama yoktur.

İhtarnamede davalının gerek TBK'nun 599 maddesine, gerekse farklı bir hukuki gerekçeye dayalı olarak ---tarihli kefalet sözleşmesinden döndüğüne dair bir bildirim de bulunmamaktadır.

Açıklanan tüm bilgiler kapsamında, davalının ----tarihli sözleşme kapsamında sorumluluğunun bulunduğu, ihtilafın bankanın dava dışı şirkete kullandırdığı----- tarihli sözleşmeden davalının sorumlu olup olmadığına ilişkin olduğu, davalının aleyhine ---- tarihli yönetim kurulu kararı üzerine batıl olduğuna dair Mahkeme kararının kesinleşmesi öncesinde dava dışı şirket tarafından davalı aleyhine ---- tarihli kararın alındığı, ----- ilan edildiği, bu tarihten sonraki ---- detaylı incelenmesinde yönetim kurulu başkanının ----- önceki davalı aleyhine olan yönetim kurulu kararı ----- hakkında verilen Mahkeme kararının kesinleşmediği,

tescil ve ilan edilmediği, 3. Kişiler açısından ilan işleminin bağlayıcı olduğu, tescil ve ilan yapılmadığından davacı bankanın sicile göre yetkilinin talimatı ile ------ tarihinde kredi kullandırmasında hukuka aykırılık bulunmadığı ve davalıyı bağladığı, davalının bankaya gönderdiği ---- tarihli ihtarnamede davalının ---- kefaletten döndüğüne dair ibare bulunmadığı, bu haliyle davalının takip konusu olup bilirkişi raporu ile tespit edilen borç miktarı ile sorumlu olduğu kanaatine varılmış, alacak likit olduğundan aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacının davalı aleyhine açtığı davasının kısmen kabulü ile; ----- esas sayılı takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile;

Çek kredisi için takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 36,52 oranında faiz işletilmek suretiyle, 1.410,00 TL asıl alacak, 30,04 TL işlemiş faizi, 1,50 TL BSMV üzerinden devamına, aşan istemin reddine,

BCH kredisi için takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 36,52 oranında faiz işletilmek suretiyle, 317.273,68 TL asıl alacak, 6.758,99 TL işlemiş faizi, 337,95 TL BSMV üzerinden devamına, aşan istemin reddine,

Hükmolunan alacağın %20 si icra inkar tazminatının davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesine,

2-Alınması gerekli karar harcı 22.233,14 TL’den peşin olarak yatırılan 4.077,21 TL'nin mahsubu ile 18.155,93 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

3-Davacı tarafça yatırılan 4.077,21 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

4-Davacı tarafından yapılan 74,30 TL ilk dava masrafı, 8.200,00 TL bilirkişi, 1.005,50 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 9.279,80 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre (%96,36 kabul) 8.942,01 TL' sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, arta kalanın davacı üzerinden bırakılmasına,

5-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 52.075,87 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 12.289,09 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

8-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

9--------esas sayılı dosyasının karar kesinleştiğinde iadesine,

Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, ---Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/09/2025

İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/854, K. 2025/651, 23 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No: 2025/651
  5. Dava
  6. Dava Tarihi: 02/05/2018
  7. Karar Tarihi: 23/09/2025
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Talep
  10. Savunma
  11. İnceleme Ve Gerekçe
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/854
Karar No
2025/651
Tarih
23 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/854 K.2025/561
  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/854 K.2025/594
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/855 K.2025/752
  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/855 K.2025/808
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/856 K.2025/684
  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/857 K.2025/772

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.