KÜNYE
T.C.
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/93
- Karar No
- 2026/238
- Karar tarihi
- 26 Mart 2026
Karar Metni
1.436 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/93 Esas
KARAR NO : 2026/238
DAVA
5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 31/01/2024
KARAR TARİHİ : 26/03/2026
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ---------- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I.DAVA
Davacı vekili. Davalı --------- müşteri numaralı ---------- ile davacı müvekkili -----------Ş. arasında imzalanan sözleşmelere istinaden --------- numaralı Gayri Nakdi Kredi, ------, --------, --------, --------, -------, -------- ve ---------- kredi numarlı Ticari Taksitli Krediler, 4390,67 numaralı Ticari Kredili Mevduat ile -------- ve ---------- numaralı Ticari Kredi Kartı ürünlerini 4 kullandırıldığını, davalı borçlunun işbu hesaplara ilişkin borcunu ödemediğini,
bunun üzerine kullanılan ürünlere istinaden --------- Noterliği 08.11.2022 tarih ve -------- yevmiye numaralı ve 7 gün süreli ihtarname gönderilmiş olup 22.11.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, gönderilen ihtarnamelere rağmen yasal süreler içerisinde borcunu ödemeyen davalı aleyhine alacağın tahsili amacıyla ---------- Banka Alacakları İcra Dairesinin ---------- E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı vekilinin itirazı üzerine icra takibinin durduğunu, borçlunun haksız itirazının iptali ve alacaklarının tahsili amacıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 5/A maddesi gereğince arabuluculuğa başvurulduğunu,
görüşme sonunda anlaşılamadığını, borçlunun itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, imzalanan sözleşmelere istinaden açılan hesaplara ilişkin ödemelerin zamanında yapılmayarak temerrüde düşüldüğünü, borçlunun her ne kadar imzaya da itiraz etmiş ise de sözleşmelerdeki imzalar davalı/borçluya ait olup, işbu imzaya itirazın da iptal edilmesinin gerektiğini, borçlunun tüm itirazlarıın süre kazanmaya yönelik ve kötü niyetli olduğunu, zira kullanılan ürünlere ait borçların zamanında ödenmeyerek aleyhine icra takibi yapılmasına sebebiyet verdiğini beyanla bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla,
borçlunun yapmış olduğu borca, imzaya, faize ve tüm fer'ilerine yapılan haksız itirazın iptali ile --------- Banka Alacakları İcra Dairesi'nin --------- Esas sayılı icra dosyaları ile yapılan icra takibinin takip talebinde belirtilen faiz oranlarından aynen devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak müvekkil bankaya ödenmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP: Davalı tarafın davaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
--------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ---------- E sayılı dosyasının tetkikinde; Davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 206.128,03 TL alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, akabinde takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.
İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. Taraflar arasında icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcunun ödenmediği iddiası ile davacı banka tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalı yanın yasal süre içerisinde icra takibine konu borca itiraz ettiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacı yanın kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı, alacak mevcut ise miktarı ve bu alacağın davalı yandan talep edilip edilemeyeceği, davalı yanın icra takibine itirazının haklı olup olmadığı, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekip gerekmediği hususlarındadır.
Tüm Dosya Münderecatı Kapsamında;Davacı --------- Bankası ile davalı ----------- arasında 15.02.2021 tarih ve 50.000,00 TL tutarlı Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığı, söz konusu sözleşme limitinin 27.04.2021 tarihinde 10.000,00 TL artırılarak 60.000,00 TL 'ye çıkartıldığı, genel kredi sözleşmesi kapsamında davacı banka tarafından davalıya , krediler kullandırıldığı,
takip konusunun 7 adet taksitli ticari kredi, 1 ticari kredili mevduat hesabı alacağı, 1 gayrinakdi kredi alacağı ve 2 adet ticari kredi kartı, olmak üzere toplam 11 adet nakdi alacaktan oluştuğu, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından davalıya --------- Noterliğinin 08.11.2023 tarih ve --------- yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek borcun ödenmesi için 7 gün süre verildiği, 22.11.2022 tarihinde kat ihtarının davalı borçluya tebliğ edildiği, 30.11.2022 tarihinde temerrüdün oluştuğu anlaşılmıştır.Banka kayıtları yönünden delil sözleşmesi niteliğinde düzenleme mevcut olduğu,
bu düzenleme kapsamında taraflar arasında bir ihtilaf çıktığında banka kayıtlarının esas alınacağı açıkça düzenlendiği, bu hususunda tarafları bağlayacağından, mahkememizce banka kayıtları üzerinde uzman bilirkişiden rapor aldırılmıştır. Bu kapsamda hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda, takip tarihi itibariyle davacının talep edebileceği alacak tutarı aşağıdaki şekilde hesaplanmıştır¸
Davacı bankaca davalı yana kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı bankaca İİK madde 68/b kapsamında hesabın kat edilerek noter kanalıyla davalı yana tebliğ suretiyle davalı yanın temerrüde düşürüldüğü, davalı yana noter ihtarnamesi ile verilen süreye rağmen dava konusu borcun ödenmemesi üzerine dava konusu takibin yapıldığı,
taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin HMK madde 193 doğrultusunda düzenlenen delil sözleşmesi hükümleri kapsamında davacı bankanın kayıtları üzerinde HMK madde 266 kapsamında bilirkişi vasıtasıyla yapılan inceleme nihayetinde davacı bankanın takip tarihi itibari ile 181.708,35 TL alacaklı olduğu tespit edilmekle, bu miktar yönünden davalının takibe itirazının haksız olduğu değerlendirilmekle, davanın kısmen kabulüne davalının takibe itirazının yukarıda belirtilen miktar yönünden iptaline karar verilmiştir.
İcra İnkar Tazminatı Talebi Yönünden Yapılan Değerlendirmede;Davacı yan, dava dilekçesi ile itirazın iptali yanında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Dava konusu alacak genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, likit (bilinebilir, belirlenebilir) nitelikte olduğundan davacı yararına İİK'nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir.
Bu kapsamda, dava, kredi alacağının tahsili istemine yönelik itirazın iptali davası olup, dava konusu icra takibine esas alacak likit (bilinebilir) olmasına göre İİK'nın 67/2. maddesi gereği davalı yanın haksız itirazından dolayı davacı yararına, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/93, K. 2026/238, 26 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama