KÜNYE
T.C.
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/893
- Karar No
- 2026/171
- Karar tarihi
- 5 Mart 2026
Karar Metni
953 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/893 Esas
KARAR NO : 2026/171
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/11/2024
KARAR TARİHİ : 05/03/2026
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız -------- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I.DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 2023 yılından beri ticari nitelikle catering (yemek) hizmeti kapsamında hizmet verilmiş ve muhtelif miktarda fatura düzenlenmiş, davalı tarafa tebliğ edildiğini, 2023 yılından kalan bakiye 27.823,62 TL ile beraber ekte yer alan faturalardan da görülebileceği gibi, 2024 yılında toplam 256.315,62 TL tutarında satış/hizmet gerçekleştirilmiş, ancak davalı tarafından söz konusu hizmet bedelinin 200.000,00 TL'si çek verilmek suretiyle ödenmiş, kalan 56.315,62 TL ödenmediğini,
bahse konu fatura bedellerinin tahsili amacıyla -------- İcra Dairesi ----------- Esas Sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibine geçildiğini, davalı taraf 14.10.2024 tarihinde icra takibine, borca ve ferilerine haksız bir şekilde itiraz ettiğini ve icra takibinin durduğunu iddia ederek itirazın iptalini talep etmiştir.
ll. CEVAP: Davalı vekili; davacının kötü niyetinin açıkça göstergesi olan, hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve mesnetsiz işbu davanın reddine, davanın bu nedenle usulden reddine mahkeme aksi kanaatte ise taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya geçilmesine, davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, cari hesap alacağının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, --------- Müdürlüğünün --------- Esas sayılı takip dosyasında, " cari hesap alacağı" sebebine dayalı 56.315,62 TL'nin tahsili istemi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.
İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir.
Somut olayda borçlu yanın süresi içinde ibraz ettiği dilekçe ile borca itiraz ettiği, ancak dilekçe ekinde tebligat masrafı verilmediğinden dilekçenin alacaklıya tebliğ edilmediği, bu nedenle itirazın iptali davası yönünden hak düşürücü sürenin henüz başlamadığı, dolayısıyla davanın yasal süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.Uyuşmazlık, davacının davalıdan fatura/cari hesap alacağı bulunup bulunmadığı hususundadır.
Tüm Dosya Münderecaatı Kapsamında Yapılan Değerlendirmede;Davacının, davalı yandan cari hesaptan kaynaklı alacaklı olduğunu iddia etmiştir. Uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olduğu yani iki tarafında defter tutma yükümlülüğü bulunduğu, uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari defterlerine geçirilmesi gereken bir işten doğmuş olduğu, davacının defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış olduğu bilirkişi raporu içeriğinden anlaşılmıştır. TTK 82.maddesi gereğince, kural olarak ticari defterlertacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda delil olarak kabul olunur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy.
Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020 T. 7251 Sy. Kanun-23.madde).
Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü düzenlenmiştir.Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak üzere inceleme günü verilmiş, bu karar davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde, davalının ticari defterlerini sunmadığı, bilirkişi raporunun davacının ticari defterlerinin incelenmek suretiyle hazırlandığı, dava konusu fatura alacağının davacı şirketinin defterlerinde ise kayıtlı olduğu ise, bilirkişi raporu ile sabittir.
HMK 222/3'e göre, davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi sebebiyle, maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartlara uygun olarak tutulmuş davacının ticari defter kayıtlarının kendi lehine delil teşkil ettiği, bunun aksinin davalı tarafça senet veya diğer bir kesin delille de ispatlanmadığından, davacının takip tarihi itibariyle bilirkişi raporuna göre 56.315,62 TL asıl alacağı bulunduğu değerlendirilmekle, davanın kabulü ile davacının yaptığı takibe davalının itirazının iptaline karar verilmiştir.
İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/893, K. 2026/171, 5 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama