KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/439
- Karar No
- 2025/234
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
Karar Metni
1.965 kelime·10 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/439 Esas
KARAR NO: 2025/234
DAVA
5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
DAVA TARİH : 04/03/2024
KARAR TARİHİ: 15/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin t, hac ve umre organizasyon alanında --------- faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, müvekkilinin davalı bankada hesaplarının bulunduğunu, davacı şirketin sabit hattından 05/01/2024 günü saat 16;15 civarında davalı bankanın genel müdürlüğünden aradığını söyleyen şahsın davacı şirketin banka nezdindeki tüm bilgilerini verdikten sonra bankanın dijital bankacılık alt yapısını yenilediklerini, müvekkili şirketin bilgilerini verdikten sonra bankacılık şifresini istediğini, müvekkilinin şifreyi vermediğini, işbu taleplerden şüphelenerek banka şubesine gittiğini,
durumu müşteri temsilcisi ile paylaştığını ve tedbir almalarını talep ettiğini, müşteri temsilcisinin de kendisine verilen bu talimat gereği eft ve havale miktarını 1 TL ile sınırladığını, müvekkilinin bunun rahatlığıyla evine gittiğini, hesaplarını kontrol eden müvekkilinin 08/01/2024 tarihinde şirket hesaplarında bir gariplik olmadığını gördüğünü, deneme amaçlı 08/01/2024 tarihinde hesabından 2.000,00 TL çekmek istediğinde hesabından para çekemediğini, 09/01/2024 sabah hesabı kontrol ettiğinde ise hesabın gece 23,40-00,30 saatleri arasında fast sistemi ile boşaltıldığını gördüğünü,
müvekkili şirketin dolar hesabından 33.650,00 Amerikan Dolarını, bozdurup Türk Lirasına çevrildiğini, yine ----- riyalı bozdurup Türk Lirasına çevrildiğini, tüm bu hesaptaki paraların Türk lirası hesabına aktarıldığını, akabinde Türk Lirası hesabından da müvekkilinin ilgi ve izni dışında toplam 1.042.169,18 TL fast sistemiyle peyder pey çekilmiş olduğunu, müvekkilinin bankaya başvurduğunu ancak bankanın olumlu cevap vermediğini, bunun üzerine müvekkilinin davalı aleyhine------- sayılı, ------ dosyaları ile takip başlattığını davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline, takibin devamına,
davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatını mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davanın dolandırıcılık eylemini gerçekleştiren kişi veya kişilere yöneltilmesi gerektiğini, dava konusu işlemlerin davacının ağır kusuru ile meydana geldiğini, müvekkilinin bankacılık düzenlemeleri kapsamında tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini beyan ederek davanın reddine, davacının %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.-----------dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
İncelemesinde; davacı alacaklının davalı borçlu aleyhine 7.050,00 TL asıl alacak, 4,73 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 19.199,84 TL bedel üzerinden takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya 15.01.2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun süresinde itiraz ettiği, takibin durmuş olduğu görüldü.------- sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
İncelemesinde; davacı alacaklının davalı borçlu aleyhine 19.195,11 TL asıl alacak, 1,74 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.051,74 TL bedel üzerinden takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya 14.01.2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun süresinde itiraz ettiği, takibin durmuş olduğu görüldü.-------- sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
İncelemesinde; davacı alacaklının davalı borçlu aleyhine 33.630,00 USD asıl alacak, 5,53 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 33.655,53 USD bedel üzerinden takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya 14.01.2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun süresinde itiraz ettiği, takibin durmuş olduğu görüldü.Dosya rapor tanzim etmek üzere bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi ---- hazırlamış olduğu raporda özetle;
davacının davalının ---- şubesi --- Hesap nolu müşterisi olduğunun,---------- olarak Davalının----- Vadesiz hesabına aktarıldığının, Amerikan Doları (USD) hesabında 08.01.2024 tarihinde 32.659,19 USD bakiye olduğunun, 08.01.2024 tarihinde 32.650,00 USD 1 USD=29,83156 TL kur üzerinden Döviz Satış İşlemi ile (32.650 x 29,83156 =) 974.000,43 TL olarak Davalının ----- Vadesiz hesabına aktarıldığının,---- Hesabın dava konusu işlemler öncesinde bakiyesinin ---- olduğunun, 08.01.2024 tarihinde hesaba “Döviz Satış, Döviz türü USD Döviz Kuru 29,83156, Döviz Miktarı 32.650,00” Açıklaması ile 974.000,43 TL para girişi olduğunu,
işlem sonrasında hesap bakiyesinin 993.026,36 TL olduğunun, para girişi işleminden sonra hesaptan.
08.01.2024 tarihinde “Gönderen --------- transferi yapıldığının, 09.01.2024 tarihinde “Gönderen ---------- 50.000 TL Tutarlı 9 Adet, 43.000 TL tutarlı 1 adet, toplam 10 adet (50.000x9 + 43.000 = Toplam 493.000 TL) FAST para transferi yapıldığının, Hesaba “Döviz Satış, Döviz türü SAR, Döviz Kuru 7,94846, Döviz Miktarı: 880,67” Açıklaması ile 6.999,97 TL para girişi olduğunun, para girişi sonrasında “Gönderen ----- Alıcı --------------- Açıklaması ile 7.000 TL Tutarlı 1 adet, FAST para transferi yapıldığının, hesaptan yapılan FAST işlemleri sonrasında hesabın 26,33 TL bakiye olduğu/kaldığının dosyadaki belgelerden tespit edildiğini,
firma hesabından yapılan işlemler ile ilgili bankanın aynı hesaptan aynı kişiye 10 adet aynı tutarlı ve art arda EFT gönderimi sürecinde bir şüpheli işlem olarak teyit amaçlı arama, para transferini blokeye alma, geçici kapatma vb. gibi bir önlem alarak süreci önleyici etkinlikler (Fraud senaryoları) uygulaması gerektiği, aynı kişiye arka arkaya 10 adet aynı tutarlı toplam 500.000 TL ve ertesi gün aynı kişiye arka arkaya 11 adet toplam 500.000 TL fast para transferi sürecinde bir önleyici faaliyette bulunduğuna yönelik dosyaya belge sunmadığından,
bankanın özen yükümlülüğü de dikkate alınarak kusurlu olduğunun tespit edildiğini, yapılan hesaplamalar neticesinde;-------- Esas sayılı dosyasında ------ Esas sayılı dosyasında------- sayılı dosyasında şeklinde alacak tespit edildiğini belirtmiştir.Tarafların itirazların davalı bankadan hesaplara ilişkin belgeler istenilerek dosya arasına alınmış olup akabinde itirazları değerlendirmek üzere dosya aynı bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi hazırlamış olduğu ek raporda özetle;
dava konusu ----------- saat aralığında yapılan işlemler ile ilgili bankanın aynı kişi / kişilere (~26 dakika içerisinde) 10 adet aynı tutarlı ve hesaptan art arda EFT gönderimi sürecinde işlem adedi ve saati de dikkate alınarak bir şüpheli işlem olarak teyit amaçlı arama, para transferini blokeye alma, kullanıcı işlemlerini geçici kapatma vb. gibi bir önlem alarak süreci önleyici etkinlikler --------- uygulaması gerektiği, yukarıda bahsedilen (aynı kişiye arka arkaya 10 ve 11 adet para transferi) sürecinde bir önleyici faaliyette bulunmadığından,
bankanın özen yükümlülüğü de dikkate alınarak kusurlu olduğunu, ancak, dava konusu işlemlerin yapıldığı ----------- kullanıcısı tarafından ----- yapıldığı görüldüğünden tarafların müterafik kusurlu olduğu kanaatine varıldığını belirtmiştir.Dava, davacının banka hesabında bulunan paranın, mobil ve telefon bankacılığı yoluyla rızası dışında EFT yoluyla üçüncü kişilerin hesabına havale edilmesi nedeniyle oluşan zarara ilişkin başlatılan takiplere yapılan itirazın iptali davasıdır.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir.
Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalı banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni olmadan internet yoluyla yapılan işlemlerle çekilip çekilmediği, çekildi ise miktarının ne olduğu, doğan zarardan davalının sorumlu olup olmadığı bu kapsamda davacının başlatmış olduğu takibe davalının itirazının haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Mevduat, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir.
TBK'nın 570. maddesi uyarınca usulsuz tevdide paranın nefi ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde, ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.İnternet ve mobil bankacılık sistemini kurup hizmete sunan banka, mudinin kastı, kötüniyeti ve suç sayılır eylemini kanıtlayamadığı sürece kendisine emanet edilen paradan güven kuruluşu vasfı nedeniyle sorumludur.
Bu sorumluluk, olağan sebep sorumluluğu mahiyetinde olmakla, banka gerekli özeni göstermiş olsa bile zararın gerçekleşeceğini ispat etmesi halinde, sorumluluktan kurtulabilir.
Davacının zararın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunu ispat yükü davalı bankadadır -----İnternet bankacılığını müşterilerine özendiren bankaların, kendilerine emanet edilen mevduatı koruma özel yükümlülüğü gereğince; işlem yapanın gerçek müşteri olup olmadığını belirleme yönünde, gelişen dolandırıcılık yöntemlerine karşı, bunları önleyici gerekli altyapıyı sağlayarak güvenli önlemlerini almak zorundadır -------
İnternet bankacılığı işlemleri bakımından uygulamada ortaya çıkan en önemli sorun, hiç kuşkusuz güvenlik sorunu olup, banka hesaplarındaki paraların, müşterilere ait özel bilgiler kullanılarak üçüncü kişilerce başka hesaplara aktarılmasıdır.
Bu sorun hem bankalar hem de müşteriler açısından önemli riskler oluşturmaktadır.Güvenli bir internet bankacılık hizmetinin sunulmasında, böyle bir hizmetin alınmasında, normal bankacılık işlemlerindeki yükümlülüklerin yanı sıra hem bankanın hem de müşterinin üzerine düşen bazı ek yükümlülükler vardır.
Bu bağlamda, internet bankacılığı hizmetini müşterilerine bankalar sunduğuna göre, bankaların internet bankacılığı sisteminin güvenliğine yönelik tüm tedbirleri almaları ve sistem hatalarını ve eksikliklerini gidererek sistemi bilinen en son teknolojik gelişmeye uygun hâle getirmeleri büyük önem taşımaktadır. Müşterilerin internet bankacılığını kullanmakta olması bankaların mevduatı koruma yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı gibi, sorumluluğunu da hafifletmeyecektir.
Bu kapsamda işlemlerini internet ortamına taşıyarak daha fazla müşteri kitlesine ulaşmak ve dolayısıyla daha fazla kâr elde etmek isteyen bankanın, buna paralel olarak gerekli teknolojik ve yazılımsal önlemleri alması, gelişen teknoloji karşısında kötü niyetli üçüncü kişilerin internet bankacılığı sistemine girişimlerini anında engelleyecek güvenlik mekanizmasını oluşturması, sistemini sürekli güncelleyerek yenilemesi, herhangi bir usulsüz işlemle karşılaşıldığında gerekli önlemleri almanın yanı sıra müşterilerini de anında bilgilendirmesi gerekmektedir.
İnternet bankacılığı işlemlerinde müşteriler de kendilerinden beklenen her türlü tedbiri almak ve her türlü dikkat ve özeni göstermek zorundadırlar. Bu sebeple bilgisayarlarına başkalarının ulaşmasına imkân tanıyan her türlü gerçek ve sanal saldırıyı önleyici tedbirleri almaları ve bu konuda azami özeni göstermeleri gerekmektedir.
Müşterilerin, internet bankacılığında kullanılmak üzere kendilerine verilen özel bilgilerini, banka ve kredi kartlarında olduğu gibi, üçüncü kişilerden özenle koruma ve saklama yükümlülüğü mevcuttur. Bu yükümlülüklerin ihlal edilmesi hâlinde müşterinin kendi kusurundan kaynaklanan bu durumun sorumluluğuna kusuru oranında katlanması gerekmektedir.
Somut olayda davacının bu yükümlülüğüne aykırı davrandığına dair kanıt bulunmamaktadır.Tüm bu açıklamalar ışığında bilirkişi raporunda belirtildiği üzere kural koyucu ve teknik yönden üstün taraf olan bankanın dava konusu 8.01.2024 23:39:13 - 9.01.2024 00:05:46” saat aralığında yapılan işlemler ile ilgili bankanın aynı kişi / kişilere (~26 dakika içerisinde) 10 adet aynı tutarlı ve hesaptan art arda EFT gönderimi sürecinde işlem adedi ve saati de dikkate alınarak işlemelerin şüpheli işlemler statüsünde olduğunu göz önüne alarak davacıdan teyit alması gerektiği kanaatine varılarak Yargıtay kararı doğrultusunda davalı bankanın haksız fiilin
meydana gelmesinde kusurlu olduğu kabul edilmiş kök rapor doğrultusunda yapılan hesaplamalar neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir.
Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. ----------Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/439, K. 2025/234, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama