KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/306
- Karar No
- 2024/551
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2024
Karar Metni
2.489 kelime·12 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/306 Esas
KARAR NO:2024/551
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ:08/02/2008
BİRLEŞEN DAVA ( ----karar) DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 15/03/2010
KARAR TARİHİ:03/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Esas dava yönünden;Davacı vekili dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketine zorunlu ve ihtiyari mali sorumluluk sigortalı olan sürücü -----sevk ve idare ettiği ---- tarihinde ---------seyir halinde iken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle orta refüj üzerinden yolun karşı tarafına geçerek karşı yönden gelen müvekkili sürücü ---- ---sevk ve idaresindeki ----- plakalı motosiklete çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını, ve maddi hasarla trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin ---- plakalı ---çarpması sonucu motosikletten yere düştüğü ve aldığı darbenin ve düşmenin etkisiyle bayıldığını, ----- kaldırıldığını,
çarpma sonucu vücudunda çeşitli yaralanmalar meydana geldiğini, bu yaraların bir kısmı yüzde ve vucutta sabit eser bıraktığını, bu kaza sonucunda müvekkilinin sağ el bileğinin kırıldığı ve ameliyat edilmesi gerektiği, alınan raporda "tedavisi tamamlanıncaya kadar sağ elini aktif olarak kullanmasının ve sağ elini kullandığı sporları yapmasının sakıncalı olduğu " belirtildiği,
dava konusu kazada ------- çarpması sonucu maruz kalarak ciddi şekilde yaralanan ve baygın olarak hastanaye kaldırılan müvekkilinin halen kazanın etkisinden kurtulamadığını kazadan dolayı çok üzüntü ve ve acı çektiğini, yüzünde kalan sabit iz nedeniyle kazayı unutması mümkün olmadığını, bu kaza nedeniyle müvekkilinin hyatı altüst olduğunu, gülle ve disk atma branşlarında millisporcu (atlet) olan müvekkilinin spor yaşamı ve kariyerinin erdiğini, dava konusu kaza nedeniyle müvekkilinin duyduğu üzüntünün ve yaşadığı acı ve hayal kırıklığının uğradığı manevi zararının tarifinin imkansız olduğunu, müvekkilinin tüm emekleri,
hayalleri ve beklentilerinin bir kaza sonucu sona erdiğini, müvekkilinin çok büyük maddi ve manevi zarara uğradığını, davalı sigorta şirketi taarfından------ otomobille hem trafik hem de ihtiyari mali sorumluluk sigorta güvencesi verilidği,
müvekkilinin uğradığı maddi ve manevi tüm zararların tazmini için kazayı takiben davalı sigorta şirketine başvuruludğu ancak dava konusu talep ve zararlar davalı sigorta şirketi tarafından tazmin edilmediğini belirterek şimdilik 1.00 YTL maddi tazminat ile 30.000 YTL manevi tazminat olmak üzere toplam 31.000 YTL tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari işlerde uygulanan temerrüt faizi olan avans faizili ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;---- plaka sayılı araç müvekkili şirkmet nezdinde---- numaralı poliçe ile ---- tarihleri
arasında ---- sigortalandığını,---- numaları poliçe ile -------- Poliçesi ile sigortalandığını, ------- içinde ihtiyari mali mesuliyet teminatı düzenlendiğini, poliçelere müstenit müşterek müteselsil sorumluğunun poliçe ilimitiyle sınırlı oluduğu,
poliçe limiti maktuen ödenecek rakam olmadığını, davacı müvekkilinin araç sürücüne raci kusuru ve zararı kanıtlaması gerektiğini, davacının aracında meydana araç hasarının tazmini ve davacı için sarfedilen tedavi gideri talebi ile müvekkiline yapılan başvurular neticesinde araç hasarı için davacıya ---- tarihinde davacıya---- davacı için sarfedilen tedavi gideri olarak ------- ----- tarihinde ödendiğini, davacının müvekkili şirkete başvurarak karşılanmamış bir zararlarınını bulunmadığını, dav akonusu talebi ile ilgili müvekkili şirkete yapıldığı herhangi bir talebinin bulunmadığını,
karayolları trafik kanunun maddeleri gereğince gerekli belgelerin eklenmesi suretiyle müvekkili şirkete müracaat tarihinden öncesinden müvekkili şirketin temerrüdü söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen ----- karar sayılı dosyasında;Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ----- önünde; karşı yönde gelen---- plakalı araç maliki ve sürücüsü davalı ----- plakası belirlenemeyen diğer davalı ----- ait belediye otobüsünün kusurları neticesinde meydana gelen trafik kazasında yaralandığını, profesyonel spor hayatının sonlanmasına sebebiyet verdiğini, söz konusu trafik kazasının meydana gelmesi davacı müvekkilinin hiç bir kusuru olmadığını belirterek,
davacı ---- için 100.000 TL maddi, 150.000 TL manevi tazminat, davacı ------- için 25.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplamda 275.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı-----vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekili şirket aleyhine ---- dosyası ile dava açıldığını, fiili irtibat nedeniyle davaların birleştirilmesini talep etmiştir.Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetki yönünden reddi gerektiğini, davalı olarak ----- neden husumet yöneltildiğinin açık olmadığını, husumet nedeniyle de davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı----cevap dilekçesinde; müvekkil idarenin kazanın meydana gelmesinde bir kusurunun olmadığını, herhangi bir idare çalışanının da kusurunun sözkonusu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı---- vekili cevap dilekçesinde; ------- dosyası üzerinde davanın konusu ile bu davanın konusunun aynı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; trafik kazasında yararlanan davacı ---- maddi ve manevi tazminat istemi ile eşi ---manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkememizce tarafların delil listelerinde belirtmiş oldukları tanıklar dinlenilmiş, deliller toplanılmış ve raporlar alınmıştır.Yargılama önce Mahkememizin ----- sayılı dosyasında görülmüş, --- karar verilmiştir.
Anılan yargılama kapsamında Mahkememizce alınan 13/10/2014 tarihli bilirkişi heyeti raporu gereğince; ---- tarihinde davalı ----yönetimindeki --- yolun sağında bulunan diğer davalı----- ait otobüsün sıkıştırması sonucu kontrolünü kaybederek orta refüjü aşarak karşıda gelen araçların seyir yoluna girdiği sırada karşı yolda gelen davacı ------- yönetimindeki motosiklete çarpması sonucu yaralama ile sonuçlanan trafik kazası meydana geldiği mahkememizce denetlenip benimsenen ve teknik görüşleri raporda gösterilen --- tarihli kusur raporu gereğince davacıya ve--- sürücüsüne atılı bir kusur ifade edilmemiş davalı sürücü ---tam kusurlu olduğu
kanaatine varılmıştır. Davacının maluliyetine dair dosyadaki tüm rapor ve deliller değerlendirildiğinde mahkememizce benimsenen 13/10/2014 tarihli bilirkişi heyeti raporu gereğince davacının maluliyet oranının %17,2 olarak kabul edilmesi gerektiği tıbbı şifa süresinin ise 6 ay olduğu sonucu ve kanaatine varılmıştır.
Davacının çalışan gücünde %17,2 azalma meydana gelmesine dayalı tazminat talebinin mesleğinin gösterdiği özellik somut olay özelinde hesaplandığında tazmin borcunun 155.364,99 TL olduğu, davacının 6 aylık tıbbı şifa süresinde uğradığı kazanç kaybının ise 7.728,55 TL olarak hesaplandığı gösterilmiştir.
Bu tutarda davalılarda --- ve davalı ---- müteselsilen sorumlu olduğu diğer davalılara husumet desteği ancak davalı sigorta şirketinin zorunlu trafik sigortası limiti ile ihtiyari mali mesuliyet sigortası limiti toplamı olan 90.000 TL ile sınırlı olduğu kanaatine varılmıştır.Davalı ----yönünden ise; işleteni olduğu otobüs sürücüsüne kusur atfedilmemiş olduğundan sorumluluğu bulunmayan bu davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.Davalı ------- yönünden ise;
trafik kazasına sebebiyet veren aracın zorunlu trafik sigortası bulunması halinde ------ sorumluluğunun başlayacağı, somut davada kusurlu görünen aracın zorunlu trafik sigortası bulunduğunu bu yönde husumete düşmeyen davalı---- aleyhindeki davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.Davacılar -------- tarafından açılan manevi tazminat davasına gelince;
meydana gelen trafik kazasında kusur oranları davacının maluliyeti ve oranı iyileşme süresi mesleği sporcu kimliği dikkate alınarak davacıya zenginleşme yaratmayacak davacılarda müzakereye saklayacak ölçüde olmak üzere hakkaniyet kuralları dikkate alınarak davacı ---- 20.000 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.Mahkememizin anılan hükmünün temyize incelenmesi neticesinde, ----- ilamı ile; " Hüküm, davacılar vekili, davalı ----ve davalı -------- vekili tarafından tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; davacılar vekili ve davalı -----vekilinin tüm temyiz itirazlarının ve davalı ----- vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine yönelik olup, davalı ------ zarara neden olan davalı işleten/sürücüye ait aracın zorunlu mali mesuliyet ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısıdır.(..)Davaya konu ---- plakalı karşı araç davalı sigorta şirketi nezdinde ------ sigortalı olup poliçeden dolayı sakatlanma ve ölüm halinde kişi başına azami sorumluluk limiti 60.000,00 TL’dir.
Yine aynı araç aynı sigorta şirketine ---- vadeli----------sigortalı olup poliçeden dolayı sakatlanma ve ölüm halinde kişi başına azami sorumluluk limiti 30.000,00 TL’dir. Dava konusu olay sonucunda mahkemece davacının yaralanması nedeniyle 7.728,55 TL kazanç kaybı, 155.364,92 TL maluliyet tazminatı, 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmişse de davalı sigorta şirketinin her iki poliçede sorumluluk limiti ayrı ayrı gösterilmiştir.
Mahkemece sorumluluk miktarının ihtilafa yol açmayacak şekilde açık ve net olarak hüküm fıkrasında belirtilmesi gerekirken infazda tereddüde yol açacak şekilde dava sonucunda hükmedilen tazminat miktarlarından davalı sigorta şirketinin poliçe limitlerinin ayrı ayrı gösterilmeden karar verilmesi isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir." şeklindeki kanaat ile Mahkememiz kararının davalı davalı --- bir kısım temyiz itirazları yönünden bozulmasına dair karar verilmiştir. İlk bozma sonrası tahkikata Mahkememiz ------ sayılı esası üzerinden devam olunmuştur. Mahkememiz bu esası üzerinden verilen kararı da --- sayılı ilamı ile;" (..)davalı -----vekili ile davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Davaya konu ----- plakalı karşı araç davalı sigorta şirketi nezdinde ---- vadeli -------- ile sigortalı olup poliçeden dolayı sakatlanma ve ölüm halinde kişi başına azami sorumluluk limiti 60.000,00 TL’dir.
Yine aynı araç aynı sigorta şirketine ---- vadeli ------- sigortalı olup poliçeden dolayı sakatlanma ve ölüm halinde kişi başına azami sorumluluk limiti 30.000,00 TL’dir. ------ poliçesinde maddi ve manevi tazminatın toplam limiti 30.000,00 TL olmasına rağmen, mahkemece davacı ---- tarafından açılan manevi tazminatın kısmen kabulü ile 20.000,00 TL ve davacı -------- tarafından açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 7.000,00 TL hüküm altına alınmış olmakla, toplam 27.000,00 TL davalı sigorta şirketi aleyhine hükmedilmiş olup, bu durum davalı sigorta şirketinin ----poliçe limitinin aşılması sonucunu doğurmuştur.
Mahkemece, -----------poliçesinde maddi ve manevi tazminatın toplamı olan 30.000,00 TL teminat limitiyle bağlı kalınarak, bu limitten ne kadarının maddi tazminat, ne kadarının manevi tazminat olduğu gösterilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden poliçe limitinin aşılmasına neden olacak şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir." şeklindeki gerekçe bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce anılan bozma ilamına uyulmasına dair karar verilmiş, bozmaya konu hususlarla sınırlı olarak değerlendirme yapılmıştır.Bu kapsamda tespit edilen maddi ve manevi tazminat tutarları yönünden, anılan --------------kararı ile "dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıpdeğerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre" şeklindeki değerlendirme karşısında, daha önce hükmolunan maddi ve manevi tazminat tutarları yönünden usuli kazanılmış hak meydana geldiği değerlendirilmiş, aynı tutarlar üzerinden karar verilmiştir.
Bu noktada esas ve birleşen davanın davacı ----------yönünden esasında aynı zarara ilişkin olup ıslah dilekçesinin de esas ve birleşen dava yönünden müşterek verilmiş olduğundan, kabul-red oranlarının, buna bağlı olarak yargılama gideri ve vekalet ücretinin her bir dava yönünden ayrı değerlendirilmesi gerektiği Mahkememizce gözetilerek, davacılar vekiline süre verilmiş, ıslah dilekçesi ile artırılan tutarın her bir dava yönünden ne kadar olduğunun somutlaştırılması talep olunmuştur.Davacılar vekilince sunulan 14/07/2021 tarihli dilekçe ile ıslaha konu tutarın esas dava ve birleşen dava yönünden ne suretle artırıldığı açıklanmış, sunulan talep Mahkememizce hükümde kabul ve red oranlarının değerlendirilmesinde dikkate alınmıştır.
Ayrıca davaya konu -------- Poliçesinde bedeni zararlarda kişi başı teminatın 30.000 TL ve kaza başı teminatın 90.000 TL olduğu gözetilerek, 12.06.2024 tarihli duruşmamızın 1 numaralı ara kararı ise "Davacılar vekiline bozma ilamında sözü geçen----- tutarı yönünden beyanını sunması için 1 hafta kesin süre verilmesine," şeklinde süre verilmiş, davacı vekilince 30.000 TL teminat limitli poliçeden taraflarınca 3.000 TL maddi, 27.000 TL ise manevi zararlarımız için tahsili talep edildiğini bildirmiştir.
Mahkememiz----- karar sayılı kararı ile hükmedilen ve kesinleşen tutarlar yönünden tahsilde tekerrür etmemek üzere ve davacıca bildirilen limitler doğrultusunda karar verilmiştir.
Davacı ------manevi tazminat istemi yönünden ise, hem esas davada hem birleşen davada manevi tazminat talep edildiği belirlenmekle ve manevi tazminatın mahiyeti itibariyle bölünemeyeceği, artırıma konu olmayacağı gözetilerek, esas davadaki manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne dair karar verilmiş, birleşen davada davacı--- manevi tazminat isteminin tam reddine dair karar vermek gerekmiştir.Bundan başka davalılardan -----yönünden davanın reddine,
davalı ------ yönünden ise kısmen kabüle ilişkin daha önceden verilen kararın bozma kapsamı dışında kaldığı gözetilerek bu davalılar yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/306, K. 2024/551, 3 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama